1. YAZARLAR

  2. Bahri Kılınçel

  3. 2016 İSLAM DÜNYASI TURİZM BAŞKENTİ KONYA (1)
Bahri Kılınçel / Köşe Yazarı

2016 İSLAM DÜNYASI TURİZM BAŞKENTİ KONYA (1)

Konya’mız için çok güzel bir  şans ve fırsat  olan bu etkinlik  Konya’ya  hem tanıtım, hem de turizm geliri  açısından sayısız olanaklar  sağlayacaktır.  Bu vesileyle   İslam dünyasındaki   şehirlerin manzarası nasıldır  bir bakalım.

Genelde İslam şehirlerinde “ şehir kültürünü  korumak” anlamında   muhafazakarlık  yoktur. Oralarda muhafazakarlık  taassupla yer değiştirmiştir. İslam dünyasının her şehri olağanüstü  eserlerle dolu haldeyken   mimari  değeri koruma anlayışı gelişmemiştir. Betonlaşma asla kötü görülmediği gibi  kutsanır. Müslüman şehirdekiler  geçmişten çok şu andaki  düşünceyi benimserler  bu nedenle  gökdelenli, köprülü, bulvarlı, tooverlı, otelli  Mekke’den rahatsız olmazlar, Kabe’nin  üstündeki   Osmanlı şaheseri Ecdat Kalesinin yıkılmasına, Osmanlı revaklarının  kaldırılmasına ses çıkarmazlar.  Kabe’nin  kutsallığın gölgeleyen   saraylara, otellere, rezidanslara  kimse  bir tek eleştiri getirmez.

Müslüman şehirli  kentiyle ilişkili değildir. İstimlak ve rant dışında şehire  ait sorusu olmaz, şehirden istediği orada bulunma  zevkiyle sınırlıdır, halbuki şehirler bir arada yaşama kültürü üzerine  kurulu, eğlencenin, bilimin, sanatın ve üretimin   büyük bir organizasyonudur. Müslüman şehri  inşaat ve  arsa rantına dayandığı  için   Müslüman şehrinde  ileri teknoloji, bilimsel araştırma  ve bilgi yatırımı olmadığı için   ekonominin çarkını beton, fayans, sıva  ve inşaat demiri döndürür.

Müslüman şehirlerde eskilik  ve bozulmamışlık yoksulluk göstergesi görülür  ve  en kısa zamanda  bunları   yakar, yıkar  ve el aleme ve yabancılara gösteriş için  büyük binalarda yaşadığını ispat eder. Müslüman şehirlerdeki  herkes  “batının ilim ve fennini alacağız  kültürümüzü koruyacağız” der. Ancak şehirde   apartman penceresinden  bulaşık suyu döker, pencereden halı kilim silker, her istediği yere araba park eder, kendisi için yapılan parkta  yediği çekirdekleri çimlere, kamelyalara atar, şehrin göbeğinde  kurban keser, kendisi için yapılan  parkları  korumak için özel güvenlikçiler konur.

Müslüman şehirlerinde yasaklar bozmak içindir, yasalar halka şahin, muktedire  sinektir. Denetlemeler düzgün yapılmadığı için kazalar olur, kaza sonrası  “kader” denir, hesap sorulmaz. Mekke kazası,  Konya’daki  zümrüt faciasında   93  kişi ölmüş   hesap vermesi gereken belediye  başkanı  politik olarak  mahkemeye   gönderilmemiştir. Taşkent  kız Kuran kursu  yıkılması  gibi örnekler  verilebilir.

Müslüman şehirlerin yöneticileri   mutsuz, içindeki hesapları belli etmeyen, ne yapacağını söylemeyen  iş adamlarına benzerler. Oysa  kent yöneticileri   mutlu, ne yapacağını herkese söyleyen, danışan  sanatçı ruhlu  olmalıdır. Genelde  dogmatiktirler. Şehirdeki  restorenin aslına uygun yapılmasından çok   “ bir ekmek kapısı açılacak mıdır, kime kiraya verilecek “ konuları daha önemlidir.  Bu yüzden  restorasyonlarda vahim hatalar yapılır. Bunun örnekleri çoktur. Hatta restorasyona  dinsel  unsurlar eklenmişse  muktedire daha güzel görünür   tarihi değeri yok olmuş  hiç önemli değildir.  Örneğin  restorasyondan anlamayan insanlara verilen Eşrefoğlu camiinin sekiz yüz yıllık ardıç  sütunları verniklenmiştir. 

Müslüman şehirlerin yöneticileri ve muktedirleri     gösterişe  ve reklama bayılırlar   yapması gereken  en önemli   görevlerini dahi büyük reklam bütçeleriyle  halka duyurmayı  marifet sanırlar, gösterişçidirler, yaptıkları  hayrı  halkın gözüne sokarlar. Bu hayırda  şehirlerin ruhuna aykırı,şehir mimarisinden yoksun, mezbelelik korkunç binalardır. Camiler, okullar. hayratlar  baktığımızda  kimin tarafından  yapıldığı, kimin adına yapıldığı  bar bar bağırır, okulların yıkık dökük binalarının  yanında   İslam külliyesi, yatılı kız Kuran kursu,  filan cemiyeti  gibi modern binalar yükselir. Halbuki sekiz yüz yıl önce   Beyşehir’deki o muhteşem   minberi  yapan usta  küçük bir şekilde  köşesine “amele isa” diye yazma  mütevazılığını  nasıl unuttuk?  Dubai  gökdelenleri, Malezya’daki  Petronas Kuleleri, İstanbul ve Mekke gökdelenleri,   modernizmin  gösterişleridir.

 

 

Bu yazı toplam 435 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş