1. YAZARLAR

  2. Seyit Araboğlu

  3. AK PARTİ’DE GÖRÜNMEZ SAVAŞ
Seyit Araboğlu / Köşe Yazarı

AK PARTİ’DE GÖRÜNMEZ SAVAŞ

Türkiye’de geçtiğimiz hafta parlamenter sistemin çöküşüne tanık olduk. Seçilmiş ve olması gerekenden fazla yetkileri olan cumhurbaşkanı ile yine seçilmiş ve icranın başındaki başbakan arasında halk tarafından çok da fazla anlam verilemeyen bir çatışmanın son raundu yaşandı.

 

Başta söyleyerek yanlış anlaşılmaların önünü kapatmak isterim: Konya ve Türkiye önemli bir bilim adamı, bilge bir yönetici ve iyi bir siyasetçiyi kaybetmiştir. Halk nazarında da Sayın Davutoğlu böyle kalmaya devam edecektir. Ancak buraya nasıl gelindiğini de biraz irdelemek gerekiyor. Yine madde madde gidelim ama bunların iki tarafa yakın danışman ve gazetecilerin sızdırdığı bilgiler olduğunu bilerek okuyun lütfen.

 

1.             Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra görevi devrettiği ve o günün şartlarında en makul isim olan Sayın Davutoğlu için Saray nezdinde ilk eksi Abdullah Gül’ün, Erdoğan’dan önce Davutoğlu’nun ismini açıklaması ve “siyasete ben soktum” demesiydi.

2.             Sonra Türkiye iki önemli seçimin atmosferine girdi. Biri kaybedildi ama daha sonra, yaygın söyleme göre, Erdoğan’ın, koalisyon niyetlisi olan Davutoğlu’na yeni seçimi işaret etmesiyle ikincisi kazanıldı.

3.              Ama bu iki seçimin arasında ciddi bir çatışma noktası vardı. Ak Parti olağan kongresi öncesi MKYK listesinde Erdoğan’a yakın isimlerin olmadığı Saray’a iletilince Binali Yıldırım’ın elinde bir listeyle Davutoğlu’na gittiği ve “bazı isimler çıkmalı, bazıları da girmeli, aksi halde aday olacağım” dediği iddia edildi. Bu sert çıkış karşılık buldu ve kriz önlendi.

4.             Sonrasında ise siyasi anlayış ve tarz farkını gösteren birçok gelişme oldu. Hoca, akademisyendi. Daha suhuletle olaylara yaklaşıyordu. Erdoğan ise Türkiye’yi bu noktaya savaşarak getirmişti. Davutoğlu’nun HDP, teröre destek veren akademisyenler, CHP’nin terör yanlısı tutumu, dokunulmazlıklar gibi konularda “yumuşak” olduğunu düşünüyordu.

5.             Avrupa Birliği ile vize görüşmelerinde Erdoğan’ın çekinceleri vardı. Hükümetin kandırılabileceğini düşünüyordu. Ayrıca kendi döneminde alınan sözlerin Davutoğlu’nun kazanımı gibi gösterilmesinden rahatsızdı. Davutoğlu’nun ayrılmasından hemen sonra ilginç bir şekilde AB’nin, “terörle mücadele yasasını değiştirin” demesiyle hemen “hadi işinize, vize falan istemiyoruz” deyiverdi.

6.             Davutoğlu’nun ABD Başkanı Obama’dan, Erdoğan’ın bilgisi olmadan randevu istediği ve İbrahim Kalın’ın devreye girerek bunu geri çektirdiği de iddia ediliyor.

7.             Saray’a yakın Nasuhi Güngör Ahaber’e çıkıp “Davutoğlu gitmeli” deyince ortalık karıştı. Sonra Davutoğlu’nun örgütleri atama yetkisi MYK’da elinden alındı. Ardından Büyük ihtimalle Güngör’ün de içinde bulunduğu bir ekip Pelikan Bildirisi’ni yayınladı. Çoğu dayanaktan yoksun olan iddialar, Hoca’nın “mesajı aldım” demesine yetti.

 

Şimdi ise çok daha kötü bir çatışma başladı. Muhafazakar basındaki kalemler Reisçi ve Hocacı olarak kutuplaşıp bildiri savaşına girdi. Pelikan Bildirisi’ni yayınlayan ekibi ifşa etmek için Pelikan Yalısı diye bir sayfa açıldı ve bazı gazetecilerin isimleri verildi.

 

Parti kurmayları konuşmuyor. Doğru da yapıyorlar. Halk ne olduğunun farkında değil. Davutoğlu’nun kavgasız ayrılmasına güvenerek “Erdoğan’ın bir bildiği vardır” deyip tevekkül ettiler ama bu işin sonu iyi değil. Danışmanlar ve yakın kalemler üzerinden yürütülen bu çatışma bitmezse… Gerisiyle ilgili öngörüde bulunmak bile gelmiyor içimden.

 

 

Bu yazı toplam 1454 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş