1. YAZARLAR

  2. Seyit Araboğlu

  3. CHP’NİN ZORAKİ DARBE KARŞITLIĞI
Seyit Araboğlu / Köşe Yazarı

CHP’NİN ZORAKİ DARBE KARŞITLIĞI

15 Temmuz gecesi… Yer Bağdat Caddesi… Kemalist, Laik ve ağırlıklı olarak CHP’ye oy atan elitist insanların olduğu bir bölge. Tanklar ardı ardına caddeden geçiyor. Bir kişi balkonundan telefonuyla tankları çekiyor ve sevinç çığlıkları atarak askerleri alkışlıyor.

“Yenikapı’da ve tüm Türkiye’deki meydanlarda ortaya çıkan birlik görüntüsünden sonra bunlara ne gerek vardı”? diyebilirsiniz. Evet biliyorum. Haksız da sayılmazsınız. O gece darbeyi alkışlayanlar, daha sonra darbenin kurgu olduğunu söylemeye başladı. Ardından sivillere ateş edip öldüren askerlere gösterilen tepkiyi “emir eri onlar. Kafasını neden kesiyorlar”? dediler.

Sonra ise masum sivillerin öldüğünü, darbeyi yapanların kesin şekilde Fethullahçılar olduğunu görünce “iyi de bunları devlete yerleştiren AKP değil mi”? demeye başladılar.

Onların sözcüsü  CHP’ydi. Kemal Kılıçdaroğlu her konuşmasında darbeye karşı olduklarını söylerken hemen arkasına “diktatörlüğe de karşıyız” ifadesini eklemeyi hiç unutmadı. Bu nasıl bir akıl tutulmasıysa, darbeye muhatap olan ve öldürülmekten son anda kurtulan, halkıyla beraber büyük bir tehlikeyi savuşturan Erdoğan’a hala diktatör diyebiliyor. “Diktatör nedir” bilmiyor bile. Dikta rejimlerinde ordu diktatörün emrinde olur? Terör örgütü üyelerini Erdoğan’ın güçlendirdiğini hep yüksek sesle dile getirdi. Hatta ilk mitinglerinde “FETÖ” bile demedi. Diyemedi.

Yenikapı Mitingi’nde de camiye, kışlaya, yargıya siyaset sokulmaması, siyaset ile dinin laiklik gereği ayrı tutulması gerektiğini bağırırken kendisi Allah’ın ayetleriyle, peygamberin hadisleriyle liyakate önem verilmesi gerektiğini söyledi meydanda. 

Evet, biliyorum. Birlik havası bozulmasın istiyorsunuz. Tabi ki herkes gibi ben de istiyorum ama CHP bu havayı en yakın zamanda bozacak. Sanki pusuda bekliyorlar. Elbette muhalefet edecekler fakat bu muhalefet Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı gibi milli, halkının, ülkesinin yanında duran, dış tehditlerin karşısında ülkesini zayıflatmayacak, sürekli hataları gündeme getiren değil tavsiyelerde bulunan bir muhalefet olmalı.

CHP’lilerin çoğunun vatansever olduğunu biliyorum ancak içlerindeki önemli bir kesim hala Erdoğan düşmanlığıyla hareket ediyor ve darbeyi, dış tehditleri hiç umursamadan bu nefretini devam ettiriyor. Bu yüzden meydanlarda en fazla Ak Parti ve MHP tabanı vardı. Ölmeden önce süs havuzundan abdest alıp mermilerin üzerine yürüyen insanlarla bir arada olmak istemediler. Kendileri farklı mitingler yaptılar. Geldiklerinde de o milli meydanlarda siyaset yapmaya devam ettiler.

CHP Konya İl Başkan Yardımcısı’nın Mevlana Meydanı’nda siyaset yapınca yuhlanarak kürsüden indirilmesi de gösteriyor ki, bu darbe girişimi CHP’nin “dostlar alışverişte görsün. Gidelim, konuşalım, sonra bizi suçlamasınlar” düşüncesiyle hareket ettiğini gösteriyor.

Yazık gerçekten. CHP’nin vatansever seçmenlerine yazık. Büyük ölçüde kurtulduğumuz kutuplaşmış Türkiye ortamına inşallah bir daha dönmeyiz. Dönersek de bunun sorumlusu CHP’nin yönetimi olur. 

Bu yazı toplam 568 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş