1. YAZARLAR

  2. Ali Demirayak

  3. Çocuğunuz, vali mi olsun, adam mı olsun?
Ali Demirayak / Köşe Yazarı

Çocuğunuz, vali mi olsun, adam mı olsun?

Hayat çok çabuk akıp geçiyor..

Şöyle bir arkanıza baksanız da, çocukluk dönemlerinizi bir hatırlasanız.

 Dün gibi.

 Yaşadıklarınızın bir çoğu daha tap taze hafızanızda.

 İlk okula başlamanız, orta okula kayıt yaptırmanız, kolunuza takılan ilk saatiniz ve ilk bisiklete binişiniz.

Tek kanallı siyah beyaz televizyonun karşısında televizyon kapanıp ta pullama başlayana kadar beklediğiniz günler….

 Hepsi tap taze değil mi?

 Daha dün gibi!

 Daha dün, ramazanlarda teravih namazı kılınırken en son safta arkadaşlarınızla şakalaşıyordunuz, gülüp güldürüyor, bir içeri giriyor bir dışarı çıkıyordunuz.

 Çocuktunuz…

 O gün en ön safta olan mahallenizin büyüklerini bir hatırlayın bakalım, var mı acaba onlardan şimdi ön safta olan?

 Yoklar değil mi?..

Hepsi toprağa kavuşmuşlar, Allah Rahmet eylesin.

 En ön safta şimdi siz varsınız.

 Namaza duracağınız zaman biraz arkada kalsanız dahi,  birileri size ön safı gösterir, lütfen öne buyurun!

 Mahalleni büyüğü siz oldunuz artık., yolu yarıladınız, hatta yarıyı da geçtiniz belki.

 Ama bu gün şöyle kendinize bir bakın.

 Yaş otuz beş mi olmuş, kırk mı, elli mi altmış beş mi, yetmiş mi?

Şairin dediği gibi;

 Akmış gitmiş seneler,

 Geçti geçti mevsimler, 
Süpürüldü takvimler,
Gidenlerden kalan şey, 
Duvarlarda resimler. 
Mezarlarda isimler ..
Aslında hepimizin hayatı çok kısa, arada göçüp gidenleri de bir hatırlasak diyorum, daha beş yaşında kuyuya düşenler on beşinde kaza geçirip arabanın altında kalanlar, yirmi birinde kavgaya karışanlar, kırkında belki bir küçük toprak parçası yüzünden hayatından olanlar, yok mu etrafınızda?

 Siz belki yaşıtlarınızın en şanslı olanlarındansınız.

 Hayattasınız; ama artık ön saftasınız…

 ***************

 Bir vatandaş cami imamına dert yanıyor, diyor ki;

 -Hocam, Oğlumu okuttum, yemedim yedirdim giymedim giydirdim, hayatımı onun geleceği için harcadım.

 -Biz köylü insanlarız hocam, cahiliz.  Gün geldi oğlum mahcup olmasın diye arkadaşlarından bile kendimi sakladım, olur ya bir yanlış laf ederim de oğlum mahcup olur…

-Ama şimdi ben yaşlandım, elden ayaktan düştüm, ne arayanım var ne de soranım.

-Biliyorsunuz oğlum Doktor, Başka şehirde, benimle de hiç ilgilenmiyor. Bayramlarda dahi gelmez oldular. Kendi derdime mi yanayım, torunlarım burnumda tütüyor onamı yanayım bilemedim..

 Babanın feryadı uzun ama ben burada keseceğim.

 Kısa hayat dediğimiz hayattan bir örnekti imama dert yanan babanın dramı.

 Hayatımızın her anında çokça var aslında bu örneklerden..

 Hani Baba evladına demiş ya; “Oğlum sen adam olmazsın” diye. Bilirsiniz oğlu okumuş vali olmuş ve babasını da bir emirle huzura getirtmiş ve demiş ki;

-Baba, Bak ben senin oğlunum, Hani demiştin ya sen adam olamazsın diye işte ben vali oldum, şimdi gördün mü?

 Baba oğluna şöyle bakmış ve demiş ki:

 -Oğlum ben sana vali olamazsın demedim ki, adam olamazsın dedim ve sen yine adam olamamışsın.

 -Sen,  şayet Adam olsaydın, babanı böyle kolluk kuvvetlerine tutturup getirtmezdin, Emir erlerini de arkana alır, babanı, baba ocağında ziyaret eder, elini öper hayır duasını alırdın.

 İşte o zaman Adam olmuş olurdun.”

 ***************

 Yaz Kuran kursları başladı.

 Yaş sınırı da kaldırıldı.

 Çocuklarımızı Kuran kurslarına göndermemek için bir bahanemizde yok artık.

 Geleceğe yatırım yapmak için Allah’tan korkan kuldan utanan nesiller yetiştirmemiz lazım.

 Hikayede olduğu gibi bu günün bir de yarını var.

 Doktor yetiştireyim, avukat yetiştireyim, oğlum mühendis olsun, kızım  eczacı olsun  derken, adam yetiştirmeyi unutmayalım.

 Şayet Allah’ını Kitabını, Peygamberini  çocuklarımıza tanıtmazsak, bilin ki yarında onlar bizi tanımaz.

 Çocuklarımızı en iyi okullarda okutalım, en iyi meslek sahibi yapalım, bundan daha doğal bir şey de olamaz zaten.

 Ama onların kalbine küçük yaşlarda Allah sevgisini yerleştirmez isek,  sadece Dünya sevgisiyle yetişen çocuktan ne babaya, ne anaya, ne vatana, ne de millete hayır gelmez.

 Diyeceğim şu ki:

 Bu gün çocuklarınızı fırsat varken Kuran kurslarına gönderin.

 Allah’ını, Peygamberini, dinini, diyanetini onlara öğretin,

 Geleceğinize doğru yatırım yapın.

 Yarın kapıya çok bakarsınız da hiç geleniniz olmazsa, üzülürsünüz.

 Bizim tavsiyemiz elinizi öpmeye gelebilecek bir vali yetiştirmenizdir.

 O valinin yetişmesi ise, bugün vereceğiniz karara bağlı.

 Çünkü, yarın ön safta başkaları olacak.

Dedik ya, hayat çak kısa.

Bir gün, duaya da ihtiyacınızın olacağını sakın unutmayın.

 

 

Bu yazı toplam 1067 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş