1. YAZARLAR

  2. Bahri Kılınçel

  3. DARBECİ VE TERÖR ÖRGÜTÜ FETO'NUN KONYA CEPHESİ(4)
Bahri Kılınçel / Köşe Yazarı

DARBECİ VE TERÖR ÖRGÜTÜ FETO'NUN KONYA CEPHESİ(4)

Konya basınında gazetecilere fazla ücret ödenmez. Asıl parayı gazete sahipleri kazanırlar. Tek gazete yetmezmiş gibi Basın İlan Kurumu’ndan ve reklam pastasından pay alabilmek için ikinci gazeteyi çıkardılar. İkincilerin adını çoğu kimse bilmez,  kırmızı ışıklarda bedava dağıtılır haldedirler. Konya basınının emektarları kıt kanaat maaşlarıyla çok güzel çalışmalara imza atsalar bile gazetede yayınlanıp yayınlanmayacağını bilmezler. Çünkü haber, çalışılan gazeteye teslim edilir. Yayınlayacak tek yetkili bakar.  Belediye eleştirisi olmasın, iktidar partisi eleştirisi olmasın, İslam dışı hurafelere ait eleştiri olmasın, iktidar vekillerini zor duruma düşürecek haber olmasın, Konya’nın gazeteye reklam veren işadamlarını, firmaları zor duruma düşürülmesin. Geriye kalan muhalefet partisine, vekillerine, ulusal basında yayınlanan iktidar hariç tüm eleştirel haberleri çalakalem yayınlamak gelenektir.

Konya basınının köşe yazarları çok okumazlar, çoğunluğu muhafazakar, dindar, geleneksel bir anlayışa sahiptirler. Genelde iktidar partisine ait övgüleri, haberleri, duyuruları köşelerine taşımaktan büyük haz duyarlar. Konu bulamadıklarında dini konularda müftü edasıyla döktürürler.  Bazıları belediyelerin yeminli savunucusu ve resmi gazetecisi konumundadırlar. Bu konuda Türk ordusunun Ergenekon ve Balyoz döneminde feto örgütünün düzmece belgelerle Silivri’ye tıkıldığı günlerde Konya köşe yazarlarına YÖK’e yerleşen fetocu tarafından Selçuk üniversitesindeki fişleme listesi verildi.  Aslında liste 28 Şubat döneminde feto örgütünün şakirtlerince YÖK’e verilmişti.   Bu dönemde  aynı  fetocular  bu listenin Sevgi Erenol'un evinde bulunduğu  ve İşçi Partisi tarafından Sevgi Erenol'a verildiği  yazılmıştı. Derin bilgili Konya gazetecileri öylesine yazılar yazıldı.  Bir örnek verelim  "Metnin hırs, kin, haset, garez dolu dilinin sözde sosyolojikliğine uygun çarpıtmalarla dolu olay aktarımları niye bu dönemden önce yapılmamıştır. Fişleme metninin bilim düşmanlığı da apaçık ortada. Haset ve kin dolu bir bakışla yazıldığını da kolaylıkla keşfedebiliyorsunuz. Sözgelimi Fen-Edebiyat'tan, İlahiyat'tan, Meram Tıp’tan suçlanan isimlere baktığımız zaman bu isimlerin Selçuk Üniversitesi’nin Türkiye’de ilk ona girmesini sağlayan isimler olduğunu biliyorsunuz."

Şimdi sorma zamanı. Düzmece fişlemeyi feto örgütünün elemanları hazırlamıştı. Asıl soru ise bu fişleme listesindekilerden bu gün kaç fetocu akademisyen çıktı. Konya gazetecilerini kandıran YÖK’e görevlendirilen, geçenlerde YÖK'ten uzaklaştırılan fetocu kimdi? Selçuk Üniversitesi’nde akademisyen aynı zamanda bir köşe yazarı doçent "Selçuk Üniversitesi’ndeki Ergenekoncular temizlenmeden başarılı olunmaz. Tez elden  Selçuk Üniversitesi’ndeki Ergenekonculara soruşturma  başlatılmalı ve hesap sorulmalı  yargılanmalıdır" diye yazıyordu. Konya basınında Ergenekon ve balyoz döneminde feto örgütünün tüm kumpaslarına karşı duran gazeteci nerdeyse yok gibidir. Ergenekon ve Balyoz’u savunan, inanan ve bu konuda konferans veren gazeteciler belediyelerce davet edilir. Kamuoyu yönlendirilirken. üniversitedeki feto örgütlenmesindeki öğrenci kulüpleri Zaman gazetesinin yazarlarını çağırmışlardı.

Bu günlerde Feto'ya verip veriştiren Konya’daki gazeteci o dönemde neler yazmış; "Ergenekon ya da Gladyo ABD'nin soğuk savaş döneminde Türkiye'nin devamlı kendi yanında kalması için devletin içinde oluşturduğu bir çekirdek örgüttür. Bu örgütün makro anlamda iki amacı vardı: Birincisi ABD’nin çıkarları doğrusunda Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğine karşı Türkiye’nin politika geliştirmesi, ikincisi ise İsrail’in güvenliğinin garanti altına alınması.. Örgüt daha çok jandarma olmak üzere silahlı kuvvetlerin içinde, yargıda ciddi anlamda güçlenmiştir. Aşırı Kemalizm politikası benimsenmiş ama çok rahat bir şekilde dindarlarda kullanışmış ve hatta aşırılıkları olan dini örgütler bile kurmuşlardır. Siyaseti, politikayı, hariciyeyi, yargıyı, silahlı kuvvetleri tamamen istedikleri gibi dizayn etmeye çalışmışlar ve bu çerçevede ciddi anlamda örgütlenmişler... Gladyonun uzantılarından Ergenekon, Hiram Abas, Hulusi Sayın, Özdemir Sabancı, Kemal Kayacan, Abdi İpekçi, Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Hrant Dink katliamı, Yargıtay Baskını gibi bilinen ve bilinmeyen birçok olayla yıllarca unutulmayacak, ülkemize zarar veren eylemler gerçekleştirmişlerdir."

Konya gazetecilerinin çoğunluğun   o dönemlerdeki  yazılarını  okuduğumuzda  günahlarının  çok olduğunu  görebiliriz. 

Bu yazı toplam 2461 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş