1. YAZARLAR

  2. Seyit Araboğlu

  3. DÜNYADA ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI
Seyit Araboğlu / Köşe Yazarı

DÜNYADA ERDOĞAN DÜŞMANLIĞI

Geçtiğimiz yazıda Türkiye’deki Erdoğan düşmanlığının nedenlerini ve nasıl geliştiğini anlatmaya çalışmıştım. Ergenekon ve Balyoz Davalarıyla Kemalist-Ulusalcı kesimde yavaş yavaş tavan yapan “Erdoğan Düşmanlığı”, seçim yenilgileriyle daha da pekişti fakat bu dönemde Batı ve Amerika Birleşik Devletleri, hiçbir demokraside kabul edilmesi mümkün olmayan askeri vesayetin bitirildiğini söyleyerek Ak Parti Hükümetine küçük eleştirilerin dışında hep destek verdi.  O eleştiriler de, foyalarını ortaya çıkarma ihtimali olan gazeteciler, Nedim Şener, Ahmet Şık ve Soner Yalçın gibi isimleri hapse atmalarından kaynaklanıyordu.

Batı’nın en rahatsız olduğu şey fikir özgürlüğü ve bunun kullanılmasının teminatı olan basındır. Bu yüzden sürekli bunu gündeme getirir dururlar.

Türkiye’deki asker vesayetinin törpülenmesine istihbari, operasyonel (cemaat aracılığıyla) ve siyasi destek veren özellikle ABD, ya da moda söylemle “üst akıl”, Erdoğan’ın bir hamlesiyle bir anda 180 derece geriye dönüş yaptı. Ilımlı İslam’ın modeli olarak gösterdikleri Adam, Mavi Marmara aracılığıyla İsrail’e rest çekince, işler karıştı. Türkiye’nin tamamen haklı olduğunu bilmelerine rağmen, Ortadoğu ve Dünya siyasetinde hiçbir zaman vazgeçemeyecekleri İsrail’in harekete geçirdiği dinamiklerle Erdoğan’ı itibarsızlaştırma planı başlattılar.

Gülen Cemaati’ne, tarihin en büyük hatalarından biri yapılıp, 2010’daki referandum sonucu yargı teslim edilince, Derin Neoconlar, Paralel Yapı’ya “artık harekete geçebilirsin” dedi. Zaten Cemaat, geçmese başına gelecekleri biliyordu. Erdoğan yaptığı hatanın farkına geç vardı.  2011 seçimlerinde bazı Cemaat’e yakın bürokratlar aday adayı yapılıp uzaklaştırılınca Gülen’den “Erdoğan güç zehirlenmesi yaşıyor” açıklaması geldi. Emniyet ve yargıdaki adamları bu mesajla hemen harekete geçip, önce sokak hareketleri ardından da yolsuzluk  kartını kullandı.

Ama öncesinde MİT müsteşarını alıp kısa yoldan işi bitireceklerdi fakat Erdoğan’ın programındaki bir kayma Fidan’ı da, kendisini de, hükümeti de kurtardı. Bu arada CHP’ye haber gönderip sürekli “diktatör” denmesini istediler. Sonra Kılıçdaroğlu “sokak sokak direnmeliyiz” dedi. Paralel Yapı’nın kaset operasyonuyla geldiği görevi onlarla birlikte yürüttü ve Gezi Olayları’nda darbeyi vurdular. Türkiye’nin en büyük toplumsal olayları yaşandı ama o da ne? Yumruk yiyen, tekme yiyen Erdoğan yine ayağa kalktı. HDP ve PKK’yı olayların dışında tutması ve vatansever polisler sayesinde fazla yara almadı. 

Yaklaşık 5-6 milyon kişinin sokağa döküldüğü olaylarda 5-6 kişinin kazayla ya da kasıt olmaksınız öldürülmesi, diktatör algısının güçlenmesi için çok iyi kullanıldı. “Berkin, Ali İsmail, Ethem, Abdo’nun katili Erdoğan” dediler. Yurt dışındaki Erdoğan düşmanlığı giderek artıyordu. Nefret özellikle Yahudi sermayeli medya tarafından körüklendikçe körüklendi.

Ve hemen ardından 17-25 Aralık operasyonları yapıldı. Seçim öncesi yapılıp öldürücü darbe vuracaklardı ama yine kader razı olmadı. Bakanları yediler ama Erdoğan’a yine ulaşamadılar. Oğluna yaklaştılar ama yine beceremediler. Darbe yapmasın diye tasfiye edilen ulusalcı cuntanın yerine geçen bu çete akılları sıra hukuka uygun darbe yapacaklardı. Çünkü yargı ellerindeydi. Hükümet bu saldırılardan çok yıprandı. Özellikle Doğan Grubu ve Fox’un yayınları çok etkili oldu ve Ak Parti taraftarları bile bunalıp “yaptıysa yaptı ama hizmet etti” demeye başladı. Fakat Erdoğan yaptığı hatalara rağmen (kendisi de sık sık söylüyor bu Cemaat konusunda hata yaptığını) Allah’ın da yardımıyla bu süreci de atlattı.

Yurt içi ile yurt dışının nasıl bağlantılı çalıştığını göstermeye çalıştım size. Dertleri demokrasi falan değil. Türkiye’nin istedikleri gibi kontrolleri altında yönetilmesi. Bunun için Erdoğan’a saldırıyorlar yenemedikçe de hırslanıyorlar. Şimdi de PKK ve PYD ile ders vermeye çalışıyorlar ama Erdoğan 2007’ye kadar olan Erdoğan değil artık.

O dönem kamuoyu desteğini almak için dik duruyor ama dikleşmiyordu şimdi ise göründüğü kadarıyla milli bir duruşla, dik duruyor ve dikleşiyor.

Allah Müslüman Türkiyemiz’in düşmanlarına fırsat vermesin. 

Bu yazı toplam 357 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş