1. YAZARLAR

  2. Seyit Araboğlu

  3. ERDOĞAN VE BATI’NIN BİTMEYEN SAVAŞI (2)
Seyit Araboğlu / Köşe Yazarı

ERDOĞAN VE BATI’NIN BİTMEYEN SAVAŞI (2)

Derin Batı’nın Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kurduğu tuzaklarla ilgili yazımda, Salı günü darbe girişimine kadar yaptıklarını anlatmıştım. Darbe ile devam edelim.

Büyük planlarının bir parçası olan darbenin aslında istihbaratları vardı. ama Erdoğan ve hükümet komuta kademesine güveniyordu. Cuntanın böyle bir kalkışma yapacağına ihtimal vermiyorlardı. Devlete sadık olan komuta kademesi ise büyük bir gaflet örneği göstererek bu darbeyi önceden engelleyemedi. Çünkü en yakınındakiler bile onlardandı. Fakat her şeye rağmen onların istediklerini yapmayarak oyunu büyük ölçüde bozdular.

Ve 15 Temmuz gecesi artık tamamen bitirileceklerini anlayınca harekete geçtiler. Yüzlerce tank, 35 uçak, onlarca helikopter, binlerce askeri sokağa çıkararak her şeyi yaptılar. Fakat tüm tuzakları gören ve tuzak kuranların en hayırlısı olan Allah, planlarını bozuverdi. Sokağa dökülen halk, devletine sahip çıkan asker, polis ve ölümden korkmayan siyasetçiler sayesinde bu hain kalkışma bastırıldı.

Asıl rezalet burada başladı. Özellikle Batı’dan ne doğru dürüst bir kınama, bir destek mesajı geldi. Aksine utanmadan Erdoğan’ın darbe bahanesiyle diktatörlüğünü sağlamlaştırdığını öne sürecek kadar alçaldılar.

Bunun anlamı şu: “Sen (Erdoğan) bizimle hiçbir zaman uyumla çalışamazsın. Biz Türkiye’nin bizim dediklerimizi yapmasına fazlasıyla alışkınız. Senin dünyanın hakimi Batı’ya karşı sinsi planların var. İslam Dünyasını harekete geçirmeye çalışıyorsun. Ruslarla aran iyi. Seni bu yüzden bitireceğiz. 1960’dan beri ipler bizim elimizde. Bunun cezasını çekeceksin. Her türlü saldırıya hazır ol. Darbe sadece bir kartımızdı. Bizim çocuklar başaramadı ama bizim Ortadoğu’da çok fazla gayrimeşru çocuğumuz var. Başına nelerin geleceğini göreceksin diktatör”.

Evet açık ve net. Mesaj bu. Bizi yıllarca kullandılar. Kullandırtmamak isteyen Erdoğan’ı saf dışı bırakıp Türkiye’yi de iç savaş ile bataklığa çevirmek istiyorlar. Sağlam durmalıyız. Özellikle içerde. Kendi aramızda sorun yaşamazsak dış saldırılara daha kolay direniriz. Bu arada direnişini sembolü Erdoğan’dır.

MHP Lideri Sayın Bahçeli son derece milli bir duruş sergiliyor. CHP’liler de darbeye karşı tepkilerini hep yüksek sesle dillendirdiler ama bazen tereddüt yaşıyorlar. Özellikle darbecilerin o hain girişimde bulundukları gecenin ardından yakalandıktan sonra ortaya çıkan görüntülerini eleştiriyorlar. Ülke elden gidiyordu, hala neyle uğraşıyorlar. Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt da hala darbecilere işkence yapılmasını eleştiriyor, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ergenekon dönemindeki ifadelerini ısıtıp duruyor.  Erdoğan zaten “büyük hatalar yaptık. Allah da milletim de bizi affetsin. Bunun tabi ki hesabını vereceğiz” dedi. Yapmayın Sayın Bozkurt! Bu eleştiri değil şu an ki mücadeleyi zayıflatmaktır.

Muhaliflerin nefretlerini bir kenara bırakıp devletinin yanında durma zamanıdır. Şimdi hem PKK, hem DAEŞ yeniden her şeyiyle saldırmaya başlayacak. Bu arada suikast girişimleri ve 14 Ağustos’ta yeniden kalkışma olacağı konuşuluyor. 15 Temmuz bir milat olmazsa yeniliriz. Suriye oluruz. Milli durmalıyız. Biz Müslüman Türk milleti olarak gerekli duruşu gösterirsek Allah yine tuzaklarını bozup bize yardım edecektir. Sıkıntılı günlere hazır olalım. 

Bu yazı toplam 638 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş