1. YAZARLAR

  2. Seyit Araboğlu

  3. GAZETECİ Mİ, CASUS MU?
Seyit Araboğlu / Köşe Yazarı

GAZETECİ Mİ, CASUS MU?

Üç aydır Can Dündar ve Erdem Gül ile yatıp kalkıyoruz. Hep, “Ak Parti medyayı ele geçirdi, muhalifleri susturdu, basın özgürlüğü bitti” diyorlar ya, yalanın daniskası. Gazete tirajlarına bakınca zaten anlaşılıyor bu. Kabaca hükümete mesafeli, karşıt ve açıkça düşmanlık yapan gazetelerin tirajlarını topladım. Yaklaşık 1 milyon 800 bin çıkıyor. Hükümete yakın olanlar ise 800 bin civarı. Arada duranlar da yaklaşık 200 bin. Hani nerede ele geçirilmiş medya. Bu gazeteler sabah akşam hükümete açıktan ya da örtük şekilde eleştiri yöneltiyor.

Televizyonlarda belki ortada olanların sayısı fazladır ama Kanal D gibi her gün yaklaşık 10 milyon insanın ana haber bültenini izlediği bir televizyonda, daha önceki gün Selahattin Demirtaş’ın dakikalarca hükümete ve Başbakan Davutoğlu’na hakaretleri yayınlandı. Bu ortamda üç aydır Can Dündar ile yatıp kalkmamız çok doğal oluyor. Çünkü kendi adamları. Gazetecilik değil hükümet düşmanlığı yapıyorlar. Bu yüzden O hapse girdiğinden beri hemen her gün bir bahane, eylem, açıklama, gelişme oluşturup haberini yapıyorlar. Basın özgürlüğünün Batılı dostları nezdinde çok ses getirdiğini, “gazeteciler hapse atılıyor” imajının hükümeti köşeye sıkıştıracağını çok iyi biliyorlar. Bu yüzden Can Dündar’ı kullandılar. Hem de çok verimli şekilde. Önce haberi yaptırdılar, sonra hapse attırdılar, şimdi de çıkarıp Anayasa Mahkemesi’nin yıpranmasına neden oldular.

Bunların hepsi hesaplı işler. 2010 yılından bu yana Ak Parti hükümeti Batı ve Amerika’nın hedefinde. Bu bölgede Türkiye’nin başında Erdoğan’ın olmasını istemiyorlar. Beraber çalışmak çıkarlarına aykırı. O yüzden içerden Gezi, 17 Aralık ve HDP-PKK gibi operasyon ve araçlarla dışarıdan ise Rusya ve Suriye bataklığıyla batırmaya çalışıyorlar. Yoksa onlar da bal gibi Dündar’ın yaptığının casusluk faaliyeti olduğunu biliyor. Bir çete, bir devletin istihbarat teşkilatının tırlarını durduruyor, iki ayrı açıdan görüntüleri güzelce çekiyor, sonra güdümüne aldığı Cumhuriyet Gazetesi’nin başına getirdiği Dündar’a yayınlatıyor (Bunları Mustafa Balbay söyledi). Sonra basın özgürlüğü. Oh! Ne güzel.

Bir de bu Paralel örgütün gazetecileri Can Dündar’ın çıkmasına çok sevinmiş gibi yapıyor. Halbuki bu Faruk Mercan gibi adamlar, Nedim Şener, Ahmet Şık ve Soner Yalçın’ın Cemaat aleyhine yazdıkları nedeniyle içeri girdiğini çok iyi bildikleri halde “gazetecilik sınırlarını aştılar” diye yorumlar yapıyordu.

Çok pis bir zamanda yaşıyoruz. Teröristin barışsever, casusun demokrasinin teminatı gazeteci, katilin mağdur olduğu, daha doğrusu böyle çok kolay gösterilebildiği bir devirde insanın çıldırmaması elde değil. Duyduklarınıza hemen inanmayın. Yoksa gerçek diye bir şey kalmayacak. 

Bu yazı toplam 262 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü

Bölgeden ve Konya'dan son dakika haberler, köşe yazarları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün haberlerin tek adresi www.anadoludabugun.com.tr; www.anadoludabugun.com.tr haber içerikleri kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz, kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.

Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş