1. YAZARLAR

  2. Seyit Araboğlu

  3. HALK İÇİN HALKI ÖLÜME GÖTÜRENLER
Seyit Araboğlu / Köşe Yazarı

HALK İÇİN HALKI ÖLÜME GÖTÜRENLER

Komünizm ile Kapitalizmin kavgası hayli eski. Avrupa’da modernleşmenin ve sanayileşmenin hızlanmasıyla birlikte makineleşme artıyor ve insanı merkezden kenara iten ücretli işçilik yani zulüm düzeni, köleliğin modern versiyonu başlıyor. 19. Yüzyılın ilk yarısında Karl Marks arkadaşı Engels ile birlikte tüm Avrupa’yı etkileyen fikirlerini ortaya atıyor. İnsanların bu düzene alışmak zorunda olmadığını, işveren ve sermaye sahibi değil, işçi olmadan sistemin yürümeyeceğini, tamamen işçinin üzerinden elde edilen artık değerin burjuva sınıfını ortaya çıkardığını öne sürüyor. Komünizmin uygulamalarını bir tarafa bırakıp teorik olarak bakıldığında çok değerli çalışmaları var Marks’ın. Eleştirel duruşu çok esaslı ama teklif ettiği sistem uygulanamaz nitelikte. Bu yüzden Rusya da, Çin de Kapitalizme yenildi.

Marks’ın bu fikirlerini hayata geçirmek isteyen tüm yan ideolojiler işçiden, köylüden yani halkın ta kendisinden yana olduklarını iddia etti. Bu düzeni yıkmak için de devrim yapılması, zulmün en büyük aracı olan devletin ortadan kaldırılması gerektiğini söylediler. Halkın kurtuluşu böyle olacaktı ama hep anarşizme kayıp insanın doğasını ihmal edip çok sevdikleri halka zarar verdiler. Tüm uygulamaları hüsranla sonuçlandı. Halk hep zarar gördü.

Kapitalizm ile Komünizm, ifrat ve tefrit oldu. İşçi hakkını savunurken biri aşırıya kaçtı, diğeri hiç hak vermedi, ezdi, sömürdü. Kurtarmak için gelen de halka hep zarar verdi. Türkiye’ye baktığımızda da tablo farklı değil.

Önce siyasi partilere bakalım: Maalesef demokratik bir Cumhuriyet kurmak için çabalayan Atatürk’ün Halk Fırkası, halkının önemli bir bölümüne zulmetmesiyle halkçılığını kaybetmiş.

İnönü’nün Sosyal Demokrat Halkçı Parti’si keza krizlerle, koalisyonların zararlarıyla anılıyor. Hiçbir zaman halkın büyük çoğunluğuna hitap edememişler. Sadece halk değil içinde sosyal (o da halk demek sayılır), İşçi gibi isimler olan partiler de böyle. Taraftarlarını anarşiye sürüklemiş ve darbelere zemin hazırlamışlar. Aşırı sol gelenekten gelen partilerin de çoğu zaten kapatılmış.

Kürt partilerine bakınca da aynı şeyi görüyoruz. Son dönemde halkı ayaklandırmak için Cuma namazına çağırdıklarına falan bakmayın. Kürt hareketi Marksist, Leninist ve Komünisttir. Kurdukları partilerde hep halk kelimesi vardır. Halkların Demokrasi Partisi, Halkın Demokrasi Partisi, Halkın Emek Partisi falan filan.

Bunların hepsi halkı savunacağız derken halk düşmanlığı yapmış partilerdir. Şu anda CHP’nin de HDP’nin de yaptığı maalesef biri bilinçli, diğeri aymazlıktan, halk düşmanlığıdır.

Terör örgütlerine bakın onlar da hep, işçi ve halk merkezli ideolojilerin ürünüdür. DHKPC, halk için cinayet işler. MLKP, halk için Kobani’de savaşmaya kalkar. ABD’nin dolaylı uşağı olur. TKPML hepsi aynı kaynaktan beslenir. İnsanların hiçbir zaman çoğunluk olarak kendilerini desteklemeyeceklerini bile bile kurtarmak istedikleri insanları haksız davalarına feda ederler.

PKK da aynı şekilde 15-16 yaşında çocukları ölüme gönderiyor. Zorluyor, kandırıyor, kendi halkını öldürüyor. Bir tartışma var ya; halk için mi sanat için sanat diye. Bunlar halk için terörist oluyor, dönüp dolaşıp yine halkı terörize ediyor.

Bu yüzden mümkün olduğunca “halkçıyım, işçinin, köylünün yanındayım” diyen örgüt ve partilerden uzak durmak gerekiyor. Bu ülkeye ne fayda geldiyse yine adında milli, demokrat, milliyetçi, adalet gibi kelimeler bulunan örgüt ve partilerden gelmiş. Böyle de devam edecek gibi görünüyor. 

Bu yazı toplam 256 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş