1. YAZARLAR

  2. Ali Demirayak

  3. Hasan Karakaya ile Kâbe yollarında..
  • Atiker Konyaspor
  • 2
  • Çaykur Rizespor
  • 1
  • MAÇ SONU
Ali Demirayak / Köşe Yazarı

Hasan Karakaya ile Kâbe yollarında..

Beraber yürüdük o yollarda beraber dua ettik Kabe de.

Beraber umre yaptık,

Beraber say yaptık.

Yemek yedik su içtik,

Sohbet ettik…

Hasan abi ile kutsal topraklarda arkadaşlık yaptık.

31 Mart 2009 da yola çıkmış idik onunla,

Ellerimizi semaya birlikte açtık,

Türkiye’nin her tarafından hasan abinin yazılarını okuyan, Akit gazetesini takip eden üç yüz akit gazetesi okuyucusu ile beraber..

Yani, O vesile olmuştu bizim umrede Peygamber efendimiz ile kucaklaşmamıza..

Allah’ın evini tavaf etmeye o önderlik etmiş idi bize.

Lebbeyk Allahümme lebbeyk..(senin hizmetine  geldim Allah’ım, sana geldim)

Ne güzel insandı o.

Ağzı dualı,

Kalbi imanlı..

Ümmetin hep ayağa kalkmasını tek yürek haykırmasını arzu ederdi.

Bir olmayı, beraber olmayı, güçlü olmayı öğütlerdi hep hasan abi.

Umre dönüşü yazdığı “anlatılmaz yaşanır” başlıklı ilk yazısında bakın ne diyordu:

Derim ki;

Orası bir “hâl”dir ki, ancak ve ancak yaşanır... Ama, asla anlatılamaz!..

Bir yanardağ gibi patlayıveren “coşku”ların, yanardağın püskürttüğü “lâv”lar misali dökülen “gözyaşları”nın nesi anlatılır ki?..

Nasıl anlatılır ki?.

O an, hiç kimse “kendinde” değildir... Yalvarmakta, yakarmakta, dualar edip, aflar dilemektedir...

Bir an gelir ki;

“Frekans”ı yakalamıştır... İşte o an, “duygusal patlama” anıdır!..

Gözyaşları, hıçkırıklar, sarsılmalar ve şükürler birbirine karışır ki, işte bu an anlatılmaz...

Anlatılamaz...

Sadece yaşanır.

Cenab-ı Allah, bu “duygu”ları, bu “coşku”ları yaşamayı sizlere de nasip etsin...

Dilerim ki;

Hem yaşar, hem yaşatırsınız...

Bir defa daha diyorum ki;

Allah “Umre”lerini kabul etsin.

Nice “Umre”lerde buluşmak dileğiyle...

Eşitlik, adalet, özgürlük!

Bir “Umre” değil, adeta “Hac” dönemindeki kadar kalabalıktı Kâbe... O kadar izdiham vardı ki; zaman zaman “Beytullah’ın etrafı” iğne atsan yere düşmeyecek kadar onbinlerce insanla doluydu...

Hani, “beşeri sistem”lerden söz edip “adalet”ten, “eşitlik”ten dem vuranlar vardır ya; gitsinler de adaletin, eşitliğin ne olduğunu “Beytullah”ta görsünler, “Mescid-i Nebevi”de görsünler...

Otursunlar bir kenara ve önlerinden geçen insanlara baksınlar... O insanlar ki; ırk ırk, renk renk, ülke ülke, dil dil, lehçe lehçe önünden geçerler.

Evet; “deri”leri farklıdır, “dil”leri farklıdır ama, “Allahüekber” derken, “Lebbeyk” derken, “Rabbena atina...” derken, “Salavat” getirirken bütün renkler birleşir, bütün diller aynı kelâmda buluşur...

Oralarda “farklılık” yoktur, oralarda “ayrıcalık” ve “ayrımcılık” da yoktur... Orada herkes “eşit” ve herkes “özgür”dür!..

Orada “dil ve ırk” farkı yoktur...

Orada herkes “insan”, orada herkes “Müslüman”dır...

Sözün özü; eşitlik de, özgürlük de İslâm’dadır...

Hasan abi O muhteşem manevi duyguları bu dünyada Müslüman olarak yaşadı.

Kalemini İslâm’ın hizmetinde  kullandı, sadece ona teslim oldu ve özgürlüğü İslâm da buldu.

Bizde şahit olduk.

O, ölümü Peygamber efendimizin ayaklarının bastığı topraklarda arzu etmiş idi.

Öyle de oldu.

Allah Cennet’te de onu, Peygamberimize komşu etsin inşallah.

Bu yazı toplam 486 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş