1. YAZARLAR

  2. Mehmet Yaman

  3. IRAK’TA BİRDEN FAZLA DEVLETİN OLUŞMASI DURUMUNDA, IRAK TÜRKİYE’NİNDİR.
Mehmet Yaman / Köşe Yazarı

IRAK’TA BİRDEN FAZLA DEVLETİN OLUŞMASI DURUMUNDA, IRAK TÜRKİYE’NİNDİR.

   5 Haziran 1926 yılında Irak’la ilgili olarak, yaptığımız Ankara anlaşmasının tüm maddeleri, bir kere daha gözden geçirildiğinde görülür ki, Irak toprakları bir bütün olarak ve tek devlet halinde kalması kaydıyla tarafımızdan terk edilmiştir.

 

   Bu güne kadar, bu sözleşmenin 1. maddesiyle kesinleşen sınırlarla ilgili olarak, herhangi bir maddesi bizim tarafımızdan ihlal edilmemiş olup, 13. maddesiyle oluşturulan ve en az altı ayda bir değerlendirme toplantısı yapması bu maddeyle zorunlu hale getirilmiş bulunan “Daimi Hudut Komisyonu”, düzenli toplantılar yapılmış, ancak ne acı ki, 14. maddeyle bize sağlanan, petrollerin %10’nun gelirlerini alma hususunda gereken milli güç ve hassasiyeti şahsiyetli bir duruş olarak gösterememiş bulunuyoruz.

 

   Her ne kadar gerek bu anlaşma sırasında ve gerekse daha sonraki yıllarda, Mustafa Kemal Atatürk’ün de çizdiği ve O’nun da çok önemli bir hedefi bulunan Misak-ı Milli sınırlarına tekrar kavuşma yolunda daha başarılı değerlendirilmeler yapılabilecekken, bizim dışişlerimizin öteden beri içinde bulunduğu zaafların sonucu bu güne gelmiş, (ki Misak-ı Milli Hudutlarımız şöyledir:

 

 

 

Satır içi resim 1

Şimdi önümüze yeni bir tarihi süreç getiriliyor: Fiilen parçalanmış bulunan Irak devleti’nin artık resmi olarak ta parçalara bölünerek, yeni devletçiklerin zuhuru aşamasına gelinmiş olup, Barzani de ikide bir bunu dile getirmekte ve bir takım devletler de Suriye ve Irak’ın parçalarından oluşan yeni bir devletin kurulmasını hararetle desteklemektedirler.

 

   Böyle bir resmi parçalanma halinde, yukardaki sözleşme hükümlerine göre, Irak toprakları tekrar bize dönecektir. Çünkü biz ancak, sınır bütünlüğü ve tek bir devlet olarak kalması şartıyla bu sınırlara müsaade ettik. Hukuk mantığı ve bunun uluslar arası ilişkilerdeki işleyiş biçimi, bunu gerektirir.

 

   İşte bu resmi kurulum aşamasında, bizim iktidar ve muhalefetimizle, tüm kurumlarımızla, devlet ve millet bütünlüğü içinde ekonomik, sanayi, bürokratik, kültürel ve uluslar arası yönlerden çok güçlü bir hale gelme zorunluluğumuz var. Hani sık sık bahsedilen, yüz yıllık bir süre için yapılan Lozan anlaşmasının da 2023 yılında dolup, 2023 yılından sonra, tekrar lozan öncesi topraklarımıza sahip olma gibi bir alternatif te, dipdiri olarak gündemimizi işgal ederken, lütfen Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, tüm liderlerimiz bu tarihi sorumluluklarının ve misyonlarının farkına vararak birbirlerine karşı ilişkilerini zoraki ve kırasıya değil (ki, bu çok çirkin bir eylem biçimidir) birbirlerini iyi anlayarak, tüm milli mes’elelerde mutlaka ortak ikna ve kabul görür gerekçeli projeler sunup kabullenilerek, ciddi bir yardımlaşma ve her yönden milli bir seferberlik içinde, uluslar arasında sözü geçen, ekonamik, askeri ve sanayi potansiyeli fevkalade gelişmiş bir devlet olma mecburiyetini hissederek, hepimiz birbirimize destek olalım ve güç verelim.

 

   Günü birlik basit ve şahsi çıkarsal davranışları artık terk edelim ve geçmişte yapılan tarihi yanılgıları tekrar etmeden, milli ve ortak bilincimizi geliştirerek, güçlü bir döneme tekrar girelim ve şahsiyetli, uluslar arasında saygın, sözü tutulur,  mutlu bir toplum hayatına tekrar kavuşalım. Uzun tarihi zaman süreci içinde bu şansı tekrar yakalayarak, T.C. Devleti’mizin ömrünü, parlak sayfalar açarak, uzaklara taşımanın onurunu sürdürelim uyarı ve temennimizle, saygılar!..

Bu yazı toplam 21390 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş