1. YAZARLAR

  2. Ali Demirayak

  3. KARATAY’IN KÖPEKLERİ
Ali Demirayak / Köşe Yazarı

KARATAY’IN KÖPEKLERİ

Artık dayanılmaz bir hal almaya başladı,

Çoluk çocuk herkes tedirgin.

Sabah işe giden,

Akşam işten dönenin korkulu rüyası oldu başı boş köpekler.

Ramazan mübarek gün, bir çok insan gece çalışıyor, Kimisi sahurdan sonra işe gidiyor, kimi iftardan sonra.

Başı  boş sokaklarda dolaşan köpekler, yaya ve bisikletli savunmasız insanlara saldırıyorlar.

Kaldırımda işe gitmek için servis bekleyen delikanlıyı köpekler kovalıyor.

Eşi ile bisikletli bir şekilde yolda seyrederken, köpeklerin saldırması ile bisikletin arkasındaki bayanın çığlığı  gece yarısı yüksek binaların duvarlarında yankılanıyor, herkes camlardan olaya seyirci.

Onlarca köpek bisikletin arkasından havlayarak koşuyor. Kimi sarı kimi kara kiminin kulağı kesik kiminin kulağı küpeli. Hepsinin dili dışarıya sarkmış, karabaş akbaş ne ararsan var.

Ekmek almaya giden çocuk ekmeğini alamadan geri dönüyor, kapının eşiğinde köpek yatıyor.

Kasaptan et alan bir bey ayağını kasabın dışarısına atar atmaz ayağını geri içeri çekiyor. Kendisinin payını isteyen köpek kasabın önünü mesken edinmiş,  aç gözlerle sarkık dilinden akan salyalarla kasaptan çıkan kişiye dişlerini gösteriyor. 

Kasabın müdahalesi ile vatandaş evini zor buluyor.

Karatay da oturan anneler, akşam evine geç dönmek zorunda kalan çocuklarını, köpek saldırısından korumak için gece yarılarına kadar balkonlarda bekliyor..

Mevlana kültür merkezinde bir etkinliği takip etmek için hazırlanan insanların da endişesi haline geldi Karatay’ın bu köpekleri. Kültür merkezinin etrafını saran köpekler gelip geçen herkesi rahatsız ediyor.

Açık hava etkinlikleri zaten hayal oldu.

Sıcak havalarda bunalan insanlar serinlemek için balkonlarında yatıyor, fakat uyumak ne mümkün  abartısız söylüyorum belki yüz yerden köpek uluma sesi geliyor.

İşe, okula,  markete gitmek zulüm olmaya başladı.

Artık çocuklar sokaklarda oyun oynayamaz hale geldi.

Her köşe başında bir köpek. Kapının önüne çıkmak imkansız..

Geceleri ise bu hayvanlar beşerli onarlı gruplar oluşturuyorlar, koş o tarafa koş bu tarafa.

Ara sokaklara girmek ise cesaret ister. Her an önüne birkaç sivri dişli köpek çıkabilir.

Gecenin karanlığı havlama sesleriyle dolu.

Sanki sahipsiz bir kenti köpekler istila etmiş.

İnadına uluyorlar.

Ses çıkarana hırlıyorlar.

Mübalağasız esiri olduk köpeklerin.

Ne yapacağımızı nasıl davranacağımızı bilemez olduk.

Bu işin bir sorumlusu yok mu?

Bu hayvanlarla bir ilgilenen bir kurum bir merci yok mu?

İşin garibi, bu hayvanların yüzde doksanının kulakları küpeli.

Anlaşılan kontrol ediliyor ve sokağa bırakılıyorlar.

Konya’da yaşayan başı boş köpeklerin yüzde sekseni Karatay da,  çünkü Konya’nın çöplüğü Karatay da.

Selçuklu ve Meramın çöpü de Karatay da depolanıyor.

Hayvanlar çöplükten besleniyor.

Karataylı hem çöplüğün kokusunu çekiyor, hem köpeklerin havlamasını, hırlamasını dinliyor.

Bu hak değil!

Ne uykumuz, nede çocuklarımızın güvenliği kaldı.

Köpeklerin yüzünden Karatay’a artık misafir bile  gelmiyor.

Karatay da insanlar kapılarının önünden makam arabaları ile alınmıyorlar.

Bir çoğu yayan, bir kısmı bisiklet ve dolmuşlarla, işlerine, okullarına gitmek zorundalar. Her gün kapı önüne çıkmanın artık zül olduğu bir ilçe haline geldik.

Buradan şehri yönetenlere sesleniyorum;

Bu konuya bir çare bulun.

Ya çöplüğü kaldırın ya köpekleri susturun.

Yeter yaa..

Bu yazı toplam 981 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer YazılarıTümü
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    © Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş