1. YAZARLAR

  2. Ömer Faruk Apaydın

  3. KENDİNE BİL (!)
Ömer Faruk Apaydın / Köşe Yazarı

KENDİNE BİL (!)

Cebrail (a.s) oku dediğinde, ben okuma bilmem demişti O kutlu elçi (s.a.v)…

Bilmiyorum… Bilmediğimi itiraf ediyorum… Haddimi biliyorum…

Bugünün her şeyi bilen ama kendini tanımayan insanlarına inat Âlemlere Rahmet Efendimiz bilmediğini beyan ediyor, belki de bizlere bilmenin, öğrenmenin, hâsılı kendini bilmenin şifrelerini veriyordu.

Çünkü inen ayetlerin devamı bilmenin(okumanın), öğrenmenin yolunu ve yöntemini bize gösteriyordu.

Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir kan pıhtısından (embriyo) yarattı, Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir (Alak, 95/1-5)

Demek ki insan önce bilmediğini bilecek, yani kendini bilecek, tanıyacak…

Kendini bilen, hiçliğini idrak eden bir kul, Allah’ın kullarına hakaret edemez, mahlûkata eziyet edemez, bir karıncayı bile isteyerek öldüremez. Kalbi, gönlü ve dili rakikleşir (kibarlaşır, incelir). Yaratılanı, Yaratandan ötürü sevmeye başlar.

★ ★ ★ ★ ★

Kanunî Sultan Süleyman (batılıların gözüyle muhteşem Süleyman), sarayın bahçesindeki armut ağaçlarının karıncalar nedeniyle kuruduğunu öğrenince, onların öldürülebilmesi için Şeyhulislâm Ebussuûd Efendi’den aşağıdaki beyitle bir fetva istedi;

Dırahta ger ziyân etse karınca

Zarârı var mıdır ânı kırınca?

(Eğer karıncalar ağaca zarar veriyorlarsa, onu kurutuyorlarsa, onu yok etmenin bir günahı var mıdır?)

Padişahın bu talebi üzerine, Ebussuûd Efendi de, aynı incelik ve zerafetle Sultan Süleyman’a şu cevabı verdi;

Yarın Hakk’ın divanına varınca;

Süleyman’dan hakkın alır karınca!

Dünya mülkünün zirvesinde olan ama ahiret endişesiyle hiçliğini idrak etmiş (kendini tanımış) gönüllerden de ancak böyle kibar haller sadır olabilir.

★ ★ ★ ★ ★

İnsan kendini bilirse ve âlemi, Yüce yaratıcının istediği gibi okuyabilirse işte o zaman gerçek mutluluğa ulaşabilir. Yunus Emre’ miz ne güzel söylemiş;

İlim ilim bilmektir,

İlim kendin bilmektir,

Sen kendini bilmezsen,

Bu nice okumaktır

           

Okumaktan murat ne,

Kişi Hak'kı bilmektir,

Çün okudun bilmezsin,

Ha bir kuru ekmektir.

Bir Kelâm-ı Kibarda da şöyle denilmiştir. “Kendini bilen, Rabbini bilir.” ( Bu söze Hadis-i Şerif diyenlerde mevcuttur.) İnsanın kendini tanıması ve bilmesi demek özünü bilmesi, âlemi bilmesi, Rabbimizin azamet ve kibriyasının bir tecellisi olan bu âlemi anlamaya çalışması, hâsılı hiçliğini idrak ederek Allah Teâlâ’ya yaklaşmaya çabalaması demektir.

Kendini bilen İnsan, yani kamil insan âlemin özü hatta ta kendisidir. Şeyh Galip ne güzel söylemiş;

Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen

            Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen.

(“Ey insan, kendi varlığına hoşça bak ki, sen, kâinâtın özüsün; varlıkların gözbebeği olan âdemsin)

Kendini bilenlerden, haddini bilenlerden, âlemi bilenlerden olalım inşallah… Selam ve hürmetlerimle

Bu yazı toplam 4189 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer YazılarıTümü
    Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    © Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş