Röportaj Haberleri

Röportaj

“Konya ‘Bilişim Kenti’ olmalı”
1 Mayıs 2017 10:05

Konya Bilişim Derneği Başkanı Ahmet Öztürk, “KOP Veri Merkezleri Projesi’nin Konya’da hayata geçmesi için her türlü desteği vermeye hazırız” dedi

“Konya ‘Bilişim Kenti’ olmalı”

Konya Bilişim Merkezi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öztürk ile Bilişim Haftası nedeniyle bilişime dair keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. 

Ahmet Öztürk sizi tanıyabilir miyiz?
Bilişim eğitimi alanında 28 yıldır faaliyet gösteriyoruz. Meslek yüksek okulu mezunuyum. İnovasyon Ekonomisi alanında yüksek lisans yaptım. Hem bilişim hem elektronik konusunda eğitim aldım. 2010 yılından bu yana da Konya Bilişim Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanlığını yapıyorum.

Konya Bilişim Derneği ne zaman kuruldu?
Derneğimiz,  1998 yılında Konya Bilgisayarcılar Derneği olarak kuruldu. Başlangıçta bilgisayar işi ve ticareti yapan firmaların üye olduğu bir dernekti. Daha sonraki yıllarda derneğin adı Konya Bilişim Derneği olarak değiştirildi. 2012 yılında bir tüzük değişikliği yaparak bilişime ilgi duyan herkesin üye olabileceği içerisinde faaliyet gösterebileceği bir dernek şekline getirdik. İki çeşit üyelik tipi ortaya çıktı; kurumsal üyelik ve bireysel üyelik böylece herkes seçme ve seçilme hakkına sahip olarak komisyonda da yer alabiliyorlar.

Derneğimiz; kamuoyunda bir saygınlığa ulaştı. Özellikle basının desteği katkı sağlıyor. Kamu kuruluşlarında yetkililerden destek görüyoruz. Önceki valimiz burayı ziyaret ederek özellikle bilişim araçlarının bilinçli kullanılması konusunda desteklerini beyan etmişti. 3 yıldır “Bilişim Zirvesi” düzenleniyor. Türkiye’nin sayılı illerinde gerçekleşiyor. İstanbul’da 2002 yılından beri, son üç yıldır Anadolu illeri; Konya, Adana, Denizli, Erzurum gibi yerlerde gerçekleşiyor. Diğer illerle Konya’yı kıyasladığımızda rekor bir katılımla gerçekleştirildi.
Konya için gurur verici bir tabloydu. Artık Konya için geleneksel bir hale geldi.

Misyonunuz nedir?
Vizyonumuz; bilişim üreten doğru ve verimli bilgi kullanan Konya’mızın bilişim kenti olması konusunda etkin rol alan önder ve örnek sivil toplum kuruluşu olabilmektir. Sivil toplum kuruluşlarını canlı tutan güçlü olmalarını sağlayan vizyonlarının değeri olduğunu düşünüyorum.

Bilişim Derneği olarak Konya’da gerçekleştirmeyi istediğiniz projeler nelerdir?
Konya’nın bir bilişim kenti olabileceği konusunda iddialarımız var. Bunları pekiştirmeye çalışıyoruz. Konya’nın ekonomisi genelde tarım ağırlıklı şu anda istihdamın yüzde 26’sı, buradan sağlanıyor. Daha önceleri tarımda istihdam yüzde 40’lar iken şimdi yüzde 26’lara düştü. Bu durumda tarımda istihdamın her geçen günü makineleşme nedeniyle düşeceğini gösteriyor. İlerleyen dönemlerde tarım istihdam unsuru olmaktan çıkacaktır. Sanayi de istihdam zaten belli bir seviyede 1 veya 2 puan değişiyor, artış söz konusu değil. Aynı zamanda nüfus artışı da söz konusu bu durumda Konya’da ciddi bir istihdam sorunuyla karşılaşılabilinir. Bu nedenle bilişim alternatif olabilir.

Konya’da Bilişim Merkezi’nin kurulması için hangi avantajlar bulunuyor?
Konya’nın bu konuda çok sayıda avantajları söz konusu diyebilirim. Öncelikle Türkiye’nin tam merkezinde bulunuyor. Yenilenebilir enerji yani güneş enerjisi bakımında çok uygun deprem, sel gibi doğal afet riskleri çok düşük, ulaşımda özellikle hızlı tren seferlerinin başlamasıyla ciddi anlamda bir rahatlık sağlıyor. Ayrıca genç bir nüfus yapısına sahip olması pozitif avantajlar sağlıyor. Bütün bu olumlu unsurların değerlendirilerek Konya’dan ciddi bir atılım yapılabilinir. Biz bunu sürekli gündeme getirip, bu konuyu işlemeye çalışıyoruz. Ciddi anlamda kabul görmeye başladığını görüyoruz. Örneğin; KOP Veri Merkezleri Projesi’nin Konya’da hayata geçmesi için her türlü desteği vermeye hazırız. Konya “Bilişim Kenti” olmalıdır.

2014 yılında gündeme gelen bir konu, büyük çaplı bir dönüşüm. Dolayısıyla hayata geçmesi zaman alacaktır. Ancak yerel yönetimlerin ve Konya halkının da bu konuda çok istekli ve itici bir güç olması gerekiyor.

Bilişim suçları da her geçen gün artış gösteriyor? Bu konuda ne diyeceksiniz?
Bilişim suçları; bilişim araçlarının yaygın bir şekilde kullanılmasıyla artış gösterdi. Öncelikli olarak şunu söylemek gerekir; bilişim suçlarını, bilişim araçlarının çok iyi kullanan kişiler yapıyor. Bilişim araçlarıyla insanlara ulaşmak çok daha kolay oluyor. Yüz yüze gelmiyorsunuz, yüzünü kızarmıyor. Kimliğiniz belli değil. Dolayısıyla kötü niyetli kişiler tarafından suiistimal edilen bir ortam oluştu. Bugün cep telefonları, bilgisayarlar, post cihazları, ATM gibi çeşitli bilişim araçlarıyla işlenen suç sayısı oldukça arttı. Tabii burada yakalanma riskinin de düşük olması bu alandaki suçların oranında artışa neden oluyor. Her ne kadar emniyetin bu konuda ciddi çalışmaları olsa da her gün yeni yöntemler geliştiriliyor. Bugün herkesin karşılaştığı bir yöntem örneğin; milyonlarca e-posta gönderiliyor, biri düşmezse biri illaki düşüyor. “Ödül kazandınız” şeklinde linkler gönderiliyor, düşünün bu tuzaklara düşen iş adamları, hâkim ve savcılar bile olabiliyor. Bunların dışında kredi kartı bilgilerinin ele geçirilmesi için banka arayüzü olan bir e-posta gönderiliyor. İnsanlarda tabii hesapları olduğu bankadan geldiğini düşünerek giriş yapabiliyor. Casusluk yazılımlarıyla bilgiler elde ediliyor. Sizin bilgisayarlarınız kontrol edebiliyorlar veya dinleyebiliyorlar. Bu durumda genelde banka hesaplarına girilirken sanal klavyeyi tercih etmekte fayda var. Sosyal medya hesapları çalınarak sizin adınıza arkadaşlarınızdan birtakım talepte bulunuyorlar. Bu durumda şifre çok önemli kullanıcılar doğum tarihi gibi klasikleşmiş şifrelerden vazgeçmelidir. Akılda kalıcı bir cümlenin baş harfleri olabilir. Ancak alfabetik harf, sayı ve çeşitli özel işaretlerden oluşan bir kombine şifre kullanmaları daha doğru olacaktır. Biz genelde bunları tavsiye ediyoruz. Kredi kartlarında ise mutlaka sanal kart kullanılmalı böylece limitiniz belirli olacaktır. Kötü niyetli kişiler size daha fazla zarar veremeyecektir.

Sosyal medya hesaplarının bilinçli olarak kullanılması konusunda ne tavsiye edersiniz?
Sosyal medya ilişkilerde çok önemli bir yere geldi. Elbette bilinçli bir şekilde kullanmakta fayda var. Size ait tüm bilgilerin burada kayıt altına alınması doğru değil. Özellikle kişilerin nerede olduklarını bildiren uygulamaları hırsızlara davetiye çıkartıyor. Gereğinden fazla bilgi paylaşmak doğru değil. Özellikle gençler sosyal medyayı sınırsız bir özgürlük alanı olarak görüyor. Oysa paylaştığınız her şey sizin karşınıza çıkacaktır. Diğer bir konuda normal şartlarda güncel hayatta iletişimde olmadığınız kişilerle bu ağ aracılığıyla iletişim kurmak doğru değil. Bu ortamda ne yaparsanız yapın silseniz bile her şey kayıt altına alınıyor. Bu yüzden dikkat etmekte fayda var.

Yeni dönemde projeleriniz var mı?
Sektöre yönelik özelikle firmalara birtakım çalışmalarımız olacaktır. Yaz içinde veya sonunda gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Özellikle sektörümüzle ilgili 2014-2018 Bilgi Toplumu Stratejisi Eylem Planı var. Kalkınma Bakanlığı tarafından geliştirilen Devlet Planlama Teşkilatı’nın uygulandığı bir projedir. Sektörümüz maalesef bu durumdan haberdar değil, bu anlamda farkındalık oluşturmak için birtakım etkinlikler yapmayı düşünüyoruz. (Melek Sarıtaş)
 

 

Yorumlar (0)

Gazeteler