Röportaj Haberleri

Röportaj

Konya, geleneksel Türk okçuluğunun merkezi
6 Eylül 2017 13:20

Türkiye Okçuluk Federasyonu Konya temsilcisi ve aynı zamanda Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu Genel Başkanı Ömer Koç ile hem okçuluk ve kurdukları kulüp hem de uluslararası müsabakalarda kazandıkları başarılar üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Konya, geleneksel Türk okçuluğunun merkezi

Ömer Bey öncelikle kendinizi tanıtabilir misiniz?

İlk, orta ve lise öğrenimimi Konya’da tamamladıktan sonra Erzurum Atatürk Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun oldum. Şimdi de KOSKİ Genel Müdürlüğü’nde Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğü yapıyorum. Ayrıca Türkiye Okçuluk Federasyonu Konya temsilcisiyim ve aynı zamanda Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu Genel Başkanlığı, Bulcuk Spor Kulübü Başkanlığı ve Melikşah Geleneksel Türk Okçuluk Spor Kulubü’nde de başkan yardımcığı görevini yürütüyorum. 

Okçuğun tarihsel gelişimi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Okçuluk tarihi insanlık tarihi ile özdeştir. Okçuluk ilk olarak Hz. Adem a.s’a Allah tarafından öğretilmiş beslenme ve savunma amaçlı olarak gelişmiştir. İlk avcı ve okçu Hz. Âdem’dir. O günden bu yana insanlık ok ve yay ile daha da bütünleşerek birlikteliğini devam ettirmiştir. Ama özelde okçuluk kültürü 5 bin yıllık bir geçmişi olan Türklerin Orta Asya’dan göçü ile Avrupa’ya geçmiştir. Türkler tarih boyunca ok ve yay ile birlikte anılmışlardır. Silah olarak ok ve yayın ciddi anlamda önemi vardır.  Türkler İslam’la Karahanlılar döneminde tanışmış ve daha sonra İran üzerinden Anadolu topraklarına gelmişlerdir. Selçuklu döneminde ok ve yay birçok savaşın seyrini değiştiren etkiye sahip oldu. Osmanlı zamanı okçuluğun zirveye tırmandığı bir dönemdir. Okçuluk bir sanattır. Osmanlı’nın son döneminde savaş silahı olarak kullanılan ok ve yay ateşli silahların icadından sonra önemini yitirmeye başlayınca ok ve yay bir spor aracı olarak kullanılmaya başlandı. Atatürk zamanında bir okçuluk kulübü kurduruldu ama sonra kapatıldı. Günümüzde okçuluğa biraz daha fazla önem verileye başlandı denilebilir.

Sizin okçuluk maceranız nasıl başladı?   

Öncelikle ben yay burcu erkeğiyim benim tabiatımda ok eksikti onu tamamladım işin espiri tarafını bir yana bırakırsak bu iş daha önce içimde hobi olarak vardı. Her çocuk gibi bizde küçüklüğümüzde okçuluk yaptık.  Yaptığımız işi daha düzgün yapmak adına 2007 yılında kurduğumuz Bulcukspor Kulübü ile resmileştirdik. Bu kulüp Konya’da okçuluk alanında kurulan ilk ve tek kulüptür.

Okçuluğu diğer spor dallarından ayıran özellik nedir?

Okçuluk insan doğasına en uygun en yatkın spor dalıdır. Okçuluk bir yaşam tarzıdır. Hayatta hedefleri olan insan için okçuluk olmazsa olmaz bir spordur. Her insanın hayatta bir hedefinin olması lazım. Okçuluk yapan kişi hedefi vurmaya odaklandığı için burada da hedeflerinin tutturabilme adına kişide bir gayret oluyor. Ama pek çok genç okçuluğun vermiş olduğu güzide yetenekten mahrum yetişiyor. Hiperaktivite, odaklanma ve dikkat dağınıklığı olan çocukların tedavisinde doktor tavsiyesi ile yapılan bir spor olan okçuluk. Bize de bu tür şikayetler ile gelen çocuklara bizde eğitim veriyoruz.

Hangi dallarda okçuluk yapıyorsunuz?

Olimpik Okçuluk klasik ve makaralı yay stillerinde olmak üzere ikiye ayrılıyor. Kulübümüzde her iki branşta aktif faaliyet veriyoruz. Yine Geleneksel Türk Okçuluğu olarak ayrı bir branşımız var. Okçuluğun her branşında aktif faaliyet gösteren bir spor kulübüyüz.

Konya’daki ilklerinizden bahsedebilir misiniz?

Birçok ulusal ve uluslar arası alanda branşlarda ilkler yaşadık. Konya’yı temsil eden ilk takım, ilk okçuluk kulübü, ulusal alanda il madalya getiren, ilk ulusal ve ulusla arası müsabakalarına katılmış kulübüz.  Bizim kulübümüz sayesinde Konya okçuluğun merkezi haline geldi diyebiliriz.

Bulcukspor Kulübü’nde eğitim veriyor musunuz?

Bulcukspor Kulübü’nde yaklaşık 450’yi aşkın lisanslı sporcumuz bulunuyor. Eğitimlerimiz hafta içi ve hafta sonu olmak üzere farklı periyotlarda veriliyor. Eğitimlerimizi şimdilik eski stadyumda 2. No’lu çim sahada yapıyoruz.

Okçuluğa başlama yaşı hakkında bilgi verir misiniz?

Okçuluğa başlama yaşı 8 daha küçük sporcuları kabul edemiyoruz çünkü kemik ve kas yapıları gelişimleri okçuluk sporu için çok uygun olmuyor. Bu sporu yapabilmesi için kas yapılarının gelişmiş olması gerekiyor. 8 yaşından büyük olan her sporcuyu kabul ediyoruz. Ücretsiz tanıtım programlarımız yanında ücretli amatör, yarı profesyonel ve profesyonel kurslarımız da bulunuyor. Hedefi olan sporcular için ücretli kurslarımızda var.

Okçuluk kulübünüzün başarıları hakkında bilgi verir misiniz?

Uluslararası müsabakalarda elde etmiş olduğumuz dereceler genelde Geleneksel Türk Okçuluğu'nda oldu. Geleneksel Türk  Okçuluğu'nda, Bulcuk Spor'un küçük bayanlarda Dilanur Küçüktepe dünya ikincisi oldu. Kardeşim Hasan Koç, Kore'de 8.si yapılan ve dünyanın en iyi okçularının yarıştığı, Dünya Geleneksel Okçuluk Şampiyonasında,  rakiplerini geride bırakarak şampiyonluğu Türkiye'ye kazandırdı. Yine Dünya Şampiyonası’nda ülkemizi temsil eden oğlum Mehmet Koç tarihinde amcasından sonra Türk milli takımında ülkemize en çok puanı kazandıran sporcu unvanına sahip. Geleneksel okçulukta aldığımız madalyaların sayısını artık ben hatırlamıyorum denilebilir. Olimpik okçulukta da ilk beşe girdik.

Sıkıntı çektiğiniz konular neler?

En büyük sıkıntı çektiğimiz konu Konya’da henüz okçuların rahatlıkla ok atabilecekleri bir sahanın olmaması. Stadyumda 2 No’lu çim sahada bayan futbol takımı ile köşe kapmaca oynayarak okçuluk eğitimi vermeye çalışıyoruz. Beklediğimiz en büyük destek şehir merkezine veya yakın bir yerde bir tesisin açılmasını istiyoruz. Bu sorun çözülürse daha büyük gelişim kaydedeceğimizi düşünüyoruz. Birde malzeme sıkıntımız var. Biz ok, yay, poligon, sadak, parmaklık, nişangâh vs. bu malzemeler ne yazık ki yaklaşık 10 yıldır kulübün imkânlarıyla alınıyor.

Gelecekle ilgili projeleriniz var mı? Varsa neler bahsedebilir misiniz?

Geleneksel Türk Okçuluğunda Konya’da yapmak istediğimiz 20-30 ülkeyi içine alan bir projemiz bulunuyor. Olimpik okçulukla ilgili de okulların geneline yayma projemiz var. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Gençlik Spor İl Müdürlüğü ile ortaklaşa bir organizasyonla her okula okçuluğun yayılması amaçlıyoruz. Destek alırsak gezici okçuluk otobüsü bile yapabiliriz.

Konya’da okçuluk hangi seviyede?

Konya’da beklediğimiz hedefi yakalayamadık. Bundan 10 yıl önce 1 2 sporcu ile bu işe başladık şimdi 500’e yakın sporcumuz bulunuyor. Bizim ana amacımız her okul talebesinin mutlaka eline ok ve yayın değmiş olmasını sağlamak. Asıl amacımız bizim ok gibi dosdoğru nesiller yetiştirmek. Çünkü yay gibi eğri insanların oluşturduğu bir toplum dezenformasyona çok meyyal bir toplumdur.  Ok gibi doğru olursan menzil alırsın yay gibi eğri olursan elde kalırsın demiş Hz. Mevlana. Bu desturla hareket ediyoruz.  Okçuluk hem ata sporumuz hem de Peygamber Efendimizin 40 ayrı hadisinde okçuluğu övdüğü ve çocuklarınıza mutlaka çocuklarınıza ok atmayı öğretiniz dediği bir branş ama maalesef Konya’da hak ettiği ilgiyi görmüyor.  Getirilebilecek birçok madalyaları ülkemize getirdik inşallah ilerleyen zamanlarda birçok gencimiz bu sporla ilgilenir. 

İstanbul’da Okçular Tekkesi açıldı Konya’ya da böyle bir tekke açılabilir mi?

İstanbul’da bir tekke varda Konya’da neden olmasın. Nihayetinde Konya Selçuklu’nun başkentidir. Tarihte bir kent bir defa başkentlik yaptıysa o şehir her zaman başkenttir. Bu tekkenin açılması ile ilgili Konya Büyükşehir Belediyesi ile ön görüşmeleri yaptık dosyayı da belediyeye sunacağız. Bunun yanında Selçuklu kültürünün yaşatılmasıyla alakalı projelerimiz bulunuyor.

Ne tür düzenlemelerle topluma okçuluk kültürü aşılanabilir?

Her şeyden önce ağaç yaşken eğilir. Okçuluk eğitimi önce çocuklardan başlamalı ana okullar başta olmak üzere ilkokullarda bu eğitim verilmeli. Hala dünyada rekorunun kırılamadığı Tozkoparan İskender gibi bir değere sahibiz. 584 metreye ok atmış bir şahsın torunları olarak ecdadımızın kemiklerini sızlatmamamız lazım. İstanbul’da Ok Meydanı’nda menzil taşları bulunuyor. Burada rekor kıran herkes adına menzil taşı dikilmiştir. O taşların üzerine şahsın adı ve oku ne kadar mesafe uzağa attığı yazılmıştır. O taşları biz şimdi yıkıp yıkıp üzerine bina dikiyoruz. Maalesef tarihimize adam akıllı sahip çıktığımız söylenemez. Kendi öz kültürümüzü ne kadar çok tanırsak okçulukla beraberinde önem kazanacaktır. Sadece TRT’de oynayan bir Diriliş Ertuğrul dizisi bile çocuklar üzerindeki okçuğa yönlendirilme noktasında büyük bir ivme kazandı. Çocuklara sevdirmek adına ekstra çizgi filmler hazırlanabilir.  Gezici otobüsler ile okçuluk eğitimleri verilebilir.

Dünyada okçuluk alanında ileri olan ülkeler kimler?

Macarlar, Moğollar, Çinliler bugün okçuluk konusunda oldukça ilerideler ve geleneklerine çok iyi sahip çıkmışlar. Okçuluk yarışında bizi bu ülkeler zorluyorlar.

(Gamze Erdoğan)

 

Yorumlar (0)

Gazeteler