1. YAZARLAR

  2. Seyit Araboğlu

  3. LAİKLİK LAİK Mİ?
Seyit Araboğlu / Köşe Yazarı

LAİKLİK LAİK Mİ?

Osmanlı’nın son döneminde Batılılaşma  çalışmaları başlamıştı. Yani sanıldığı gibi ülkenin yüzünü Batı’ya dönmesi Atatürk ve Cumhuriyet ile birlikte olmadı. Azınlıklara haklar verilmesi, Meşrutiyet’in ilanı yani parlamenter demokrasiye geçme çabaları, Batı eğitiminin yaygınlaşması, kültürel ürünlerin alınmaya başlanması hep 1800’lü yıllarla birlikte Osmanlı Padişahları tarafından ülkeye sokulmaya başlandı. Batı’nın gelişmesinin altındaki sebepler yanlış anlaşılmış ve kopyalama yöntemine başvurulmuştu.

Sonra Sultan Abdülhamit geldi. Batılılaşma programını sürdürdü ama imparatorluğu ayakta tutabilmek için sert önlemlerle biraz frene bastı. Mustafa Kemal’in de içinde bulunduğu Cumhuriyet’i kuran aydın kesim bu baskı döneminde yetiştikleri için sadece Abdülhamit’e kin duymakla kalmadı, O’nun İslamcılık düşüncesine hatta İslam’a bile karşı çıkacak bir düşmanlık duygusunun esiri oldular. İttihatçılar’ın içinde ateistler, deistler hayli fazlaydı. Çoğu da zaten Pozitivist’ti. Dine en azından mesafeliydiler. Çünkü geri kalmışlığı Avrupa’nın Kilise’ye bağladığı gibi onlar da İslam’a, medreseye, tekkeye bağlıyordu.

Bu yüzden laiklik yeni Cumhuriyet’in olmazsa olmazı oldu. Halifeliğin ardından dini toplumsal ve siyasi hayattan dışlayacak birçok kanun çıkardılar.  Şapka kanunu bile dolaylı olarak bu amaca hizmet etti. Ama devletin tüm inançlara eşit mesafede durması demek olan Laikliği yanlış zemine oturttular. Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurup dini kendilerine göre dizayn edip (Türkçe ibadet gibi) kontrol altında tutma amacıyla bir çok devrim yapıldı. Ama bunların laiklikle alakası olmadığı apaçık ortadaydı. Çünkü laiklik insanların dinini istediği gibi yaşamasının teminatıydı. Sarık ya da fes giyene zorla şapka giydirmek değildi ya da 28 Şubat döneminde olduğu gibi başörtüsünü zorla çıkartmaya, peruk takmaya zorlamak değildi.

Atatürk’ü tanrı, Kemalizm’i din gibi görmeye meyleden bu rejimin laiklik ilkesi işte bu yüzden laik değil. Laikliği doğru tanımlanmamış, laik olmayan bir laiklik ilkesinin yer aldığı bu anayasa ile daha başımıza çok iş çıkar. Sorun her zaman olduğu gibi terimlerde ya da teoride değil, uygulamada.

Bu arada devlet laik olabilir ama vatandaş laik olmaz. İnsanların hayatından dini çıkarmaya zorlayan laik teyzeler. Lütfen artık susun ya da “Müslümanız” demeyin. 

Bu yazı toplam 365 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş