1. YAZARLAR

  2. Seyit Araboğlu

  3. MEVLANA’NIN TÜRBESİNİ İSTANBUL’A TAŞIYIN
Seyit Araboğlu / Köşe Yazarı

MEVLANA’NIN TÜRBESİNİ İSTANBUL’A TAŞIYIN

Hz. Mevlana’nın 742. Vuslat Yıldönümü etkinlikleri sona erdi. Başladığı 7 Aralık’tan sona erdiği 17 Aralık’a kadar törenlerle ilgili yine olumlu ya da olumsuz çok sayıda yorum yapıldı. Tabii benim de Konya’nın en önemli değeri ve bu önemli organizasyonla ilgili yazacaklarım var.

 

Eski heyecanını kaybetse de geçtiğimiz yıllarla benzeşen etkinlikler bu yıl da devam etti. Kültür Müdürlüğü Mesnevi dersleri, konferanslar, paneller, vb. kültürel faaliyetlerle Mevlana’nın öğretilerini ve çağrısını duyurmaya çalıştı. Üniversiteler, belediyeler ve diğer kurum ya da kuruluşlar da Mevlana’nın sadece ünlü bir filozof değil, aslında büyük bir İslam alimi olduğunu vurgulamaya yönelik etkinliklerle haftaya destek verdi. Ancak sema ayinleri bu yıl da en fazla talep gören görsel şölen olarak ön plana çıktı.

 

Irak ve İran ile gerginleşen siyasi arena, Rusya ile yaşanan uçak krizi gibi uluslararası gelişmeler üst düzey ziyaretçi talebinde düşüşe neden oldu. Ama yine Cumhurbaşkanı Erdoğan hem Başbakan hem de Cumhurbaşkanlığı görevinde Konya’ya verdiği önemi bir kez daha vurguladı. Açılışlar yapması ve törene katılması Konyalıları mutlu ediyor.

 

Törenlerin içeriği bu yıl da tartışıldı, “Ahmet Özhan” konusu yine gündeme geldi, ticari kaygılar yok değildi ancak bence asıl çözülmesi gereken problem yetkililer tarafından görmezden gelindi.

 

Konya dışında yapılan Şeb-i Arus törenleri, şehrin turizmi ve ticareti açısından tartışılan bir sorun olarak görülüyor. Ancak geçtiğimiz günlerde gördüğüm afiş bir ünlü İslam aliminin ticari kazanç, nemalanma kaygısı haline dönüştürüldüğü gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi ve başlıca tartışılması gereken sorun göz ardı edildi. 19 Aralık’ta İstanbul’da düzenlenecek törene 15 bin kişinin katılması bekleniyor. Bu, 15 bin ziyaretçinin Konya’dan bakanlık eliyle çekilmesi anlamına geliyor. Çünkü organizasyon Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla özel bir şirket tarafından gerçekleştiriliyor. Asıl dikkat çekici olan ise bir dini ritüelin, bir zikir şekli olan sema ayininin Alişan, Yusuf Güney, Kutsi gibi arabesk ve pop kültürünün taşıyıcıları olan şarkıcılar eşliğinde yapılacak olması.

 

Buradan şu sonucu çıkarmak mümkün. Semazenlerin tennureleri dünyevileştirilerek, yaratılan popüler kültür evrenine Hz. Mevlana gibi bir din alimi de çekilmek isteniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla tören bana göre devlet garantisi altına da alınıyor.

Bundan da Konya’da aralık ayı boyunca devam eden “Mevlana ruhu Konya’da yaşatılmalı” tartışmalarının boşuna olduğu anlaşılıyor. Korkmasalar Hz. Pir’in sandukasını İstanbul’a taşıyacaklar. Tek tesellimiz onlar ne kadar Mevlana’yı popüler hale getirmeye çalışsa da büyük insanın 800 yıl önce Konya’yı yaşamak ve ölmek için seçmiş olması.

 

Konya’daki yetkililer, yöneticiler bu konuda adım atacak mı ya da konuya sessiz mi kalacak? Bunun cevabı çok basit Cumhurbaşkanı’nın himaye ettiği bu popüler törene Konya’dan kimse sesini bile çıkaramaz. Belki Sayın Başbakana bu konu iletilip zaten on bin kişilik salonda yapılan ve yer sorunu yaşanmayan törenlere alternatifin İstanbul’da değil yine Konya’da oluşturulması gerekir. Düzeyli sanatçıların katılması Cumhurbaşkanı Erdoğan’a arz edilebilir. 

Bu yazı toplam 237 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş