1. YAZARLAR

  2. Bahri Kılınçel

  3. MUHAMMET ALİ TÜRKİYEDE YAŞASAYDI
Bahri Kılınçel / Köşe Yazarı

MUHAMMET ALİ TÜRKİYEDE YAŞASAYDI

İslamcı kardeşlerimiz ve hepimiz her yerde söyleriz  "Yaradılanı severiz yaradandan ötürü"

Güzel bir söz,  tekrarladığımız bu ulu deyimi asla pratikte uygulamadık. Geçende ölen Muhammet Ali Clay 'ı Türk halkı sevdi. Bilhassa İslami camia Muhammed Ali’yi İslam’ı seçtiği için baş tacı yapmıştır.

Peki Muhammed Ali Türkiye’de yaşasaydı, askerlik çağrı belgesi geldiğinde o dönemin şartlarında örneğin “Askere gitmiyorum, Kore’ye gitmem,  Kıbrıs’ta savaşmam, Afganistan’a veya Kosova’ya gitmem, Kuzey Irak’ta görev yapmak istemiyorum” deseydi aynı duyarlılıkla sever miydik?

Vicdani bir test yapalım. Muhammed Ali’yi vatan haini ilan eder, her yerde linç ederek bölücülüğünü,  kanı bozukluğunu, hainliğini bırakmazdık. Sporcu hayatını söndürür, her türlü faaliyetini izler, tehdit ederek hayatını zindan ederdik.

İşimize gelen insanı sevip işimize gelmeyeni sevme anlayışından sıyrılıp insanı insan olarak görerek, insani ve evrensel değerlere göre değerlendirme anlayışına ulaşmamız gerekir. Geçenlerde vefat eden değerli din bilgini Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk hocanın arkasından İslamcı geçinen ancak hoca ile yazdıklarında iftira dolu, insaf ve izandan uzak yorumlar yazan insanlar gördüm ve insanlığımdan utandım.

Ölen insanları kendi ideolojimize göre değerlendirmede üstümüze yoktur. Şabloncu, önyargılı yaklaşımımız için nerdeyse birbirimizle yarış halindeyiz. Haksız, hukuksuz, iftira atma konusunda uzmanlaşmışız. Kendi inancımız, mezhebimiz, kendi tarikatımız, kendi cemaatımız, kendi derneğimiz, kendi siyasi partimiz tektir. Herkes burada olmalıdır. Asla diğer insanlarında farklı inançtan, farklı mezhep ve tarikatlardan, farklı siyasi inançtan olacağını asla kabullenmedik. Kendimizin gettolarında yaşamaya mahkum olduğumuz gibi bizimkiler asla hata yapmaz anlayışı ile her türlü cambazlıklarına, hırsızlıklarına, hukuksuzluklarına göz yumanlar haline geldik.

Sohbet ettiğim inançlı bir arkadaşım bile Yaşar Nuri hocadan bahsedince haksızca dini bilge olmadığını, yanlış dini bilgiler verdiğini söyledi. Kendisine “kaç kitabını okudun” diye sorduğumda “okumaya gerek yok” diye cevapladı. Kendini dine adamış 80 kitap yazmış insana önyargılı davranmak İslam’ın hiç bir kitabında yazmaz.

Bu ülkede ya onun dediği doğruysa, ya o haklıysa, belki de onun görüşü doğrudur anlayışı gelişmediği sürece asla gerçek, özgürlükçü, insancıl, demokrat, evrensel düşüncede, inançlı, imanlı, her görüşe saygılı insanlar yetiştirmek mümkün olmayacaktır.

 

Bu yazı toplam 899 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş