1. YAZARLAR

  2. Ali Yıldız

  3. NİNNİ
Ali Yıldız / Anadolu'da Bugün

NİNNİ

Solgun yüzündeki derin kırışıklardan 
Nasıl da sevgi akardı.
Feri sönmemiş gözleriyle 
Nasıl da şefkatle bakardı.
“Öksüzüm” derken, 
Dudaklarından bir öksüzüm daha çıkardı.
Ninem diye bildiğim, anam gibi sevdiğim,
Evin direği, ocağımızın ateşi O ulvi kadın.
Soğuk ve karlı kış gecelerinde,
Çocuk başımı koyduğum, 
Sıcacık kucağına uzanır,
Şefkat dolu sesiyle mırıldandığı ninnisini
Can kulağıyla dinlerdim.

“Cemreler düşecek sırayla
Havaya, suya ve toprağa
En tatlı uykusunda doğa
Yum gözlerini rüyalara
Annesi de alsın kucağına
Şimdi sende uyu küçüğüm
Haydi, sende büyü küçüğüm”

Gün gelir  “Bu gün Cemre düştü” derdi Ninem.
İçimi derin bir hüzün kaplardı.
Cemrenin diz kapaklarının kanamasından korkardım.
Cemre’nin suya düştüğünü söylediğinde,
Nineme, “Annesi çok kızdı mı?” diye sorardım.
Beni kucaklayıp gülerdi uzun uzun…
Toprağa düştüğünü Ninemden duyduğumda,
Cemrenin çok yaramaz olduğunu düşünürdüm.

“Bin bir çiçek açar bahara
Yemiş yüklenir dallar yaza
Oyunlar oyna doyasıya
Yum gözlerini rüyalara
Annesi de alsın kucağına
Şimdi sende uyu küçüğüm
Haydi, sende büyü küçüğüm”
İçim ısınır, rahatlardım.
Anneme gideceğim diye umutlanır,
Cemre, ne zaman gelecek diye meraklanırdım.
Gözlerim yavaşça kapanırken,
Sarışın mavi gözlü, küçük bir kızın ellerinden tutardım.
Çiçekli bahçelerin hayaline dalar,
Tahtadan atıma binip, serçeler gibi daldan dala konardım.

Ninemin bana ninniler söylemediği yıllarda öğrendim,
Cemrenin yazgısını.
Havaya düşen ilk Cemre,
Pan’ın flütünü ilk üflemesiydi.
Suya düşen ikinci Cemre,
Kardelenlerin maviş gözleriyle güneşe uyandığının habercisiydi.
Toprağa düşen son cemre,
Yemyeşil baharların müjdecisiydi.
Cemreler hep tutuyordu sözünü
Zamanı gelince havaya suya toprağa düşerlerdi
Nice baharlar, yazlar ve bayramlar geçer,
Annem bir yaramazlık yapıp gelmezdi.
Benim hayallerimse, hep suya düşerdi.

Annesinin elinden tutmuş çocuklar gördüğümde
Olduğum yerde durur arkalarından uzun uzun bakardım.
Ona, vefasız demeye dilim hiç varmazdı.
Tenhalara saklanır için için ağlardım.
Onu çok özlediğimde
Ninemin sımsıcak kucağına sığınırdım.
Gecelerin karanlığında
Küçük ellerimi kocaman açıp
Rüyalarımdaki küçük kız yerine ellerimi
Annemin tutması için yalvarırdım.

Artık cemrenin yazgısı gibi kendi yazgımı da öğrendim
Meğer öksüzlükmüş benim kaderim.
Ne zaman bir çocuk “Annee” diye bir kadına sarılsa
Ondan bulutlanır gözlerim, anne diye yanar yüreğim.

Bu yazı toplam 13542 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş