1. YAZARLAR

  2. Seyit Araboğlu

  3. Selçuk Üniversitesi Ve Paralel Yapı
Seyit Araboğlu / Köşe Yazarı

Selçuk Üniversitesi Ve Paralel Yapı

Konya’da son dönemde siyaset ve paralel yapı konusu açılınca garip bir şekilde hemen akla üniversite geliyor. Daha doğrusu Selçuk Üniversitesi geliyor. Üniversiteyi yakından takip ediyorum. Çok sayıda öğretim üyesi dostum var. Gazetecilik yaptığım dönemde de dikkatimi hep yönelttiğim kurumlardan biriydi. Son 15 yılına baktığımızda; hükümetin tam anlamıyla nüfuz edemediği bir yapı olarak göze çarptığı doğru. Zaten ülke genelinde üniversitelerde çok fazla kadrolaşma olmamıştı. Çünkü muhafazakar kesimin zaten yetişmiş, eğitim görmüş kesimi azdı ya da okuyanları akademiye çok fazla sokmuyorlardı. MHP tabanı bunu merkez sağ partilere destek verdiği ve 1999’daki koalisyon hükümeti döneminde bir nebze kendince çözdü. Eski Rektör Abdurrahman Kutlu, Süleyman Demirel ile arasını iyi tutarak yüzlerce ülkücü ismi hiç hak etmediği halde kadrolara aldı. Fakülte reisi olan araştırma görevlisi oluyordu. O zaman İngilizce şartı falan da olmayınca çok kolay kadrolaşıldı.

Ak Parti ise Selçuk Üniversitesi’ne tamamen koordine hareket edeceği birini seçtiremedi. Süleyman Okudan üniversiteye çok şey kazandırdı ama hükümetin istediği gibi biri değildi. Şehrin kurumlarıyla uyumlu çalıştı ve paralel yapıyla ters düşmediği için Abdullah Gül tarafından ikinci kez atandı. Aslında kadrolara alınan Gülen Cemaati’ne yakın akademisyenler Kutlu ve Okudan dönemlerinde alındı.

Hakkı Gökbel dönemi ise baştan ölü doğmuştu. O dönem başbakan olan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı olan Ahmet Davutoğlu ısrarla Hakkı Gökbel’in atanmamasını istemişler ama Abdullah Gül, Cemaat’e yakınlığını bile bile atamıştı. Bunun üzerine elinden Meram Tıp Fakültesi alındı ve mali imkanları kısıtlandı. Ödenekleri düşük verildi, kadrolar neredeyse tane tane gönderildi ve Gökbel kıpırdayamadı. Zaten 17 Aralık olunca O da, kıpırdayamayacağını anlamıştı. Kıpırdasa yanacaktı. Bu dönemde alınan akademisyen zaten azken “üniversiteye paralelci dolduruldu” yaygarası çok yavan kalıyor.

Kaldı ki Mevlana Üniversitesi ile yapılan işbirliği Cemaat’in hükümet ile arasının çok iyi olduğu dönemde Okudan tarafından başlatılmıştı. İşte şimdi tam uyumlu çalışılabilecek bir rektör ile bu zararlı kalıntılar temizlenmeye başlıyor. Takip ettiğim kadarıyla Mustafa Şahin, kendisini atayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en hassas olduğu paralel yapıyla mücadele için çok titiz davranıyor. Bizim gazeteden Erhan Dargeçit’in röportajında da gördüm. Üniversitenin içine üniversite açacak kadar pervasız davrananları şimdi üniversiteden çıkarmak için mahkemeye itiraz davası açıldı. Mevlana Üniversitesi kampus arazisinden atılacak. Onlara yakın akademisyenlere görev verilmiyor. Hukuk müşavirliğindeki personel de uzak ilçelere gönderildi.

Herkes “Mustafa Şahin paralel ile mücadele edebilecek mi?” diye milletin kafasına kılçık sokmaya çalışıyor. Bunu yapanlar önce emniyete baksınlar. Kripto paralel polislerin terörle mücadeleye verdiği zararı önlemek için uğraşsalar daha iyi olur.

Not: Bugün Çanakkale Deniz Savaşlarının yıl dönümü. Allah şehitlerimizi peygamberimize komşu eylesin ve o günkü kafirlerin şimdiki torunlarının uşaklığını yapan teröristlere fırsat vermesin. Asker ve polisimize de güç kuvvet versin. 

Bu yazı toplam 1338 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş