1. YAZARLAR

  2. Mehmet Yaman

  3. Şerif Hüseyin’le ilgili tarihin sayfalarına bir emanet
Mehmet Yaman / Köşe Yazarı

Şerif Hüseyin’le ilgili tarihin sayfalarına bir emanet

Geçen günlerde, Ankara’da bir vakıf tarafından organize edilen bir konferansta, kendisini yakınen tanıdığım, nazik ve kibar bir bilim adamı olan Sayın Prof. Caner Arabacı, uzmanlık alanı bulunan yakın tarihimizle ilgili sürükleyici ve orijinal belgelere dayalı güzel ve aydınlatıcı bir konferans verdi.

   Bu konferansın dinleyicileri, kültürel gelişimini üst düzeye çıkarmış ve elit bir gurubu oluşturuyordu. Konferansın bitiminde kendilerine, Şerif Hüseyin ile ilgili araştırılmak üzere, birebir yaşadığım bir olayı aktardım.  

   Olay şöyle idi: Konya ili Bozkır ilçesi, Kovanlık köyünden dayım 1314 doğumlu merhum Ali Çelik, Birinci Cihan savaşı sırasında Hicaz’da bulunan Osmanlı Ordusu askeri idi ve “Bölük Emini” sıfatıyla Mekke’de bulunuyordu. O sırada Şam’da Cemal Paşa ordu komutanı olarak bulunmaktaydı. Mekke Şerifi Hüseyin’in üç oğlu Osmanlı Ordusunda subay olarak bulunmakta iken, çocuklarından birisinin Cemal Paşa tarafından idam edileceği haberini alan Şerif Hüseyin, trenle Şam’a gelerek Cemal paşayla görüşmüş ve O’na oğlunu idam etmemesini, idam edecek olursa, ciddi boyutlarda olaylar çıkabileceğini, bu sıkıntılı günde, ülkenin parçalanması yolunda tehlikeli bir adım atmamasını, kendisine bağışlamasını istemiş, Cemal Paşa da isteğini kabul ettiğini beyan ederek, kendisini geri trene bindirmiş, ancak ne var ki, şerif trenle Mekke yolunda iken oğlu idam edilmişti. Bu habere ilişkin telgraf, Osmanlı subaylarıyla toplantı halinde bulunan diğer iki oğluna ulaştırılmak üzere, Şerif Hüseyin’in haberi yokken Mekke’ye gönderildi. Bu telgraf kardeşlere kimin tarafından verilecekti?.. Herkes birbirine bakıyor, cesaret edemiyordu. Bu arada dayım merhum Ali Çelik orada bölük emini olarak bulunmakta olduğundan, görevi itibariyle en uygun O’nun olduğu arkadaşlarınca söylenmiş ve O da, bir yuvarlak tepsi içine koyarak içeriye girip, disipline uygun bir hareketle, Şerifin küçük oğluna verdi. O’nun tarafından okunduktan sonra o da abisine uzattı ve o da okuyup hiçbir şey demeden sessizce ikisi birden odayı terk ettiler. Diğer subaylar merakla, bölük eminine telgrafın içeriğini sordular ve onlara dayım bulunan bölük emini, içeriğini anlattı. Osmanlı subayları telaşla kalkıp, bu olaydan sonra ciddi olayların olabileceğini düşünerek, hemen tedbirler almaya başladılar. Osmanlı subayları bulunan Şerifin oğulları, Arap askerlerini Osmanlı askerlerinden ayırıp ayrı bir strateji izleyerek, Osmanlı askerlerini muhasara etti. Arap askerleri bir tek dahi silah atmadan günlerce, Osmanlı askerlerinin teslim olmalarını bekledi. Bizimkiler teslim olmamak için direndiler ama, açlığa dayanamayıp, günler sonra teslim oldular. Arap askerleri, bizim askerlerimizi çölden geçirip Süveyşi geçtikten sonra Mısır’da İngiliz askerlerine teslim etti. İngilizler bizim askerleri güya arındırmak için su havuzlarında yıkadılar. Ama o suyun içinde vücudu hastalandıran ve gözleri kör eden mikroplar ve asit kalıntıları vardı. Pek çok askerimiz oracıkta öldü ve bir kısmı da sakat kaldı. İçlerinden çok azı kendini kurtarabilmişti. Onlardan birisi de dayım Ali Çelik idi. Bir müddet esaretten sonra İstanbul’a gönderildi ve oradan memlekete geldi. Kendisi tarafından bizzat yaşanan bu olay, çok yönlü bir değerlendirilmeye tabi tutulmalıydı.  Tarihi bizzat yaşayanların anlatımına göre,  Şerif Hüseyin’in isyan gerekçeleri arasında bu olay da ciddi bir etken olarak ortada bulunmaktaydı.

   Tarihi olaylar, önyargılardan uzak ve tarafsız bir biçimde ve ders alınmayı temin etme amacıyla incelenmeli idi. Dayımdan sıkça duyduğum bu olayı, konferans sonrası sevgili Arabacı’ya anlattığımda, hiç rastlamadığını, araştırmaya değer bulduğunu bildirerek, araştırma yapmaya çalışacağını bildirdi.

   Bu vesileyle, bu tarihi olayı incelenmek üzere, tarihin önüne koyma görevimizi yerine getirmek için, huzurlarınıza bir kere daha arz ediyoruz.

Saygılarımızla!..

Bu yazı toplam 548 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş