1. YAZARLAR

  2. Seyit Araboğlu

  3. SURİYELİ VATANDAŞLARIMIZ HAYIRLI OLSUN
Seyit Araboğlu / Köşe Yazarı

SURİYELİ VATANDAŞLARIMIZ HAYIRLI OLSUN

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın birkaç ay önce bir televizyon kanalında canlı

yayınlanan “gençlerle baş başa” programında Suriyeli bir üniversite öğrencisi vatandaşlık

konusunu sormuştu. Erdoğan, “mülteciler içinde çok kalifiye insanlar var. Onları vatandaşlığa

alacağız” demişti. Bugünkü kıyamet o zaman kopmamıştı ancak Erdoğan Kilis’e gidip

mültecilere yönelik konuşurken “Suriyeliler’i vatandaşlığa alacağız” diyerek bir genelleme

yapınca ortalık karıştı. Önemli bir gündem belirleme ve takip etme mecrası olan sosyal medyada çok ani bir refleks oluştu. 5 yıldır Suriyeliler ile birlikte yaşayan Türk halkı bir anda Suriyeli düşmanı oluverdi. “Bunlar ülkesine ihanet edip kaçmış. Bize ne faydası olacak. Bedava yaşıyorlar. Nankörler. Bizim esnafımızı dövüyorlar. Suriyeliler ile aynı statüde görmek istemiyoruz” gibi sert yorumlar yapıldı. İlginç olan; birçok bugüne kadar Erdoğan’ın ağzından çıkan her sözü emir telakki eden ya da “bir bildiği vardır” diyen, her seçimde koşulsuz destekleyen Ak Partililer de bu açıklamaya tepki gösteriyordu. Onlar da, “tamam savaştan kaçtılar. Kucak açtık ama savaş bitince gitsinler. Burada kalmasınlar” diyordu.

 

Benim fikrim ise şu: Türkiye’de üç milyon Suriyeli var. Bunların çoğu iyi insanlar. Dilencilik

yapan, suça karışanların sayısı yüzde 5’i geçmez. Duyduğumuz kadarıyla özellikle imalat sanayinde ucuz iş gücü olarak kullanıldıkları için ekonomiye katkı da sağlıyorlar. Üniversite

mezunu, iyi eğitim almış, uzmanlık alanları olanların çoğu Avrupa’ya kaçsa da Türkiye’de de

hala kalifiye insanlar var. Türkiye’ye katkı sağlayacak bu eğitimle kesim vatandaşlığa alınabilir. Ancak tamamının bir anda alınması son derece sarsıcı olacak gibi görünüyor.

 

Halkın tamamı buna destek verse bile bu kadar büyük bir nüfusu adapte etmek, dil öğretmek,

iş ve alt yapı imkanı oluşturmak boyumuzu aşıyor. Diğer taraftan vatandaş olurlarsa sosyal

güvenlik primlerini yatırıp hastanelerden bedava yani Türk halkının vergileriyle faydalanmaları sorunu sona erecek. Bu bir avantaj ama tüm Suriyeliler’in vatandaşlığa alınması halkta oluşan öfkeye bakıldığında sosyal yaralar açacağa benziyor.

Ortadaki realite ise şu: 6 ay önce “biz enayi miyiz? Bu kadar mülteciye neden bakıyoruz.

Açarız kapıları giderler Avrupa’ya” diyen Erdoğan’ın gelen tepkilere rağmen hiç yumuşama

göstermeden “kardeşlerimizi alacağız” demesi bu işin bittiğini gösteriyor. Yüz ifadesinden,

konuşmasının tonundan kararlılığını çok belli ediyordu “Bizi seçtiyseniz, aldığımız karara

katlanacaksınız” demektir bu. Bu açıklamaların Rusya ile anlaşmadan sonra gelmesi de manidar. Vatandaşlık kararında başka etkenler, gizli anlaşmalar da etkili olabilir. Önümüzdeki dönemde PYD’nin ABD ile yaptığı flörtün önünü kesmek için Beşşar Esad’a “ne halin varsa gör” denilebilir. Suriye’de olası bir parçalanmada Türk vatandaşı olan Suriyeliler’in koz olarak kullanılması da söz konusu. Sonuç olarak yeni vatandaşlarımız hayırlı olsun. Bakalım siyasi ve toplumsal sonuçları nasıl olacak?

Bu yazı toplam 748 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
ABK Grup
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.