1. YAZARLAR

  2. Arif AYTÜRK

  3. TÜRK ORDUSUNUN İTİBAR KAYBINA İZİN VERİLMEMELİDİR
Arif AYTÜRK / Köşe yazarı

TÜRK ORDUSUNUN İTİBAR KAYBINA İZİN VERİLMEMELİDİR

Bakın 2007 yılında Ordumuz üzerine yazdığım bir yazıda nelere dikkat çekmişim. Türk Ordu'sunun hedefe konulduğunu,millet ile Ordu'nun arasının açılmak istendiğini yazmışım.

 

Bu gün geriye baktığımızda ne yazık ki, Türk ordusunun erezyona uğratıldığını, bölgede korkulacak bir güç olmaktan çıkarıldığını görmekteyiz. Bu kapsamda hükümetimiz, orduya sızan fetocuları ayıklayacağım derken Orduyu tasfiyeye kalkışıyor. Bu oldukça yanlış, geri dönülemeyecek bir hatadır.

 

Şimdi 2007 yılındaki yazımı sizlerle paylaşıyorum.

 

"Ordu-millet üzerine


Ülkemiz, çok önemli bir coğrafik ve stratejik konum üzerinde yer almaktadır. Tarih boyunca birçok savaşa tanıklık etmiş Anadolu Yarımada’sı, geçmişte olduğu gibi bu gün de hiç huzura kavuşamamıştır. Bu güzel ülke Ortadoğu ile Balkanlar arasında etrafı ateş çemberi ile çevrili bir coğrafyada yer almaktadır.


Böyle bir yerde, milletin huzur içinde yaşayabilmesi, dostlarına güven veren düşmanlarını ise caydıran güçlü bir ORDU’ nun mevcudiyetine bağlıdır. Ordumuzun bu niteliklere sahip olmasından en çok memnun olacak tarafın Türk Milleti olması gerekir.


Türk Ordusu’nu Türk Milleti’nden ayrı düşünmek de mümkün değildir.Zira, bu ordu Türk Milleti’nin fertlerinden oluşmaktadır.


Ancak son yıllarda,Ordu ile Millet’in arasının bozulmaya çalışıldığı,bu hususta çeşitli sanal gerekçelerin kullanıldığı açıkça görülmektedir.Örneğin,Ordu’nun İslam Dininin karşısındaymış gibi bir izlenim yayılmaya çalışılmakta, böylelikle Müslüman Türk Milleti’nin Orduyla arasının bozulması,hiç değilse soğuk bakması temine çalışılmaktadır. Ülkesi uğrunda yüz binlerce şehit vererek,kutsal vatan toprağını düşman elinden kurtaran, böylece Müslüman Türk Milletinin rahatça ibadetini yapmasını sağlayan Ordu’muz değil midir?


Bu gün,yapılan anketlere göre, milletin,en güvenilir kuruluşların başında hâlâ Ordu’yu görmesi, Ordu’nun gücünden ve milletle ilişkisinden ürken iç ve dış unsurların, boş durmayacağının ve türlü bozguncu senaryoları sahneye koyacakların işaretini vermektedir. Nitekim Amerikan Vakıf-Derneklerince milyonlarca dolar harcanarak, ülkemizde kurulan (kurdurulan) birçok sivil toplum örgütü, insan hakları, demokratikleşme, belediyelere otonomi,adem-i merkeziyetçilik,etnik kimliklerin kendi dillerinde eğitim yapması...v.b.halka şirin gelen enstrümanları da kullanarak, Türkiye’de merkezi devletin egemenliğini gevşetmek,iç dayanışmanın önünü tıkamak,halkın kopmaz bir bütün oluşturmasını engellemek,türlü oyunların karşısında tek engel olarak görülen ve Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkan ulusal ordu ile halkın arasını açmayı amaçlamaktadır. Bu günlerde gündemi meşgul eden, AB Eşbaşkanı Joost Lagendijk’in Türk Ordusu ile PKK hakkında yaptığı açıklama boşuna mıdır? Bağımsız bir Devletin Ordusu hakkında böyle bir beyanı, başka bir devletin yetkilisi nasıl yapabiliyor? Askeri yıpratmayı hedef alan son günlerdeki “derin devlet” senaryolarını kim,niçin yayıyor?

 
Halen bölgede caydırıcı bir güç olarak mevcudiyetini koruyan Türk Ordusu’nusun,türlü senaryolarla zayıflatılmasından, halkla arasının bozulmasından kimlerin menfaati olabilir? Her halde Türk Milleti’nin menfaati olmayacaktır.


Halkımızın uyanık olması, Ordusuna sahip çıkması, bu senaryoların,güzel ülkemizde emelleri olan düşmanlarımızca uydurulmuş bir psikolojik savaş unsuru olduğunu gözden uzak tutmaması gerekir."

.

Bu yazı toplam 532 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş