1. YAZARLAR

  2. Bahri Kılınçel

  3. ÜLKEMİZDE EĞİTİM SENDİKALARININ SEFALETİ
Bahri Kılınçel / Köşe Yazarı

ÜLKEMİZDE EĞİTİM SENDİKALARININ SEFALETİ

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı, “Eğitim sistemimiz John Dewey’in raporları doğrultusunda inşa edildi. Bunun eğitim sistemimize verdiği hasarı bugün daha net görüyoruz. John Dewey’nin fikir babası olduğu bir eğitim sistemi ne kadar yerli olabilir. Küresel sistem, geliştirmiş olduğu bu eğitim sistemiyle bireyleri ve toplumları kendi ülkesine davet etmeden de, onları yerinde biçimleme imkânına sahip olmaktadır. Hâkim olan eğitim anlayışı ve eğitim sistemiyle yerel kimliklere karşı küresel kimlikler oluşuyor ve bunun sonucu olarak ülkeler kendi kültürüne, değerlerine ve vatandaşına hâkim olamayabiliyorlar.”

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum “Yaklaşık 100 yıl boyunca bu ülkenin özellikle de eğitim alanında sirayet etmiş Kemalist ruhu, Kemalist ideolojiyi müfredatımızdan ciddi bir şekilde arındırıp medeniyet değerlerini içselleştirmiş bir müfredatı bu ülkenin en büyük sivil toplum teşkilatı olarak ortaya koymamız gerekiyor. Bakanlık ve siyaset üzerinde ciddi bir baskı unsuru olarak da bunu takip edip üzerimize düşeni yapmamız gerekiyor ve inşallah içimize yolculuk konusunda da ulaşabileceğimiz bütün alanlara ulaşıp bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”

Eğitim- Bir- Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum “2010 yılında yapılan 18. Millî Eğitim Şûrası’nda sendikamızın teklifleri doğrultusunda yeni eğitim sistemine geçiş istikametinde önemli açılımlar oldu. Milli Güvenlik Dersi’nin ve ‘Andımız’ uygulamasının kaldırılması, sistemi daha sivil bir düzlemde restore etme iradesinin hayata geçmesiydi. Kur’an-ı Kerim, Siyer ve Temel Dini Bilgiler derslerinin müfredata girmesi gibi önemli kararlar, müfredatın millî,   manevî    evrilmesinde   önemli aşamalardır.”

Yukarıda  eğitim   sendikamızın açıklamalarına  baktığımızda    milli güvenlik dersini   kaldırmakla   sivil  bir sisteme geçileceğini  iddia  edilmektedir.  Yıllardır   Türk çocuklarının   okul bahçelerinde   gazi  Mustafa kemalin karşısında     göğüslerini  kabartarak  söylediği  andımız    söyleminin  kaldırılması   eğitim sistemini     restore   edecekmiş .  vay halimize.

Geçmişte   andımız  söylenmesinden   şikayet edenler   ülkedeki farklı etnik  grup  savunucuları  olduğunu biliyoruz.  Bunlar  andımızdaki  Türk kelimesinden rahatsız olanlardır. Görünen gerçek ise   kendi siyasi anlayışlarından olmayan   tüm okul müdürlerini  görevden alan , eğitimde  deneyim , liyakat,başarıdan  çok ilahiyat kökenlilerin   tek liyakat olarak görüldüğü   atamaların  yapılmasına  önayak olanların   Türk milli eğitim  sisteminde  restore  yapmaları    sadece  ve sadece  iktidar olma süreleriyle  doğru orantılıdır.

Bu gün ülkede    üniversitelerin ,  bilim   insanlarımızın,  eğitimdeki kazanımlarının   kaynağı  bu gün beğenmedikleri    gazi Mustafa kemal, hasan ali yücel, İsmail hakkı Tonguç  gibi  eğitim  çınarlarının   koydukları  tuğlalarla  örülmüştür.   Dünyada    hiçbir   ülke   eğitimi dinselleştirmekle   çağdaş   seviyeye  ulaşmamıştır.   İnancımız    bizim   özümüzdür. Çocuklarımızın   dini   öğrenmesine kimse karşı değildir. Ancak  eğitim   bilim,  ilim, bilgi, üretim, çağdaş  dünyanın değerlerine  uyma, sanatta  başarı  getirecek şekilde   restore edilmelidir.  Kimse   arka   plandaki  Atatürk  düşmanlığını   bazı kelimelerle   kamufle etmesin.

Bu yazı toplam 332 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş