1. YAZARLAR

  2. Ömer Faruk Apaydın

  3. ÜSLÛBU BEYAN
Ömer Faruk Apaydın / Köşe Yazarı

ÜSLÛBU BEYAN

Birgün Rasûl-i Ekrem (s.a.v) devesinin üzerinde, arkadaşları da O’nun önünde gidiyorlardı. Muâz bin Cebel (r):
“–Ey Allâh’ın Elçisi! Siz’i rahatsız etmeyeceksem, yanınıza yaklaşmama izin verir misiniz?” diye sordu. Peygamber Efendimiz izin verince Hazret-i Muâz:
“–Canım Sana fedâ olsun, yâ Rasûlallah! Cenâb-ı Mevlâ’dan niyâzım, bizim emânetimizi Sen’den önce almasıdır. Allah göstermesin ama, Sen bizden önce vefât edersen, Sen’den sonra hangi ibâdetleri yapalım?” diye sordu. Hazret-i Peygamber bu soruya cevap vermedi. Bunun üzerine Muâz:
“–Allah yolunda cihâd mı edelim?” diye sordu. Peygamber Efendimiz:
“–Allah yolunda cihâd güzel şeydir; ama insanlar için bundan daha hayırlısı vardır.” buyurdu.
“–Yâni oruç tutmak, zekât vermek mi?”
“–Oruç tutmak, zekât vermek de güzeldir.”
Muâz (r); Bu minvâl üzere insanoğlunun yaptığı bütün iyilikleri sayıp döktü. Rasûl-i Ekrem (s.a.v) her defâsında:
“–İnsanlar için bundan daha hayırlısı vardır.” buyuruyordu. Hazret-i Muâz:
“–Anam, babam Sana kurban olsun, insanlar için bunlardan daha hayırlı olan nedir?” diye sorunca Peygamber Efendimiz ağzını gösterdi ve:
“–Hayır konuşmayacaksa susmak.” buyurdu.
Muâz (r);“–Konuştuklarımızdan dolayı hesâba mı çekileceğiz?” diye sordu. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v), Muâz’ın dizine hafifçe vurarak ona şunları söyledi:
“–Allah hayrını versin ey Muâz! İnsanları yüzüstü cehenneme sürükleyen, dillerinin söylediğinden başka nedir ki? Kim Allâh’a ve âhiret gününe inanıyorsa, ya hayırlı söz söylesin veya sussun, zararlı söz söylemesin! Sizler hayırlı söz söyleyerek kazançlı çıkınız; zararlı söz söylemeyerek rahat ve huzûra kavuşunuz.” (Hâkim, IV, 319/7774)
★ ★ ★ ★ ★
Demek ki dilden çıkan önemli…
    Âlemlere rahmet Efendimiz ne kadar güzel ve net açıklamış değil mi?
    Konuşma tarzımız, yanı üslûbumuz ve konuştuklarımız, bizim hayat tarzımızı belirliyor? Ne konuştuğumuzun nasıl konuştuğumuzun kime konuştuğumuzun farkında olmak bir Müslüman olarak önem arz ediyor.
    Söz ağızdan çıktıktan sonra artık geri dönmesi mümkün olan bir şey değil. Dolayısıyla dikkatli konuşmak çok önemli, ama daha da önemli olan, konuşmam ve üslûbum Müslüman’a yakışır bir şekilde mi, benim bu konuşma mı Hz. Peygamber (s.a.v) duysa beğenir miydi? Diye düşünerek ona göre konuşmak.
    Mesela müstehcen şeyler çıkıyor mu Ağzımızdan? Konuşurken Edebe ters gelen şeyler söylüyor muyuz? Eğer çıkıyorsa şu Hadis-i Şerifi çokça okumamız lazım; “Müstehcen konuşmak, münâfıklıktan bir bölümdür.” (Tirmizî, Kitâbu’l-Birr ve’s-Sıla, 80)
    Mesela insanları kandırmak için ya da onları bizim doğru olduğuna inandığımız bir şeye ikna etmek için sözü gereğinden fazla allayıp pullayarak mı konuşuyoruz? O zaman da şu Hadis-i Şerifi çokça okumamız lazım; Kim, insanların kalbini çelmek için kelâmın (şatafatlı) kullanılışını öğrenir, (insanları bıktırırcasına) sözü gereğinden fazla uzatırsa, Allah kıyâmet günü ondan ne farz ne nâfile hiçbir ibâdetini kabûl etmez!” (Ebû Dâvûd, Edeb, 86)
    Konu uzun inşallah haftaya devam edelim. Selam ve hürmetlerimle

 

Bu yazı toplam 422 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer YazılarıTümü
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş