1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yatay yapılaşmayla yeni yaşam alanları
Gündem Haberleri

GÜNDEM

Yatay yapılaşmayla yeni yaşam alanları

Yatay yapılaşmayla yeni yaşam alanları

İnşaat Mühendisleri Konya Şubesi Başkanı İbrahim Hakkı Erkan, Konya için kentsel dönüşümün önemine değindi. Görsel kirliliğin ortadan kalkacağını söyleyen Erkan, şehrin yatay yapılaşması gerektiğini ve yaşam alanlarının oluşturulmasını vurguladı

Konya’da gerçekleştirilen kentsel dönüşümü değerlendiren İnşaat Mühendisleri Konya Şubesi Başkanı İbrahim Hakkı Erkan, eski yapıların ekonomik ömrünü tamamladıktan sonra yıkılıp yeniden yapılması gerektiğini söyledi. Erkan, Konya’da yapılan kentsel dönüşümle görsel kirliliğin önüne geçmek ve deprem riskine dayanıklı binaların yapılmasının amaçlandığını kaydetti. Bu doğrultuda şehir merkezinde kalan Şükran Mahallesi’ndeki çalışmalara değinen Erkan, “Şükran Mahallesi’nde binalar yıkılmaya başladı. O bölge ekonomik ömrünü tamamlamış yığma binalardan oluşuyor. Bu konuda belediyelerimizin yanındayız. Konya’nın kötü görüntüden kurtarılmasını istiyoruz. Bunu yaparken de insanların rahat yaşayabileceği alanlar oluşturulmalı. Şehir plancıları tarafından buralara eğitim, çarşı, ticari, sağlık, ibadet kısmı oluşturulacaktır. Bunlar yapılmazsa eksik olur ve biz bunun karşısında dururuz” dedi.

ERKAN, YATAY YAPILAŞMANIN GEREKLİLİĞİNE VURGU YAPTI

Erkan, kentsel dönüşüm yaparken bunun rantsal dönüşüme dönüştürülmemesi konusunda uyarılarda bulundu. Konya’da yatay yapılaşmanın gerekliliğine dikkat çeken Erkan, “Cumhurbaşkanımız da Konya için yüksek yapılara kızmıştı. Bizde yatay yapılaşmadan yanayız. İnsanlar bu şekilde daha çok rahat eder. Çünkü Konya’da altyapı sorunu var. Örneğin bir mahallede 50 yapı varsa yıkılarak bu alanın yarısına 500 dairelik alanlar yapılıyor. Bu da kanalizasyon, trafik yoğunluğu gibi sorunlara neden oluyor. Konya’da tek merkezlilikten kaçınılmalı ve 3-4 merkez oluşturulmalı. İnsanlar şehir merkezine alışveriş için değil sadece gezmek için gelmeli. Konya geniş alanlara sahip ve binalarımızı yatay yapmalıyız” diye konuştu. Kent silüetinin de bozulmaması gerektiğini vurgulayan Erkan, “Geçmişimizi yansıtacak, kent kültürünü yansıtacak yapılar olmalı ve yüksek katlı binalar oluşturulmamalı. Halkın sosyal ve kültürel düzeyine göre kentsel dönüşüm yapılmalı ve sosyal dokuyu mutlaka korumalıyız” ifadelerini kullandı.

“EN BÜYÜK SIKINTI İHALE SÜRECİNDE YAŞANIYOR”

Yüz yıllar önceki yapılarla günümüzdeki eserleri de karşılaştıran Erkan, zihniyet farkına değindi. Erkan, “Biz işi ehline vermiyoruz. Sıvacı, sıvacı değil. Müteahhit, müteahhit değil. Hiç kimse işinin hakkını vererek çalışmıyor. Bunları üst üste koyunca bu yapılar ortaya çıkıyor. Tamamen ticari ve günlük düşünüyoruz. En büyük sıkıntıyı ise ihale sürecinde yaşıyoruz. İhale yapılır ve bina geçici kabulünden kesin kabulüne kadar 3 tadilat geçirir. Bu, işi yapan adamın işi sahiplenmemesi, hakka hukuka dikkat etmemesinden kaynaklanıyor. Mimar Sinan’ın yaptığı eserler günümüzde yaşarken bu teknolojiyi kullanarak daha ileride olmamız gerekirken bunun tam tersi oluyor. Bizim bina yaparken hesaplarımızda, malzemelerimizde, yönetmeliklerimizde bir sıkıntımız yok. Tek sıkıntımız bu binayı yaparken ürünleri bir araya getirecek müteahhit konusunda sıkıntımız var. Projeleri yerinde yaparken uygulamaya koyamıyoruz. Eski zihniyete dönmedikten sonra bu böyle devam eder” değerlendirmesinde bulundu.

DEPREM YÖNETMENLİĞİNDE YAPI DENETİM SORUNU

Yapı denetim alanında yaşanan sorunları da aktaran Erkan, 1998’deki deprem yönetmeliğinin dönüm noktası olduğunu kaydetti. Yapı Denetim Kanununun uygulanmaya başlandığını hatırlatan Erkan, “Denetleme işlemi özel firmalar devredildi. 40-50 arsında Konya’da yapı denetim firması var. Kanunun çıkış amacı güzel ama suistimal edildi. 2011’e kadar revize edilmedi. Yapı denetimcilerin sıkıntısı aldıkları bedellerin az olması ve müteahhitlerle bire bir ilişkisi olmasıdır. Bu bedellerin artırılması ve yapı denetimcilerin müteahhidini kendisinin seçmesini engellersek olumlu bir adım atmış oluruz” görüşlerine yer verdi. Erkan, sözlerini şu şekilde tamamladı: “Mühendisler binayı hafif şiddetli depremlerde hiç hasar almayacak, orta şiddetli de onarılabilir hasar alacak, şiddetli depremlerde ise bina hasar alacak ve biz içinden sağ çıkacağımız şekilde yapar. Yapılan binalar estetik, ekonomik ve ergonomik olacak. Bu mühendisliğin 3E kuralıdır. Ancak, hastane, baraj, askeri, eğitim, sağlık, enerji alanlarındaki yapılar hiç hasar almayacak şekilde yapılır” (İlyas Şen)

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Gündem Kategorisinden Son Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Anadolu'da Bugün | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
© Copyright 2017 İDEA GROUP İletişim ve Reklam Hizmetleri San. Tic. A.Ş