Necmettin Erbakan Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen VI. Uluslararası Projeden Uygulamaya Eğitim Sempozyumu başladı. Türkiye’nin yanı sıra 5 farklı ülkeden 208 bildiri başvurusunun yapıldığı sempozyumda, eğitimde yapay zekâ, uluslararası projeler, iyi uygulama örnekleri ve sürdürülebilirlik gibi başlıklar ele alınacak.
Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Yerleşkesi Erol Güngör Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyuma; Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mürsel Biçer, Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, çağrılı konuşmacı Igor Razbornik ile akademisyenler, eğitimciler ve proje bildirilerini sunacak katılımcılar katıldı.
208 bildiri başvurusu yapıldı
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, etkinliğin eğitimcilerin yeni öğrenme alanlarını keşfetmesi açısından önemli olduğunu belirtti.
Yiğit, ulusal ve uluslararası platformlarda gerçekleştirilen örnek projelerin paylaşılması ve yaygınlaştırılmasının akademisyen ve öğretmenlerin çalışmalarının daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Sempozyum kapsamında Erasmus+, TÜBİTAK, üniversite öğrenci projeleri, kalkınma ajansları ile kamu kurum ve kuruluşlarının desteklediği eğitim projeleri, öğretimde iyi örnekler, eğitimde yapay zekâ uygulamaları, eğitimde sürdürülebilirlik ve üniversite topluluk projeleri gibi başlıkların ele alındığını aktaran Yiğit, 24-26 Eylül 2026 tarihleri arasında yüz yüze ve çevrim içi gerçekleştirilecek sempozyuma Türkiye’nin yanı sıra 5 farklı ülkeden toplam 208 bildiri başvurusu yapıldığını, bunlardan 168’inin sunulmaya hak kazandığını söyledi.
“Öğretmen yetiştirmek bir medeniyet inşasıdır”
NEÜ Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mürsel Biçer ise sempozyumun Eğitim Fakültesi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen önemli bir buluşma olduğunu belirtti.
Eğitimin insanlığın en köklü güçlerinden biri olduğunu ifade eden Biçer, sempozyumda eğitim alanındaki güncel araştırmaların, iyi uygulama örneklerinin ve uluslararası projelerin çıktılarının paylaşılacağını söyledi.

Öğretmen yetiştirmenin yalnızca bir meslek edindirme süreci olmadığını vurgulayan Biçer, “Öğretmen yetiştirmek aynı zamanda bir medeniyet inşasıdır. Öğretmenler bir toplumun hafızası, vicdanı ve geleceğidir” dedi.
Biçer, Eğitim Fakültelerinin çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donanmış, eleştirel düşünebilen, kültürler arası iletişime açık ve etik değerlere bağlı öğretmenler yetiştirmesi gerektiğini ifade ederek sempozyumun bu hedeflere katkı sunacağını dile getirdi.
“Asıl mesele bilgiyi hayata taşımak”
Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş da farklı ülkelerden ve şehirlerden Konya’ya gelen katılımcılara “hoş geldiniz” diyerek sempozyumun eğitim camiasına katkı sağlamasını temenni etti.
Eğitimin yalnızca bilgi aktarmaktan ibaret olmadığını belirten Uzbaş, “Asıl mesele bilgiyi hayata taşımak, yeni fikirler üretmek ve ortaya çıkan birikimi toplumsal bir faydaya dönüştürmektir. Bu sempozyumu kıymetli kılan da tam olarak bu anlayış” ifadelerini kullandı.
Uzbaş, bu yıl 208 bildiri başvurusu yapılmasının ve 168 bildirinin sunulmaya hak kazanmasının sempozyuma gösterilen ilgiyi ortaya koyduğunu belirtti.
Konya Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerin eğitimini, gelişimini ve üretim gücünü önemsediklerini dile getiren Uzbaş, Bilgehaneler, gençlik merkezleri ve Kapsül Teknoloji Platformu gibi çalışmalarla gençlerin yeteneklerini geliştirmelerine destek verdiklerini söyledi.

“Yapay zekâyı nasıl kullanacağımızı konuşacağız”
Sempozyumun çağrılı konuşmacılarından proje yöneticisi, eğitmen ve girişimci Igor Razbornik ise konuşmasında yapay zekâ ve düşünce sistemleri üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Razbornik, yapay zekâya yalnızca bilgi veren değil, yapay zekânın nasıl daha etkili kullanılabileceğini sorgulayan bir yaklaşım geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Farklı üniversitelerde öğrencilerin yapay zekâ kullanımına ilişkin yaptığı çalışmalardan söz eden Razbornik, öğrencilerin yapay zekâyı çoğunlukla sorularına doğrudan cevap almak amacıyla kullandığını belirtti.
Yapay zekânın yalnızca bir “cevap verme aracı” olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Razbornik, “Asıl soru, yapay zekânın bu işi nasıl yaptığı. Yapay zekâ gereksiz çabayı azaltarak bizi sonuca götürmeli” ifadelerini kullandı.