Konya Ticaret Odası (KTO) Temmuz Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, reel sektörün içinde bulunduğu zorlu koşullara dikkat çekerek, tüccar, sanayici ve esnafın faaliyetlerini sürdürebilmesinin ekonomik başarı açısından önemli olduğunu vurguladı.
Başkan Öztürk, KTO'nun 70 Meslek Komitesinin tamamıyla gerçekleştirilen istişare toplantılarında üyelerden gelen görüş ve talepler doğrultusunda iş dünyasının mevcut durumunu değerlendirdiklerini belirtti.
Ekonomi programına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Öztürk, "Üç yıldır uygulanan ekonomi programının başarısı, yalnızca enflasyon rakamlarının gerilemesiyle değil; tüccarımızın, sanayicimizin ve esnafımızın faaliyetlerini sürdürebilmesiyle birlikte değerlendirilmelidir." ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'DE İLK VE TEK ÇALIŞMA"
Oda yönetimi olarak üyelerle sürekli iletişim halinde olduklarını ve güçlü bir istişare kültürüne önem verdiklerini belirten Öztürk, Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları kapsamında 48 toplantıda 70 meslek komitesinin tamamıyla bir araya geldiklerini söyledi.
Bu sürecin sektörlerin sorunlarını doğrudan üyelerden dinlemek açısından önemli olduğunu ifade eden Öztürk, Türkiye'deki odalar arasında bu ölçekte, tüm meslek komitelerini ve özel sektörün tamamını kapsayan geniş kapsamlı istişare zincirinin yalnızca KTO tarafından gerçekleştirildiğini kaydetti.
Yaklaşık 30 bin üyenin tamamıyla temas kurduklarını belirten Öztürk, sektörlerin sorunlarını masa başı verilerle değil, ticaretin ve üretimin içindeki üyelerin gerçek deneyimleriyle değerlendirdiklerini dile getirdi.

"REEL SEKTÖR NEFES ALMAKTA ZORLANIYOR"
İstişare toplantılarında iş dünyasının son derece zorlu bir süreçten geçtiği yönünde ortak görüşlerin öne çıktığını aktaran KTO Başkanı Selçuk Öztürk, reel sektörün finansmana erişimde ciddi sıkıntılar yaşadığını söyledi.
Dezenflasyon sürecinin beklenenden uzun sürmesi, yüksek faiz oranları ve kredi imkanlarının daralmasının işletmeler üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Öztürk, birçok firma için finansmana ulaşmanın neredeyse imkânsız hale geldiğini ifade etti.
Öztürk, "Krediye ulaşabilen işletmelerimiz ise yüksek maliyetler nedeniyle bu kaynakları kullanmakta tereddüt etmektedir. İşletme sermayesi ihtiyacının arttığı, vadelerin uzadığı ve tahsilatların zorlaştığı bir ortamda firmalarımız nakit akışlarını yönetmekte ciddi güçlük yaşamaktadır." dedi.

"REEL SEKTÖRÜN ÜRETİM KAPASİTESİ KORUNMALI"
Üretim maliyetlerindeki artışa da dikkat çeken Öztürk, ham madde, ara malı ve işçilik giderlerindeki yükselişin firmaların kârlılığını ve yatırım gücünü olumsuz etkilediğini belirtti.
Döviz kuru ile maliyetler arasındaki dengesizliğin ihracatçıların rekabet gücünü zorladığını ifade eden Öztürk, mevcut şartların uzun süre devam etmesi halinde üretimin daralabileceğini, yatırımların ertelenebileceğini ve istihdamın zarar görebileceğini söyledi.
Enflasyonla mücadelenin önemine dikkat çeken Öztürk, bu süreçte reel sektörün üretim kapasitesinin de korunması gerektiğini vurguladı.
Öztürk, "Ekonomiyi ayakta tutan reel sektör gücünü kaybettiğinde, fiyat istikrarının sağlanması ve kalıcı hale gelmesi mümkün değildir. Üç yıldır uygulanan ekonomi programının başarısı, yalnızca enflasyon rakamlarının gerilemesiyle değil; tüccarımızın, sanayicimizin ve esnafımızın faaliyetlerini sürdürebilmesiyle birlikte değerlendirilmelidir." diye konuştu.