Yılın ilk yarısı tamamlanırken, ABD Merkez Bankası'nın şahin para politikası duruşu ve tahvil getirilerindeki tırmanış kıymetli metalleri köşeye sıkıştırdı. Küresel makroekonomik veriler doğrultusunda, ABD vadeli işlemleri (Haziran teslimatlı) günü yüzde 1 düşüşle 4.511,20 dolardan tamamladı. Finans analistleri, Brent petrol fiyatlarındaki yükselişin enerji kaynaklı enflasyon endişelerini diri tuttuğunu, bunun da merkez bankalarının faiz indirimi alanını tamamen daralttığını belirtiyor. Yaşanan bu finansal sarsıntı, altın dışındaki diğer değerli metalleri de girdabın içine çekti .
Küresel para piyasalarında yaşanan bu sert geri çekilmenin arkasındaki teknik dinamikleri analiz eden Marex Kıdemli Analisti Edward Meir, reel faiz oranlarındaki tırmanışa dikkat çekti. Meir, dünya genelinde faizlerin yüksek kalmasının faiz getirisi sunmayan bir yatırım aracı olan altını elde tutmanın fırsat maliyetini maksimum seviyeye çıkardığını vurguladı.
ABD 10 yıllık Hazine tahvili faizlerinin son bir yılın en yüksek seviyelerine yakın seyretmesi, kurumsal fonların emtiadan çıkıp tahvile kaymasına yol açtı. Aynı zamanda değer kazanan dolar endeksi (DXY), ons altını diğer para birimlerine sahip uluslararası yatırımcılar için çok daha pahalı hale getirerek talebi bıçak gibi kesti.
Kısa vadeli bu zorlu zemine rağmen uzun vadeli makro vizyonunu koruyan Saxo Bank Emtia Stratejisi Başkanı Ole Hansen ise yatırımcılara panik yapmama çağrısında bulundu. Hansen, piyasadaki güncel durumu şu sözlerle özetledi:
"Altın için uzun vadeli yapısal yatırım gerekçesi büyük ölçüde sağlam kalmaya devam ediyor. Ancak kabul etmek gerekir ki, kısa vadeli makroekonomik gelişmeler fiyatlar için şu an zorlu ve baskıcı bir zemin oluşturdu. Enerji maliyetleriyle ilgili acil küresel baskılar hafiflemeye başladığında, merkez bankalarının fiziki stok toplama talebi daha baskın bir itici güç olarak yeniden sahneye çıkacaktır."
Altın piyasasında yaşanan bu aşağı yönlü sert trend, emtia borsasındaki diğer değerli metallere de doğrudan sıçradı. Son haftalarda gümüş, platin ve paladyum fiyatlarında da önemli kayıplar kayıtlara geçti.
Ancak küresel yatırım bankası JP Morgan, pazar günü yayımladığı stratejik emtia raporunda uzun vadeli iyimser beklentilerini koruduğunu ilan etti. Bankanın yayımladığı resmi projeksiyona göre, 2026 yılının dördüncü çeyreğinde platinin ons başına 2.400 dolar, paladyumun ise 1.600 dolar seviyesine ulaşarak tarihi bir ralli yapacağı tahmin ediliyor.