Uluslararası finans sisteminde rezerv çeşitlendirme eğiliminin hız kazanması, değerli metaller piyasasını yapısal bir boğa döngüsüne taşıyor.
Goldman Sachs Araştırma Kıdemli Emtia Analisti Lina Thomas ile Küresel Emtia Araştırmaları Eş Başkanı Daan Struyven tarafından hazırlanan raporda; merkez bankalarının jeopolitik ve finansal risklere karşı altına yönelmesinin uzun yıllara yayılan kalıcı bir stratejiye dönüştüğü vurgulandı.
G7 ülkelerinin 2022 yılında Rusya Merkez Bankası'nın Avrupa'daki varlıklarını dondurması sonrasında rezerv güvenliği endişelerinin tırmandığına dikkat çeken analistler, altının dondurulamaz fiziksel niteliğiyle öne çıktığını belirtti.
Banka projeksiyonlarına göre merkez bankaları, 2026 yılı boyunca aylık ortalama 50 ton altın satın alacak. Bu rakam, 2022 öncesinde kaydedilen aylık 17 tonluk tarihsel ortalamanın yaklaşık üç katına işaret ediyor.
Mayıs ayında 66 ton olarak gerçekleşen resmi net alımların, mevsimsellikten arındırılmış üç aylık bazda haziranda 100 tona ulaştığı ve en büyük kurumsal alıcının Çin Merkez Bankası (PBoC) olduğu açıklandı.
Ons altının dip seviyelerden başlattığı ralliyi besleyen ikinci kritik dinamik ise ABD para politikasındaki yön değişimi oldu.
Fed'in 2026 yılı içinde politika faizini artıracağına yönelik piyasa beklentilerinin neredeyse tamamen ortadan kalkması, tahvil getirileri karşısında getiri sağlamayan bir varlık olan altının cazibesini yeniden yukarı çekti. ABD'de ılımlı seyreden enflasyon patikası Fed'e faizleri sabit tutma alanı tanırken, faiz baskısının hafiflemesi fonların altına girişini kolaylaştırıyor.
Analistler, özel portföylerdeki altın ağırlığının tarihsel olarak halen düşük seviyelerde bulunduğunu ifade ederek; Orta Doğu'daki gerilimler ile Batılı hükümetlerin kamu borcu sürdürülebilirliğine dair artan endişelerin kurumsal fonları da güvenli limana yönelteceğini kaydetti.
Raporun dikkat çeken başlıklarından birini ise türev piyasalarda yükselen korunma (hedging) talebi oluşturdu.
Yatırımcıların kamu politikalarında yaşanabilecek olası makro değişikliklere karşı kendilerini korumak amacıyla altın alım (call) opsiyonlarına yönelmesi, piyasadaki oynaklığı iki yönlü olarak körüklüyor.
Altın fiyatı tırmandıkça kritik kullanım fiyatlarına yaklaşan opsiyon satıcıları, açıklarını kapatmak adına spot piyasadan altın satın alarak yükseliş dalgasını daha da hızlandırabiliyor. Fiyat geri çekilmelerinde ise pozisyon tasfiyeleri düşüşü derinleştirebiliyor.
Goldman Sachs'ın 4 bin 900 dolarlık temel yıl sonu tahmini türev kaynaklı bu ani talep sıçramalarını içermezken, analistler bu faktörün fiyatları 4 bin 900 doların dahi üzerine fırlatabilecek potansiyel bir kaldıraç unsuru olduğunu belirtiyor.