Küresel piyasalardaki jeopolitik riskler ve faiz patikasına ilişkin beklentilerle yönünü yukarı çeviren kıymetli metaller, iç piyasada tarihi zirveleri yeniledi. 24 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla gram altın, 4 aylık aranın ardından 7 bin TL seviyesinin üzerine yerleşti.
Son bir aylık dönemde ons altında 600 doları, gram altın tarafında ise 1.100 lirayı aşan sert bir toparlanma yaşandığını belirten Finans Analisti İslam Memiş, mevcut hareketliliğin bir ralli olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Yükselişin gerçek bir ralliye dönüşebilmesi için ocak ayında test edilen 8 bin 157 TL seviyesinin aşılması gerektiğini ifade eden Memiş, bu eşik geçilmeden kalıcı bir rekor dalgasından bahsedilemeyeceğini kaydetti.
Kapalıçarşı ve banka ekranları arasındaki fiyat makasında yaşanan köklü değişime değinen Memiş, fiziki külçe altın primlerinde dikkat çekici bir gerileme olduğunu aktardı.
Şubat ayında 1 kilogram fiziki altının 12 bin 500 dolar işçilik farkıyla satıldığını ve yurt dışından gelen yatırımcıların bu farkı ödemek zorunda kaldığını hatırlatan Memiş, ağustos ayı itibarıyla bu işçilik farkının eksi 950 dolara kadar indiğini belirtti. Türkiye'nin dünyada fiziki altının en ucuz temin edildiği ülke haline geldiğini söyleyen uzman, geçmişte kuyumcularda pahalı olan altının artık banka ekranlarına kıyasla serbest piyasada daha uygun fiyata bulunabildiğini dile getirdi.
7 bin TL üzerindeki fiyatlamaların ardından kısa vadeli kâr satışlarının kapıda olduğunu belirten İslam Memiş, özellikle altın borcu olan vatandaşları ve düğün hazırlığı yapanları uyardı.
Gelecek hafta piyasalarda teknik bir düzeltme beklediğini ifade eden Memiş, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Önümüzdeki hafta piyasalarda yeniden kâr satışlarının başlamasını bekliyoruz. Bu hareket gram altında 150 ila 200 liralık bir geri çekilme şeklinde görülebilir. 7.000 TL seviyesinin altındaki rakamlar, özellikle düğün yapacaklar ve altın borcu olanlar için son alım fırsatlarıdır. Ancak unutulmamalıdır ki bu düşüş sonsuza kadar sürmeyecek."