Yerel yönetimlerin gelir arayışları, sigorta sektöründe kapsamı giderek genişleyen yeni bir hukuki uyuşmazlığın fitilini ateşledi.
Dünya Gazetesi yazarı Zeki Gündüz’ün aktardığı bilgilere göre bir büyükşehir belediyesi, 2025 yılından itibaren kamu yapım ihaleleri kapsamında düzenlenen İnşaat Bütün Riskler (all risk) poliçelerinden Yangın Sigortası Vergisi tahsil etmeye başladı.
Belediye yönetimi; 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 40'ıncı maddesi uyarınca, all risk poliçelerinin yangın riskini de teminat altına aldığını ve poliçenin ticari adına değil, fiili içeriğine bakılarak alınan prim üzerinden yüzde 10 vergi ödenmesi gerektiğini savunuyor.
Sigorta şirketleri ise belediyelerin bu vergi talebinin mevzuata ve sigortacılık tekniğine aykırı olduğunu belirterek uygulamaya karşı çıkıyor.
Sektör temsilcilerinin itiraz gerekçeleri şu noktalarda toplanıyor:
Kanunun Konusu: Verginin konusunu yalnızca müstakil yangın sigortalarından tahsil edilen primler oluşturur.
Karma Poliçe Yapısı: All risk inşaat poliçelerinde yangın ana teminat değil, beklenmedik risk havuzunun parçası olan dolaylı bir teminattır.
Matrah Belirsizliği: Ek teminatlar için ayrı bir yangın primi hesaplama zorunluluğu bulunmadığı halde, tüm poliçe priminin vergi matrahı sayılması kanuna aykırıdır.
Uyuşmazlığın derinleşmesindeki en temel etkenlerden biri, konuyu denetleyen iki yetkili kamu otoritesi arasındaki görüş ayrılığı oldu.
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), 2022 yılındaki resmi görüşünde "yangın sigortaları" kavramının yalnızca Yangın Sigortası Genel Şartları'na tabi poliçeleri ve bunların ana teminat primlerini kapsadığını bildirdi.
Buna karşın Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), yayımladığı özelgede toplu ve karma poliçelerde yangına isabet eden prim tutarının matraha dahil edilmesi ve ayrıca gösterilerek vergilendirilmesi gerektiğini savundu.
Aradan 4 yılı aşkın süre geçmesine rağmen iki kurum arasındaki bu yaklaşım farkı giderilemedi.
Söz konusu ihtilafa ilişkin ilk yargı kararı geçtiğimiz ekim ayında bir vergi mahkemesi tarafından verildi.
Mahkeme, all risk poliçesinde yangın riskinin teminat altında bulunması sebebiyle beyanname vermeyen sigorta şirketine kesilen usulsüzlük cezasını hukuka uygun bularak davanın reddine karar verdi.
Ancak kararın yalnızca "beyanname verme yükümlülüğünü" kapsadığına dikkat çeken Zeki Gündüz, vergi matrahının nasıl hesaplanacağı konusunda mahkemenin bir hüküm kurmadığını ve dava tutarının kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle dosyanın üst mahkeme (Danıştay) denetiminden geçmediğini vurguladı.