Gayrimenkul devirlerinde tapu harcını düşük göstermek amacıyla uygulanan elden nakit ödemeler, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın geriye dönük denetimlerine takılıyor. Özellikle yüksek bütçeli konut ve ticari mülk alım satımlarında başvurulan bu yöntem, mülk sahipleri için fahiş vergi cezaları ve gecikme faizi riskini beraberinde getiriyor.
Mevzuattaki Varlık Barışı imkânı, kayıt dışı kalan tutarların finansal kuruluşlara bildirilerek sisteme aktarılmasını ve mali risklerin ortadan kaldırılmasını sağlıyor.
Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç, rayiç değer ile gerçek bedel arasındaki farkların ciddi sorunlar yarattığına dikkat çekerek sistemin sunduğu avantajları açıkladı. Araç, 12 milyon TL değerindeki bir mülkün tapuda 5 milyon TL gösterilmesi ve 7 milyon TL'nin elden alınmasının büyük risk doğurduğunu vurguladı.
Finansal sistemde kalma süresine göre uygulanan vergi oranları şu şekilde sıralanıyor:
2 Yıl Taahhüt: Yüzde 3 vergi oranı
3 Yıl Taahhüt: Yüzde 2 vergi oranı
4 Yıl Taahhüt: Yüzde 1 vergi oranı
5 Yıl ve Üzeri: Yüzde 0 vergi oranı (Tamamen vergisiz yasal koruma)
Mevcut yasal düzenlemeler doğrultusunda 1 Ocak 2027 ile 31 Temmuz 2027 tarihleri arasında yapılacak başvurularda vergi oranlarının yarım puan artacağı belirtiliyor. 7582 sayılı Kanun’un Geçici 19. maddesi uyarınca, bildirilen varlıklara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılamıyor.
Uzmanlar, olası bir incelemede yüzde 25 ila yüzde 40 arasında değişen fahiş vergi ve cezalarla karşılaşmamak adına 2026 yılının en uygun maliyetli son başvuru dönemi olduğunu vurguluyor.