Olimpik sporlar içerisinde yer alan Tenis, sadece el ile oynanan bir spor gibi gözükse de, kuvvet, sürat, dayanıklılığı bir araya getirerek bütün vücudu çalıştıran sporların başında geliyor. İşte tenis ile ilgili bilinmesi gerekenler...
Kökleri Ortaçağ yıllarına dayanan tenis, ilk ortaya çıktığında el ile oynanılsa da 1800’lü yılların sonların da raket kullanılmaya başlandı. Günümüzdeki şekliyle çok geniş bir yaş aralığında insanın, dünyanın her yerinde ve her düzeyde oynamaktan keyif aldığı olimpik bir spor haline dönüştü. Konya “Selçuklu Tenis Klübü” Antrenörü Ahmet Korkmaz’ın tenis çeşitleri hakkında aktardığı bilgiye göre, Tenis “çim”, “toprak” ve “hard kort” olarak 3 kategoriye ayrılıyor. Çim de çok hızlı olmak gerekirken, toprakta top yavaşlar bu yüzden çim tenisi daha zordur. Yurt dışında çim tenisi tercih edilirken, Türkiye’de çim saha sadece Antalya’da mevcut.
TENİSTE DENGE ÇOK ÖNEMLİ
İdeal Tenise başlama yaşı 7 fakat direk tenise başlamak da doğru olmayabiliyor. Bütün sporlarda olduğu gibi Teniste de denge çok önemli, bu sebeple çocukların önce jimnastik, tekvando gibi dengeyi geliştiren sporlarla başlayıp sonrasın da Tenis oynaması en faydalısı. Tenis bütün vücudu çalıştıran bir spor, kuvvet, sürat, dayanıklılık gibi motor becerilerinin hepsi gelişiyor. Ama bunu kısa vadede beklemek çok doğru değil. Tenis başlanıldığı an da iyi olmak için beklentiye girilebilecek bir spor değil. İlk başta bu spordan zevk alınması gerekiyor. Profesyonel olmak 14-15 yaşından itibaren başlıyor.
TENİSTE PUANLAMA SİSTEMİ VAR
Tenisi diğer branşlardan ayıran özellik puanlama sistemi olması. Her sporcu turnuvalara gittikçe puan kazanır. Yani ne kadar çok turnuvaya gidersen o kadar çok puan kazanırsın. Bu yüzden sporcunun ne kadar iyi olması değil, ne kadar çok turnuvaya katılması önemli. 12 yaş Milli Takım belirleme turnuvası geldiği zaman Türkiye’nin en iyi 32 çocuğu çağırılır o zamana kadar en çok sayıyı toplayan çocuklar hak kazanır. Turnuvalar ferdi olur. İnternetten kayıt yaptırılır ve her çocuk katılabilir. Ayrıca çocuklar kendine güvensin diye turnuvalar ilk başta hakemsiz olarak yönetilir. Karşılaşma bitimin de hakem gelip sadece skoru söyler. Tenisin kendine özgü kuralları içerisinde en çok puanı toplayan taraf, oyun sonunda kazanan olur.