Yaz aylarının gelmesiyle birlikte tatil sezonu hareketlenirken, izin kullanmak yerine sağlık raporu alarak tatile çıkan çalışanlar yeniden gündeme geldi.
Konuyla ilgili Anadolu’da Bugün’e özel değerlendirmelerde bulunan Avukat Kıvanç Atalay, gerçeği yansıtmayan sağlık raporlarının işçi açısından ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Yaz döneminde yıllık izin hakkı bulunmayan ya da izin talebi kabul edilmeyen bazı çalışanların sağlık raporu alarak tatile gitmeye çalıştığını belirten Atalay, bu durumun Yargıtay kararları doğrultusunda işveren açısından haklı fesih sebebi oluşturduğunu ifade etti.
Av. Atalay, “Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre iş yerinde gerçeği yansıtmayacak şekilde alınan sağlık raporunun kötüye kullanılması, yani işçinin istirahat etmesi gerekirken bu süreyi tatil yapmak, seyahat etmek veya sağlık raporuyla bağdaşmayan faaliyetlerde bulunmak amacıyla değerlendirmesi halinde işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmesi mümkündür” dedi.
“Alınan rapor güven ilişkisini zedelememeli”
Sağlık raporunun amacının işçinin tedavi olması ve istirahat etmesi olduğunu vurgulayan Atalay, raporun farklı amaçlarla kullanılmasının işveren açısından güven ilişkisini zedelediğini belirterek, “Bir sağlık kuruluşundan alınan istirahat raporu, işçinin sağlık nedeniyle çalışamayacağını gösterir. Ancak bu raporun gerçeği yansıtmayacak şekilde kullanılması, tatil veya eğlence amacıyla değerlendirilmesi ve bunun işveren tarafından tespit edilmesi halinde iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilebilir. Bu durumda işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. Yargıtay'ın son kararları da bu yöndedir” şeklinde konuştu.
İşverenlerin bu tür durumlarda çalışanların sosyal medya paylaşımları, seyahat kayıtları veya diğer delillerle raporun amacına aykırı kullanıldığını ispatlayabildiğini belirten Atalay, hem işçilerin hem de işverenlerin yasal hak ve yükümlülüklerini bilerek hareket etmelerinin önem taşıdığını söyledi.