Konya
Parçalı az bulutlu
19°
Aksaray
Açık
24°
Karaman
Kapalı
24°
Anadolu'da Bugün Gündem Cumhurbaşkanı Erdoğan: Seccadeyi de, kıbleyi de, Kabe'yi de, başörtüsünü de biz biliriz!

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Seccadeyi de, kıbleyi de, Kabe'yi de, başörtüsünü de biz biliriz!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afyonkarahisar Zafer Meydanı'nda halka hitap etti. Erdoğan, "Bay bay Kemal unutma sen ayakkabılarınla seccadenin üzerinde gezinirsin. Biz secdeyi de biliriz, çiğnediğin seccadeyi de biliriz, kıbleyi de biliriz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Seccadeyi de, kıbleyi de, Kabe'yi de, başörtüsünü de biz biliriz!
Okunma Süresi: 9 dk

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afyonkarahisar Zafer Meydanı'nda halka hitap etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

Cuma günü vasıl olacağımız Ramazan Bayramı'nızı şimdiden tebrik ediyorum. Bugün burada sizinle buluşarak bayramı erken yaşamış olduk. Biliyorsunuz, geçtiğimiz ağustos ayında büyük taarruzun 100. yılında yine sizlerle kucaklaşmıştık. bu ziyarette hasret gidermenin yanında Afyon'un milli mücadelede gösterdiği kahramanlıklarını yad etmiştik. Cumhuriyetimize giden yol Afyon'da kazanılan zaferle başlamıştı. Biz de 14 Ağustos 2001 tarihinde partimizi kurarken Afyon'dan yola çıkmıştık. Şimdi de cumhuriyetimizin 100. yılında Türkiye Yüzyılı'na giden yolu yine Afyonkarahisar'dan başlatıyoruz. Afyon, gönlü ve kalbi ile, yüreği ve bileği ile sevdası ve sadakati ile her evladı Karahisar Kalesi kadar sağlam bir şehrimizdir. İşte Bunun için Afyon'un 14 Mayıs'ta göstereceği güçlü duruşla Türkiye Yüzyılı'nın öncü şehri olacağına yürekten inanıyorum. Onun için buradayız. Büyük zaferden Türkiye Yüzyılı'na uzanan bu kutlu yolda bizi 21 yıldır yalnız bırakmadığınız için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum.

Milli mücadeleyi zafere ulaştırırken olduğu gibi cumhuriyet tarihi boyunca da karşılaştığımız her zorluğu yeni bir atılımın başlangıcına dönüştürmeyi başarmış bir milletiz. Tek parti faşizmini aşan ilk adımı, demokrat partinin öncülüğünde gerçekleşen milli iradenin üstünlüğüne dayalı demokrasi hamlesi ile attık. Geri kalmışlık zincirini kırma idaremizi rahmetli Menderes'ten merhum Özal'a kadar uzanan bir çizgide verilen mücadele ile gösterdik. Ülkemizin siyasi ve ekonomik bağımsızlığının tescili mahiyetindeki çabaları büyük fedakarlıklar ve bedellerle yavaş yavaş yürüttük.

Türkiye son 21 yıldaki demokrasi ve kalkınma atılımlarımızla asırlık hayallerine ancak kavuşabildi. Şimdi birileri çıkmış bize tıpkı seccade edebiyatı yaptığı gibi emperyalizm edebiyatı yapıyor. Peki bu edebiyatı yapan kim? Emperyalistlerin tetikçisi, terör örgütleri ile kol kola yürüyen kişi. Emperyalizmin finansörü, Londra tefecilerinden aldığı sözlerle adeta sevindirik olan kişi. Bay bay Kemal acaba Londra'dan ne kadar para aldın da geldin? Aldığın bir şey var mı? Laf, emperyalistlerin Truva atı, IMF ile adamlarını otel odalarında gizli saklı buluşturan kişi kim? Bu kişinin kim olduğunu biliyorsunuz değil mi? Bay bay Kemal çıkmış şimdi de her zamanki iğrenç üslubu ile bize anti emperyalizm dersi vermeye kalkıyor.

Bu kardeşiniz Başbakan olduğunda Davos'ta IMF'in başkanı ile görüşme yapıyoruz. Şu anda masanın etrafında olan birisi daha vardı. O zaman ekonomi ile ilgileniyordu. Ona da o görevi vermiştik kim olduğunu anladınız değil mi? Yanımda ve IMF'nin başkanına dedim ki; Adamlarınızı gönderiyorsunuz, bu adamlar geliyor. Bizden taksitleri alıyor mu? Alıyor, taksitleri alırsınız ama Türkiye'yi yönetemezsiniz. Türkiye'yi ben yönetirim ben. Yanımızda olan kimdi Babacan. Şimdi atıyor tutuyor ah zavallı. Ve 2013 yılına kadar biz IMF ile yürüdük. 2013'te bütün ödemeleri bitirdik ve IMF ile yolları ayırdık. İşte AK Parti budur. Bize ne dediler? Bu bay bay Kemal'in adamları, İyi Parti'nin adamları. Bunlar otellerde görüşme yaptılar. IMF'den yardım almanız, borç almanız lazım dediler ki Türkiye ekonomisini düzeltsin. Almadık, ne oldu? Biz yola yürüdük mü? Herhangi bir şey oldu mu? Eyvallah ve 2013'ten sonra bizim IMF ile ilişkimiz yok. Peki o zaman Merkez Bankamızın rezervi neydi? 27,5 milyar dolar. Peki şimdi elhamdülillah üç haneli rakamlara geçtik.

Ey milletim, sen şahitsin bizim siyasi hayatımızın tamamı emperyalistlerle ve onların taşeronları ile mücadele etmekle geçti. Vesayetin gücünü kırarken emperyalizme meydan okuduk. Suriye ve Irak harekatları ile emperyalistlerle, onların ülkemize yönelik oyunlarını yine biz bozduk. 15 Temmuz gecesi bay bay Kemal tankların arasından kaçıp da belediye başkanına giderken biz Yeşilköy Havalimanı'nda halkımızla beraberdik. Emperyalistlerin silahşörlerine milletimizle birlikte göğsümüzü biz siper ettik. Milletin kanını yıllarca sülük gibi emen faiz lobilerine geçit vermeyerek emperyalistlerin para musluklarını biz kestik. Ülkemizi bölgemizdeki çatışmalardan uzak tutaak barış için çalışarak emperyalistlerin felaket senaryolarını biz paçavraya çevirdik. Dış ticarette milli paramızın kullanımı artırarak emperyalistlerin finans düzenine biz çomak soktuk. Savunma sanayiinde yerlilik oranını geldiğimizde neydi? Yüzde 20, nereye çıkardık? Yüzde 80'e egemenliğimize göz diken emperyalistleri biz hüsrana uğrattık.

Şimdi TCG Anadolu, İstanbul Sirkeci'de halkın ziyaretine açıldı. Halk hayran ama bu CHP lobisi masanın etrafındaki 7'liler onlar TCG Anadolu'yu gördükçe kuduruyorlar. Biz yaptık çünkü onlar yapamazdı. Ve şu anda TCG Anadolu'yu gezenler Allah'ımıza hamdolsun böyle bir uçak gemimiz var diyor. İHA'mız var, SİHA'mız var, Akıncı'mız var, Kızılelma'mız var. Hepsi de TCG Anadolu'nun şu anda güvertesinde. Biz yaparız, yaparsa Cumhur İttifakı yapar.

Afrika'dan Balkanlara, Asya'dan Orta Doğu'ya tüm mazlum ve mağdurların elinden tutarak emperyalist sömürge düzenine biz dur dedik. Birleşmiş Milletler kürsüsünden bu kardeşiniz dünya 5'ten büyüktür diye haykırarak emperyalistlerin kurduğu küresel sisteme biz itiraz ettik. Buradan şimdi bay bay Kemal'e sesleniyorum. Şayet bizim emperyalizme karşı duruşumuzu öğrenmek istiyorsan git sırtını sıvazlayan batıdaki ağababalarına sor. Git hamburgercide buluştuğun Pensilvanya'daki alçaklara sor. Git dağdaki kadrolarının başlarını ezdiğimiz bölücü yandaşlarına sor. Git Türkiye diyince gözleri parlayan mazlumlara sor. Git Karabağ'da işgalden kurtulan yerlerdeki kardeşlerimize sor. Git Doğu Akdeniz'de haklarına sahip çıktığımız Kıbrıs Türkü'ne sor. Sor ki, bizim kime secde ettiğimizi, kime de duruşumuzla, mücadelemizle, direnişimizle diz çöktürtüğümüzü sana anlatsınlar. Biz ne emperyalistlerin ne de onların tetikçilerinin önünde secde ederiz, biz sadece Allah'ın huzurunda rükuda eğilir ancak onun için secdeye varırız.

Bay bay Kemal unutma sen ayakkabılarınla seccadenin üzerinde gezinirsin. Biz secdeyi de biliriz, senin ayakkabı ile çiğnediğin seccadeyi de biliriz, kıbleyi de biliriz, Kabe'yi de çok iyi biliriz. Hanım kardeşlerim biz bir metrelik bez parçası dediğin başörtüsünü de biliriz, rengini şehitlerimizin kanından alan ay yıldızlı al bayrağımızı da çok iyi biliriz. Bu bay bay Kemal başörtüsüne bir metrekarelik bez parçası demiyor muydu? Ne diyeyim ben buna? Gel gör ki, şu anda yanına almış üç tane yavrucuk onlarla beraber 7'li masa oluşturmuşlar ve bu 7'li masada bunlar maalesef bu ülkenin kaderi ile oynuyorlar. Ülkesini emperyalistlerin siyasi ve ekonomik sistemine teslim etmekten başka projesi olmayandan anti emperyalizm dersi almayız. Kısır siyasi hesapları uğruna PKK'sından FETÖ'suna terör örgütlerinin emrine girenlerden onurlu duruş dersi almayız. Bizim ömrümüz bu ülkenin ve milletin hakkını yedi düvele karşı savunmakla geçti. Daha 7 kişiyi aynı masada oturtmaktan aynı hizada tutmaktan aciz olan bir kişi Türkiye'nin hakkını yedi düvele karşı nasıl savunur?

14 Mayıs'ta durmak yok yola devam diyor muyuz? 14 Mayıs'ta doğru adımlarla yola devam diyor muyuz? 14 Mayıs'ta Türkiye Yüzyılı için yarın değil hemen şimdi diyor muyuz? 14 Mayıs'ta emperyalistlerin de onlara sırtını dayayarak horozlananların da Türkiye'nin başına musallat olmak için gün sayan terör örgütlerinin de, terör örgütlerine güvenerek iktidar rüyası görenlerin de hepsinin heveslerini kursaklarında bırakıyor muyuz?Türkiye'nin en büyük sıkıntısı bu ülkenin siyasetini yalan, iftira ve nefret dili ile zehirleyerek inşa değil yıkım üzerinden iktidar rüyası görenlerdir. Halbuki biz 20 yıldır sadece eser ve hizmet siyaseti ile bu ülkede neler başarılabileceğini cümle aleme gösterdik. İşte havalimanından buraya gelene kadar yol boyu her taraf maşallah tıklım tıklım doluydu. Afyonkarahisar'dan Afyonkarahisarlılardan Rabbim razı olsun. İnşallah Türkiye Yüzyılı'nı da eser ve hizmet siyaseti üzerinden yükselteceğiz.

Bu bay bay Kemal'e ve yanındaki o avarelerine bu ülke kalacak olursa inanın ne doğal gaz ne alt yapı, üst yapı bunların hiç birini bulamazsınız. Bunlara kalsa bunlar diyor ki, bu yollarla, köprülerle, havalimanlarıyla, üniversitelerle soğan patates gelir mi diyorlar. Yollar olmazsa bu soğan patates hangi yoldan gelecek. Bunlar olmazsa siz Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna nasıl gidecek siniz? İşte geldik şu anda biz Afyonkarahisar'da havalimanına indik oradan da buraya ulaştık. Fakat bir zamanlar bunlar yoktu. Bunlar medeni değil bunlar gayri medeni. Biz geldik 78 üniversite vardı Türkiye'de şimdi 208 üniversite var. 81 vilayetin tamamında üniversite var. Niye? İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendin bilmezsen ya nice okumaktır. Hatırlayın biz göreve geldiğimizde sıraların üzerinde kitap var mıydı? Şu anda benim yaş kategorimde olanlar bilir. Biz teksir kağıtları ile okurduk. Ama biz ne yaptık dedik bu acıyı yavrularımıza çektirmeyeceğiz. Biz birinci hamur kağıt, kuşe kağıttan kitapları sıraların üzerine koyduk mu? Ücretsiz olarak bütün yavrularımız kitabını alıyor mu? İlme saygı budur. Bay bay Kemal, bu kadar büyükşehir belediyelerin var. Ne yaptınız? Yurtlardan bahsediyor. Bir sene içinde yurt sorununu çözecekmiş. Neyi çözdün? Şu anda 850 bin öğrencinin yurt sorununu biz çözdük. Şu depremde de işte bu yurtlar online sistemine geçtik ve bu yurtlarda depremden gelen birçok kardeşimizi misafir ettik.

Şimdi buradan 14 Mayıs seçimlerinin arifesinde Afyonkarahisar'a ve milletimizin tamamına sormak istiyorum. İşte adaylar, işte eser ve hizmetler, işte vizyonlar, işte sandık hepsi de sizin tartınıza, kantarınıza çıkacak. Cumhuriyetimizin yeni asrına adını verdiğimiz Türkiye Yüzyılı'nı kime emanet eder siniz? Gözünüzün nuru evlatlarınızın istikbalini kime emanet eder siniz? Hayallerinizi hayata geçirmek için ülkenin yönetimini kime teslim eder siniz? Bu mafya ile, bu terör örgütü ile el ele, omuz omuza Kandil ile iş birliği yapan bay bay Kemal'e mi emanet edecek siniz? Bunların parlamentodaki uzantısı malum HDP'ye mi emanet edecek siniz? İyi Parti'ye mi emanet edecek siniz? Adı iyi ama onun dışında her şey var. Ülkenizi siyasi, ekonomik, askeri, diplomatik gücü ile dünyada hak ettiği yeri alması için kime güvenir siniz? Bunlar çok önemli sorular. Bu soruların cevabını aklınızda ve vicdanınızda vermeden sandığa gidemezsiniz.

Onun için tekrar soruyorum bakkala ekmek almak için bile göndermeye güvenemeyeceğiniz birine ülkeli emanet edebilir misiniz? Dükkanınızı, atölyenizi, tezgahınızı 5 dakikalığına bırakamayacağınız birine ülkeyi emanet edebilir misiniz? Gençler, dersinize yardım etse verdiği bilgilerin doğruluğundan şüphe duyacağınız birine ülkenin geleceğini teslim edebilir misiniz? İşte 14 Mayıs'ta tüm bunları göz önünde bulundurarak kararı vereceksiniz. Gördüğüm kadarıyla Afyon zaten kararını vermiş. Şimdi bazıları içinden 20 yılda yaptıklarınız tamam da, bundan sonra ne yapacaksınız onu söyleyin diyordu. Onlara cevabımız şu Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu geçtiğimiz yılın 28 ekiminde cumhuriyetimizin yeni asrının selamlaması olarak açıkladık. Bu vizyonla milletimize 17 başlık altında Türkiye'yi önümüzdeki asrın lider ülkesi haline dönüştürmeyi vaat ettik.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız