Esen, aşı ve topuk kanı testlerinin Meclis gündemine taşınarak, “Bebeğinden topuk kanı aldırmayan ve çocukluk çağı aşılarını çocuklarına yaptırmayan aileler için kayyum uygulaması devam edecek mi?” sorusunu yöneltti.
“Resmi Verilerle Sahadaki Gözlemler Arasında Tutarsızlık Var”
Esen, son üç yıldır çocukluk çağı aşı oranlarının kamuoyuyla paylaşılmadığını, aşı reddi vakalarına dair resmi verilerin açıklanmadığını ve bunun halk sağlığı üzerindeki etkilerinin belirsizliğini koruduğunu belirtti. Kızamık ve boğmaca gibi bulaşıcı hastalık vakalarındaki artışı, resmi verilerle sahadaki gözlemler arasında tutarsızlık oluşturduğunu ifade eden Esen, Sağlık Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:
- Çocukluk çağı aşılama oranları neden üç yıldır açıklanmamaktadır?
- Son beş yıl içinde toplam kaç aşı reddi vakası kaydedilmiştir?
- Yenidoğan tarama testlerini reddeden ailelerin çocukları için bir takip mekanizması var mıdır?
- Aşı reddi ve tarama testlerini reddeden aileler için yasal bir düzenleme yapılması planlanmakta mıdır?
- Kızamık ve boğmaca vakalarına dair güncel ve net veriler nelerdir?
- Ulusal aşı programına 2013’ten bu yana yeni bir aşının eklenmemesinin gerekçesi nedir?
- HPV aşısının ücretsiz olarak sunulması için bir takvim belirlenmiş midir?
Aşısız Bireylerin Toplum Sağlığı Üzerindeki Riski
Esen, Adana’da bebeğinden topuk kanı aldırmayan bir aileye kayyum atanmasını hatırlatarak, benzer hukuki düzenlemelerin aşı reddeden aileler için de uygulanıp uygulanmayacağını sordu. Aşı olmayan bireylerin toplum sağlığı üzerindeki risklerinin hukuki boyutlarına dikkat çeken Esen, Adalet Bakanlığı ile bir iş birliği planlanıp planlanmadığını gündeme getirdi.
Şeffaf Aşı Politikaları ve Kamuoyu Bilgilendirmesi
Esen, aşılama politikalarının toplum sağlığı açısından kritik öneme sahip olduğuna ve bu politikaların şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğine vurgu yaparak, Sağlık Bakanlığı’nı konuya ilişkin somut adımlar atmaya ve kamuoyunu doğru verilerle bilgilendirmeye davet etti.