Konya
Açık
22°
Aksaray
Açık
19°
Karaman
Açık
18°
Anadolu'da Bugün Gündem Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Bilgin, Konya'da konuştu: Bu sömürüdür!

Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Bilgin, Konya'da konuştu: Bu sömürüdür!

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı, AK Parti Ankara Milletvekili Vedat Bilgin, "Yeni bir çalışma ilişkisine dünyanın ihtiyacı var. Bu çalışma ilişkisini 21. yüzyılda bunu devam ettirmek açıkça sömürünün devamıdır" dedi.

Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Bilgin, Konya'da konuştu: Bu sömürüdür!
Okunma Süresi: 4 dk

Konya'da Şeker-İş Sendikası tarafından “Değişen Dünyada Dönüşen Çalışan Olmak” konulu çalıştay gerçekleştirildi.

Dedeman Otel’de düzenlenen çalıştayda sendikal mücadelenin toplumun kültürel, sosyal, çevresel ve ekonomik yapısına yaptığı katkılar doğrultusunda değişen dünyada çalışanların bugününü ve geleceğini etkileyen, Türkiye’de Sendikasızlaştırma Sorunu, İklim Değişikliğinin Türk Çalışma Hayatına Etkisi, 4857 sayılı İş Kanunu değişen Türkiye’nin ihtiyaçlarını karşılıyor mu?, Ücret-Enflasyon İlişkisi Üzerine Değerlendirme, Sürdürülebilir Tarım-Gıda Sektöründeki Çalışanlar için Adil Geçişin Güvence Altına Alınması konuları ele alındı.

Uzmanlar, akademisyenler, hukukçular, sektör paydaşları, çalışanlar, üreticiler, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve yerel medya temsilcilerinin katılımlarıyla değerlendirildiği ve kalıcı çözüm önerilerinin masaya yatırıldığı çalıştaya TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı, AK Parti Ankara Milletvekili, önceki dönem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Bilgin, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası Başkanı İsa Gök, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk de katıldı.

Düzenlenen çalıştayda konuşan TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı, AK Parti Ankara Milletvekili Bilgin şunları söyledi:

“Nasıl ki Nazilere yaptıklarının hesabı sorulduysa, onlar nasıl yargılandılarsa, bugün Gazze'de yaptıklarından dolayı İsrail de yargılanacaktır. Dünya kamuoyu bu konuda gereken neyse yapacaktır.

Şeker-İş, özelleştirmelerin karşısında mücadele verdi. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin önüne geçilmesi için harekete geçtiler. Şeker-İş bu anlamda önemli işlere imza attı. Bugün de güzel işlere imza atıyorlar, kendilerini tebrik ediyorum.

Dünya değişiyor. İnsanlar arasındaki ilişkiler, toplumlar arası ilişkiler değişiyor. Dünya küresel bir köye dönüşüyor. Bu değişimin farklı aşamaları var ama kapitalizm dünyayı tahrip edecek hale geldi. Vahşi kapitalizm bu noktaya geldiğinden dolayı bugün yeşil dönüşümden, organik beslenmeden bahsediliyor. Her gün kanser hastalıkları hızlı bir şekilde artıyor. Çünkü insan ve tabiat arasındaki ilişki bozuldu. Hava, su, beslenme ilişkileri bozuluyor, insanın yapısı tahrip oluyor. Birçok rahatsızlığın sebebi bu. İnsanlık böyle bir felaketle karşı karşıya. Bu değişimi insanlığın lehine yönetmek, yönlendirmek gerekir.

Bu değişimi insanlığın aleyhine yönetenler bedelini ödemelidirler. Bu konuda imzalanan Kyoto Sözleşmesini kim imzalamadı? Amerika Birleşik Devletleri. ABD bu bedeli ödemiyor, onlar vahşetin sahipleri. Siyonizm çocukları, ABD dünyayı katlediyor. Gıda endüstrisiyle insanların sağlığını bozuyorlar. İnsanlık bu kapitalizm vahşeti ile karşı karşıya. Nasıl ki biz pandemi döneminde maskeyle dolaştıysak, gelecek nesiller radyasyon maskeleri ile dolaşabilir.

Emekçilerin durumunu dikkate almak zorundayım. 20. yüzyılın başında emekçilerin talebi çalışma saatinin 10 saate düşürülmesiydi. Daha sonra uluslararası yapılan çalışmalar sonucunda çalışma saati 8 saate düşürüldü. 21. yüzyılda bunu devam ettirmek açıkça sömürünün devamıdır. Yapılacak düzenleme emeğin çalışma süreci içerisindeki verimliliği hesaplamak üzerine olmalı ya da ücret ona göre arttırılmalı.

Sık sık esnek çalışma modellerinden bahsediliyor. Esnek çalışılsın ama sosyal güvenlik olmasın diyorlar. 100 yıl çalışılacak ama emekli olunamayacak. Bunu istiyorlar. Yeni bir çalışma ilişkisine bugün dünyanın ihtiyacı var.

Dünya üzerindeki savaşlar, emekçi üzerinde tahribat oluşturdu. En iyi toplu sözleşmeyi biz imzaladık. Asgari ücretle ilgili emekçileri koruyacak bir ücret için çalıştık.

Demokrasilerde işçiler örgütlü olur. Demokrasinin olmadığı yerde işçi ezilir. İşçilerin örgütlenmesinin önündeki engellerin kaldırılması lazım. Biz bununla ilgili önemli adımlar attık. Bir iş yerinde örgütlenen işçileri kapının önüne koyan işverene karşı 'iş yerini kapatırım' diyerek mücadele ettik. Beyaz bayrak uygulaması yaptık. İşçilerini mutlu eden işverenlerin iş yerlerinin önüne beyaz bayrak astık. Yani böylece, 'bu iş yerinde işçinin hakkı verilmektedir' dedik.

Türkiye, emekçilerinin emeğiyle, çiftçilerinin alın teriyle büyüyor. Büyük Türkiye'yi bizler demokrasiyle geleceğe taşıyacağız."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız