Türk Tarım Alet ve Makinaları İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Önal, sektörde yaşanan gelişmelere dair açıklamalarda bulundu. Sektörün ihracat performansına ilişkin açıklamalarda bulunan TARMAKBİR Yönetim Kurulu Başkanı Önal, “2021 yılının iyi geçtiğini söyleyebiliriz. Tarım makinelerinde üretim endeksi 2019 yılında 70 puana kadar düşmüştü. 2020 Eylül ve 2021 Mart döneminde rekor bir seviye olan 140’a kadar çıktı. 2019 yılında kötü giden sezon, ertelenen talepler 2020 ve 2021 yıllarında iyi bir yıl geçirilmesine neden oldu. 67 bin adet traktör üretildi, bu geçen yıla göre yüzde 53’lük bir artış. Son 5 yılın ortalamasına göre yüzde 37’lik bir büyüme söz konusu. İhracatta da oldukça iyi bir noktaya geldik. 2000’li yılların başında 70 milyon dolar ihracat yapan sektörümüz 2021 yılını yaklaşık 1 milyar 300 milyon dolar seviyesine ulaştı. Ciddi bir artış söz konusu ancak dünya ihracatının da 60 milyar dolar olduğunu söylediğimiz zaman bu rakamın henüz bir anlam ifade etmediğini söyleyebiliriz. Daha alacak çok yolumuz var” ifadelerini kullandı.
“MALİYETLER BUNA ENDEKSLİ”
Döviz kurlarında yaşanan dalgalanmaların sektöre olan etkisi üzerine değerlendirmelerde bulunan Önal, “Salgın sürecinin başlaması ile birlikte hammaddeye ulaşma noktasında sıkıntılar yaşadık. Öngörülebilirlik yalnızca tarım sanayisi için değil tüm sanayiciler için önemli bir konudur. Fiyatlamanın, maliyetlerin neye göre yapılacağı konusu önemlidir. Enerjiden tutun da demir hammaddesine kadar girdi maliyetlerimizin hemen hemen tamamı dolara endeksli durumda. Dolar bazında artışlar söz konusu oldu. 450-500 dolar seviyesinde olan sac, bin 250 dolara kadar yükseldi daha sonra bin dolar seviyesine kadar geriledi. Dolayısıyla bu noktada neye göre fiyatlama, maliyet yapacağımız hususunda sıkıntı yaşadık. İhracat çok önemli fakat kurlarda yaşanan hareketlilik maalesef fiyat vermemizi engellemektedir” ifadelerine yer verdi. Tedarik zincirinde yaşadıkları sorunlara da değinen Önal, “Traktör üretiminde gerek ülkemizde gerekse dünyada bir tedarik zinciri söz konusudur. Türkiye’de üretilen bazı parçalar İtalya’daki, Almanya’daki traktör fabrikalarının bandına gittiği gibi diğer ülkelerde üretilen yardımcı malzemeler de Türkiye’deki traktör üretim bantlarına gelmektedir. Traktörde bu kırılmalar yüksek oranda oldu. Ekipman noktasında bu çok fazla hissedilmedi. Türkiye’deki tarım makinesi üretici firmalarımızın en büyük avantajı birçok parçayı kendimizin üretmesidir. Geçtiğimiz yıllarda bin dolar seviyesinde olan Şangay-Mersin arasındaki bir konteyner 12 bin dolar seviyesine yükseldi. 3-4 kat artış olan hatlar da söz konusu. Lojistikte yaşanan bu durum ihracat ve hammadde ithalatımıza olumsuz bir şekilde yansıdı” diye konuştu.
“BU MAKİNELERİN KULLANIMININ ARTMASI MUHTEMEL”
Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın önümüzdeki süreçlerde tarım sektörü üzerindeki etkilerine ilişkin görüşlerini paylaşan Önal, “Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın önemli bir yanı, AB’nin iş birliği içinde olduğu ülkelerden bu kurallara uymasını bekleyecek olmasıdır. Bu konuda dikkate alınması gereken en önemli husus ‘Sınırda Karbon Vergisi’ olarak görülebilir. Sınırda karbon uygulaması ilk aşamada çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre ve enerji sanayilerinde 2026’dan itibaren başlayacak. Demir-çelik ürünlerine gelecek olan ek vergiler doğal olarak tarım makinelerinin de üretim maliyetlerini etkileyecek. Mutabakatın ‘Tarladan Sofraya’ stratejisi doğrudan tarım ve gıda sektörleri ile ilişkili. Buna göre AB’de pestisit ve antimikrobiyallerin azaltılmasına ilişkin hedefleri ile pestisitlerin azaltılmasına yönelik çalışmalar çerçevesinde, biyolojik/biyoteknik mücadele yöntemlerinin kullanımının yaygınlaştırılması hedefleniyor. Benzer şekilde AB’nin kimyasal gübre kullanımının azaltılmasına yönelik politika değişiklikleri de söz konusu. Bu kapsamda 2030 yılına kadar pestisit kullanımlarının yüzde 50, gübre kullanımının yüzde 20 azaltılması hedeflenirken, organik tarıma ağırlık verilmesi bekleniyor. Bunun da bir kısım tarım makinelerinin ticaretini etkilemesi hususu söz konusu olabilir. Bu hedefler doğrultusunda orta ve uzun vadede geleneksel zirai ilaçlama ile kimyasal gübre serpme makinelerinin kullanımının azalması beklenebileceği gibi, değişkenli oranlı (akıllı) zirai ilaçlama makineleri ile değişken oranlı kimyasal serpme ve katı/sıvı gübre dağıtma makinelerinin kullanımının artması muhtemel bir gelişme olabilir” şeklinde konuştu.