Konya
Parçalı az bulutlu
22°
Aksaray
Parçalı bulutlu
22°
Karaman
Açık
24°
Anadolu'da Bugün Konya Haberleri Binlerce kilometreden Konya’ya geldi gözyaşlarına boğuldu

Binlerce kilometreden Konya’ya geldi gözyaşlarına boğuldu

Yıllar önce eline geçen Mevlânâ’nın şiir kitabıyla başlayan ve zaman içinde derin bir bağa dönüşen his, Milena Mišović’i Konya’ya getirdi. Mevlânâ’nın “Gel” çağrısına kalbinin sesini dinleyerek cevap veren Mišović, katıldığı sema töreni ve duyduğu ney sesiyle hayatının unutulmaz anlarından birini yaşadı.

Binlerce kilometreden Konya’ya geldi gözyaşlarına boğuldu
MUHABİR: Evren Atcı
Okunma Süresi: 3 dk

Liseden bu yana Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî ve Şems-i Tebrizî’ye karşı açıklayamadığı bir bağ hissettiğini belirten Milena Mišović, bu duygunun izinden giderek Konya’ya geldi. Mišović, Konya’daki ilk sema töreni deneyimini ve şehre geliş hikâyesini Anadolu’da Bugün’e anlattı.

Mevlânâ’nın şiirlerinden oluşan bir kitabın lise yıllarında eline geçtiğini ifade eden Mišović, o günden sonra içinde tarif edemediği bir duygunun kaldığını söyledi. Mišović, “Liseden beri Mevlânâ ve Şems-i Tebrizî ile açıklayamadığım bir bağ hissettim. Bir şekilde Mevlânâ’nın şiirlerinden oluşan bir kitap elime geçti ve o andan itibaren içimde sessizce bir şey kaldı. O zaman bunu açıklayamıyordum, şimdi de hâlâ tam olarak açıklayamıyorum” dedi.

Türkiye’ye gelişinin sezgilerinin peşinden gitme kararıyla başladığını belirten Mišović, Mevlânâ’nın “Gel” çağrısının kendisi için önemli bir anlam taşıdığını dile getirdi.

“Sema benim için bir gösteri değil, meditasyondu”

Konya’da ilk kez bir sema törenine katıldığını anlatan Mišović, yaşadığı deneyimin kendisi için çok özel olduğunu söyledi. Mišović, “Konya’da ilk kez bir sema törenine katılmak, daha önce deneyimlediğim hiçbir şeye benzemiyordu. Benim için bu bir gösteri değildi; bir meditasyondu. Semazenler böylesine zarif ve naif bir şekilde dönerken, hareketleri bana kelebek kanatlarını hatırlattı. Zaman sanki ortadan kayboldu. Kendimi derin düşüncelere dalmış, tamamen ana odaklanmış ve derinden etkilenmiş bir hâlde buldum” ifadelerini kullandı.

“Ney sesi gözyaşlarıma dönüştü”

Sema töreninin ardından yaşadığı duyguları anlamlandırmaya çalıştığını belirten Mišović, daha sonra karşılaştığı neyzenle yaşadığı anı da anlattı. Mišović, “Ney satan yaşlı bir adamın bulunduğu küçük bir standa doğru yürüdüm. İlk başta sıradan bir sohbet gibi görünüyordu. Ancak onu ney çalarken dinlediğimde gözlerim bir anda yaşlarla doldu. Gözyaşlarım, sanki ruhum kendini nazikçe arındırıyormuş gibi, hiçbir uyarı olmadan geldi” diye konuştu.

 

O an Mevlânâ’nın eserlerinde sıkça işlediği sevgi ve huzur duygularını hissettiğini dile getiren Mišović, “Bunlar benim için sadece fikirler değil, kendi kalbimin derinliklerinde canlı bir şekilde var olan duygulardı” dedi.

“İçimdeki çağrıyı dinleyip Konya’ya geldim”

Konya’ya gelme kararından dolayı büyük bir minnet duyduğunu belirten Mišović, “İçimdeki o çağrıyı dinleyip buraya geldiğim için sonsuza kadar minnettar olacağım. Sema töreni, varlığından bile haberdar olmadığım bir kapıyı açan güzel bir başlangıç oldu. Bu yolun beni bir sonraki adımda nereye götüreceğini kim bilebilir? Ben sadece kalbimi açık tutmaya, sezgilerime güvenmeye ve dikkatle dinlemeye devam edeceğim” ifadelerini kullandı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız