Konya
Açık
7°
Aksaray
Kapalı
9°
Karaman
Kapalı
9°
Anadolu'da Bugün Konya Haberleri Büyükşen çifti cinayet davasının 3. gün duruşmasında jandarma detayı

Büyükşen çifti cinayet davasının 3. gün duruşmasında jandarma detayı

Konya’da 2018 yılında cinayete kurban giden Metin ve Necla Büyükşen çiftinin soruşturmasında 3’ü tutuklu 4 sanığın yargılanmasına devam edildi.

Büyükşen çifti cinayet davasının 3. gün duruşmasında jandarma detayı
Okunma Süresi: 5 dk

Konya'da merkez Karatay ilçesine bağlı İsmil Mahallesi'nde 2018 yılında evlerinde öldürülen Metin ve Necla Büyükşen çiftinin davası Konya 5. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam edildi.

Duruşmaya sanıklar Esra Taş (28), sevgilisi Abdullah Başdemir (47), cinayeti işlediği öne sürülen Ertuğrul Çelik (47) ile olaya yardım ettiği belirtilen tutuksuz sanık Zekeriya Okşen katıldı.

Öldürülen Büyükşen çiftinin çocukları Osman, Uğur, Büşra Büyükşen ile sanıkların yakınları, tanıklar ve taraf avukatları da salonda hazır bulundu. Davanın iddianamesinde, azmettirici olarak tutuklu sanıklardan Esra Taş, sevgilisi Abdullah Başdemir ile çifte adresi tarif eden aynı mahallede oturan Zekeriya Okşen ile çifti öldürdüğü öne sürülen Ertuğrul Çelik hakkında 'tasarlayarak adam öldürme' suçlarından 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ile 'nitelikli olarak konut dokunulmazlığını ihlal' suçlarından da 3'er yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmaları talep edildi.

Duruşmada tanık olarak dinlenen, azmettirici olduğu iddia edilen Esra T'nin eski ev arkadaşı Hasret Y, cinayetin gerçekleştiği akşam Esra T. ile Apa Barajı'nda pikniğe gitmek üzere anlaştıklarını, giderken yol üzerinde uğradıkları bir balıkçıda Esra T.'nin İsmil Mahallesi'nden Mustafa Okşen ile bir süre görüştüğünü söyledi.

Bu görüşmede ne konuşulduğunu bilmediğini savunan Hasret Y., "Ardından Esra T., Birgül isimli arkadaşım ve Hatice B. ile piknik alanına gittik. Önceki ifademde Ertuğrul Ç.'nin bizi piknik alanında karşıladığını söylemişim ama sonradan Ertuğrul Ç.'nin yanımıza sonradan geldiğini hatırladım. O gün normal bir şekilde mangal yaptık. Abdullah B. de oradaydı ve Esra T. ile yeni yeni sevgili oluyorlardı. Aralarında menfaate dayalı bir ilişki vardı. Yanımızdaki arkadaşımız Hatice B. aksini iddia etse de ben Abdullah B.'nin o gün Esra T.'ye 'Ben onları öldürttüm' gibi bir şey söylediğini duymadım" ifadelerini kullandı.

Evlerin karıştırıldığı ve Büyükşen çiftinin yanlışlıkla öldürüldüğü iddiasına ilişkin Esra T.'nin, eski sevgilisi Hüseyin K.'nin ailesine karşı bir husumet besleyip beslemediği sorulan Hasret Y., "Hüseyin'in yakınları Esra'nın çalıştığı kafeye geldiğinde Esra'ya karşı kötü cümleler kullanmıştı. Hüseyin'den ayrıldıktan sonra Esra çok kötü oldu, psikolojisi bozuldu. Esra yemeden içmeden kesildi, ilaçlar kullanıyordu. Hüseyin'in ailesi yüzünden kendisinden ayrıldığını düşünüyordu. Hüseyin'in yüzüne tükürmek istiyor, 'Neden benden böyle ayrıldı' diyordu" cevabını verdi.

Büyükşen ailesinin avukatlarından Cengiz Erkoyuncu, üç gündür devam eden duruşmalarda çok sayıda tanığın dinlendiğini, tanık beyanlarına bakıldığında sanıklar tarafından yönlendirildiklerinin açıkça görüldüğünü savundu.

Tanıklardan bazılarının önceki ifadelerini değiştirip çelişkili anlatımlarda bulunduğunu belirten Erkoyuncu, "Bazı tanıklar söylemedikleri sözlerin jandarma personeli tarafından söylenmiş gibi zapta geçtiğini, kolluk güçlerinden baskı ve yönlendirme gördüklerini iddia etti. Jandarma personelinin veya devletin diğer görevlilerinin sanıklara kumpas kurması için tek bir sebep yoktur. Personel cinayetin aydınlatılması için titizlikle çalışmış, her şüphenin üzerinde durmuştur. Ayrıca tanıklar ifade verirken yanlarında avukatları da vardır. Yanlarında özellikle avukatları varken kendilerine baskı uygulanması, söylemedikleri ifadelerin yazılması zaten söz konusu değildir" şeklinde konuştu.

Erkoyuncu, Büyükşen çiftinin öldürülmesinin hemen ardından İsmil'de adreslerin karıştırıldığı söylentisinin çıktığını hatırlatarak, bu iddiayı çıkaranın detaylı bir araştırmayla ortaya konulmasını, tanıkların ifadelerini alan jandarma personelinin duruşmada tanık olarak dinlenmesini talep ederek, "Suçu sanıkların işlediği ortadadır. Aynı gün içerisinde Esra'nın, Hüseyin'in İsmil'deki ailesinin evini araştırması, adresini sorması, ailenin evde olup olmadığını araştırması tesadüfle ifade edilemez" dedi.

Olayda hayatını kaybeden Metin ve Necla Büyükşen çiftinin oğulları Osman Büyükşen sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu ifade etti. Büşra Büyükşen ise "Jandarmaya iftira atarak kaçış yoluna gidiyorlar" dedi.

Duruşma ertelendi

Duruşmanın öğleden sonraki kısmında sanıklar dinlendi.

Sanık Abdullah B, 2018'de Esra T. ile tanışmadan önce, tanık olarak verdiği ifadede "Abdullah B'nin Esra T'ye 'Ben onları öldürttüm' dediğini" iddia eden Hatice B. ile görüştüğünü, Hatice B. ile görüşmeyi kesince kendisine kızdığını öne sürdü.

Üzerine atılı suçlamaları reddeden Abdullah B, "Benim yaptığım hata, evli olduğum halde başka kadınlarla görüşmekti. Bu olayda toplu iğne ucu kadar suçum yok." ifadesini kullandı.

Ertuğrul Ç. de bu zamana kadar hiçbir suça karışmadığını anlatarak, "Üzerime atılı hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Büşra Büyükşen beni teşhis etmiş. Bunu da kabul etmiyorum. 30 yıllık karım gözlerimin rengini bilmiyor, Büşra Büyükşen beni bir kere görmesiyle gözlerimden tanıdığını söylüyor. " dedi.

Esra T. ise "daha önce verdiği ifadede Abdullah B'ye iftira attığı için pişman olduğunu, vicdan azabı çektiğini" belirterek, üzerine atılı suçlamaları reddetti.

Mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi

Olay

Merkez Karatay ilçesi İsmil Mahallesi'nde 3 Eylül 2018'de evlerinde maskeli bir kişi tarafından av tüfeğiyle vurulan Metin (55) ile Necla Büyükşen (54) hayatını kaybetmiş, pencereden atlayıp kaçan kızları yaralanmıştı.

Olayla ilgili Esra T, Abdullah B, Mustafa Okşen, Ertuğrul Ç, Zekeriya O, Afgan uyruklu A.U. tutuklanmıştı. Bir süre sonra A.U. ile Zekeriya O. adli kontrol şartıyla tahliye edilmişti.

Tutuklu sanıklardan Mustafa Okşen ise cezaevinde rahatsızlanmış, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti.

Olaya ilişkin hazırlanan iddianamede, Ertuğrul Ç. Abdullah B. ve Esra T. hakkında 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmişti.

İddia makamı evi katil zanlısına tarif eden Zekeriya O. hakkında da "tasarlayarak adam öldürmeye yardım etme" suçlamasıyla 2 kez 20 yıla kadar hapis cezası talep etmişti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız