Av. Nuriye Kadan, “Israrlı takip kavramı, istenmediği halde mağdura veya yakınına, fail tarafından ısrarlı biçimde ve araç, iletişim vasıtası, söz, hareket veya hukuka aykırı herhangi bir davranışla gerçekleştirilen, hukuken korunan bir hakkın güvenliğine kasıt içeren, korkuya neden olan, rahatsız edici veya tehditkâr fiiller olarak tanımlanabilir. Zamana ve ihtiyaçlara uyum sağlamak zorunda olan hukuk, şiddetin her türüne sıfır tolerans amaçlı yeni düzenlemeler yaparak şiddet vakalarındaki artışı durdurmak ve ihlallerin önüne geçmek durumundadır. Dolayısıyla mağduriyetlerin giderilebilmesi ve yeni mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için konuya ilişkin ceza kanunumuzda düzenleme yapılması gereği ortadadır. Günümüzde yaşanan gelişmeler bu fiillerin ayrıca ve detaylı biçimde ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. CKD’nin de önerdiği şekilde, ısrarlı takip fiillerinin Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç olarak yer almasına yönelik düzenlemelere ilişkin Adalet Bakanlığı tarafından yapılan görüşmeleri olumlu bir adım olarak değerlendirmekteyiz” dedi. AB Haber Merkezi