Konya
Açık
14°
Aksaray
Açık
20°
Karaman
Açık
15°
Anadolu'da Bugün Konya Haberleri Çocuklar oyuna gelmesin!

Çocuklar oyuna gelmesin!

Çocukların, ergenlerin sürekli şiddet ve zorbalık içeren oyunlar oynaması davranışlarını olumsuz anlamda etkiliyor. Uzman psikologlar bu tür oyunlara karşı aileleri uyarıyor

Çocuklar oyuna gelmesin!
Okunma Süresi: 5 dk

Çocukların, ergenlerin sürekli şiddet ve zorbalık içeren oyunlar oynaması davranışlarını olumsuz anlamda etkiliyor. Uzman psikologlar bu tür oyunlara karşı aileleri uyarıyor

Psikolog Kibar Özcan, Pandomim Aile ve Psikolojik Danışma Merkezi Psikolog Abdullah Duysak ve Psikolog Pakize Beyza Özpınar şiddet ve zorbalık barındıran oyunların çocukların üzerindeki etkisi ile ilgili değerlendirmelerde bulundular. Çocukların bu tarz oyunlara maruz kalmaması için ailelere büyük görevler düştüğünün altını çizen uzmanlar, bu tarz içerikli oyunların çocukların dünyasında olumsuz etki yarattığına dikkat çektiler

kibar-ozcan.jpeg

“ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİNE NEDEN OLUYOR”

Şiddet içerikli oyunların çocuklarda özgüven eksikliğine neden olduğunu vurgulayan Psikolog Kibar Özcan, “Şiddet ve zorbalık barındıran oyunlar 8-18 yaş aralığındaki çocuklarda özgüven düşüklüğüne sebebiyet veriyor. Çünkü orada bir sanal dünya yaratıyorlar ve orada çok güçlüler. Dışarda aynı gücü bulabilmek zaten mümkün değil. Bunlar da olmadığı zaman saldırganlaşmak olayın normal boyutu haline geliyor. Çünkü bu gördüğünü yansıtmakla alakalı bir durumdur. Çocukta; ‘sessizleşmek, içine kapanmak, özgüven düşüklüğü, odadan çıkmamak, insanlarla iletişim haline geçmemek, yaşıtlarıyla arkadaşlık kuramamak, arkadaşlarının sadece oynadıkları oyunlar çerçevesinde şekillenmesi, bunun üzerine muhabbet etmesi ya da az konuşması’ gibi durumlarda meydana gelebilir. Aileler bu noktada oyunları kontrol altına alabilirler. Çocukta oyunlara karşı bir bağımlılık geliştiğinde ailenin yapabileceği şey, tamamıyla yoksun bırakmak oluyor. Bu da yanlış. Çünkü bu yoksunluk devamında başka psikolojik ya da sosyal sorunları beraberinde getiriyor” diye aktardı.

abdullah-duysak.jpg

“SANAL OYUNLAR DENETLENMELİ”

Abdullah Duysak, çocukluk döneminde oynanan sanal oyunların denetlenmesi gerektiğini fakat bunu denetlemenin biraz zor olduğunu ifade etti. Duysak şöyle konuştu: “Günümüzde sanal oyunlar ya da playstation gibi şiddet içerikli oyunlar saldırganlığa veya öfke problemlerine neden olabilir. Oyun terapisti alanındaki çocuklarımızın da gösterdiği davranışlara baktığımızda pubg, counter strage gibi tamamen öfkeyi dışarı vurabilecek oyunlar şiddet içeren görseller, filmler, internet siteleri veya bunlarla alakalı durumlar çocuğumuzun yaşına göre ayarlanmalıdır. Çocuklar bu tür oyunları oynarken, ‘aman başımdan gitsin de ne yaparsa yapsın’ dediğimizde sonralarda dizlerimizi dövmeye başlayacağız. Yani önlem şart!”

cocuklar-oyuna-gelmesin-1.jpg

“HIRÇINLIĞI VE ÖFKEYİ TETİKLİYOR”

Oyunların çocuklar üzerindeki etkisinin yadsınamaz bir gerçek olduğuna vurgu yapan Duysak, sözlerine şöyle devam etti: “Sürekli şiddet barındıran oyunlara maruz kalmak, hırçınlığımızı, öfkemizi, inatlaşmamızı tetikleyebilir ama inatçı bir çocuğun alt yapısı vardır. Bu alt yapıyla birlikte bunlar desteklendiğinde sanal oynanan öfke oyunları var olan öfkeyi de gün yüzüne çıkarır. Nasıl mutluluk bir duyguysa öfke de, saldırganlık da bir duygu. Ama biz bunları kontrol etmeyi öğreniyoruz. Kaygıda olduğu gibi savaş ve kaç durumları vardır. Bu hepimizde vardır ve biz her şeyi kabul edersek ilerleyen yaşlarda özgüven eksikliği problemlerine neden olabilir. Ama biz sürekli savaşırsak bu sefer öfke her gün üzerine koyarak devam eder. Çocuklar bir şeyler izlediklerinde ya da oynadıklarında mutlaka ebeveyn kontrolünde olmalıdır.”

pakize-beyza-ozpinar.jpg

“ŞİDDET İÇERİKLİ OYUNLAR DAVRANIŞA DÖNÜŞÜYOR”

Psikolog Pakize Beyza Özpınar, şiddet ve zorbalık barındıran oyunlarda belli bir standart bulunmadığına dikkat çekti. İyi veya kötü oyunların hepsine kolay ulaşım imkanının bulunmasının aileleri olumsuz anlamda etkilediğini kaydeden Özpınar, “Özellikle şiddet veya zorbalık içeren oyunlara bir denetimin gelmesi ergen grubu için oldukça önemli. Bu tarz oyunlar ergen yaş gruplarında dikkat, öğrenme veya görsellik gibi birçok alanda değişime yol açabiliyor. Aslında bu tarz oyunlar beş duyu organımıza hitap ettiği için beş duyu organımızın da olumsuz etkilendiğini söylemek mümkün. Diğer etkinliklere veya sosyal aktivitelere ilgi kaybı çok sık görülen bir durumdur. Şiddet içeren oyunların zamanla ergenlerin üzerinde saldırganlık, depresyon, anksiyete gibi veya olumlu davranışlarda azalmaların olduğu gözlemlenmiştir” cümlelerini kullandı.

“NEDEN BU TÜR OYUNLARA İHTİYAÇ DUYUYORLAR?”

“Sürekli şiddete maruz bırakan oyunlar oynandığında gerçek hayattaki şiddet öğelerine karşı bir duyarsızlaşma başlayabilmektedir” diyen Özpınar şöyle devam etti: “ Düşman duygularda artış çevresindeki insanlara karşı gelişen şiddet eğilimi çok sık rastladığımız bir durum haline gelebiliyor bazen. Tüm bunların yanında okul başarısında gözle görülebilir bir düşüş yaşanmaktadır. Ergen grubunda bu tarz oyunların saldırganlığı artırdığı da gözlemlenmektedir. Araştırmalar da bu tarz içerikteki oyunları oynayan çocukların oynamayan çocuklara göre daha agrasif ve saldırgan olduğunu ortaya koymaktadır. Bu noktada aileye çok önemli bir iş düşüyor. Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan bir tanesi, ergenlerin neden bu tür oyunlara ihtiyaç duyduğunu anlamaktır. Ebeveyn olarak çocuklarımızın psikolojik ve duygusal ihtiyaçlarını karşılayabiliyor muyuz diye ailelerin kendilerine sorması gerekiyor.”

“TEKNOLOJİYLE ARANIZA SINIR KOYUN”

Anne ve babaların da teknolojiyle ilişkilerini sorgulaması gerektiğine vurgu yapan Özpınar, “Bilgisayarın ya da telefonun başındayken oyunu bırak demek ergenin gözünde bir anlam ifade etmiyor. Bu süreçte bizim de teknolojiyle aramıza sınır koymamız sağlıklı bir ilişki için yardımcı olan etmenlerden bir tanesidir. Ev içinde veya dışında ergenlere farklı sorumluluklar veya görevler vermek yardımcı olabilir. Gün içerisindeki boşlukları doldurmak sanal dünyadan oluşmasına yardımcı olacaktır. Bütün bunlara rağmen çocukta hala önüne geçilemeyen bir şiddet ve zorbalık eğilimi varsa uzmandan destek almak bu süreçte oldukça önemli” diyerek sözlerini tamamladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız