Üretim yapan insanların deprem bölgesinde kalması için acil tarım destek paketinin açıklanması gerektiğini söyleyen uzmanlar tarımdan kaçışın üretimi olumsuz anlamda etkileyeceğinin altını çizdiler.
Türkiye’yi sarsan depremlerin etkilediği on ilin, 2021 yılındaki milli gelire katkısı yüzde 9.3 oldu. Türkiye’deki tarımsal faaliyetlere bu illerin katkısı yüzde 14.3 olarak gerçekleşti. Deprem bölgelerinin tarım için büyük bir önem arz ettiğine dikkat çeken uzmanlar tarımdan kaçışın engellenmesi gerektiğinin önemini belirttiler.
“DEPREM KIRSAL ALANLARDA AĞIR HASARLARA NEDEN OLDU”
Depremin kırsal alanlarda ağır hasarlara neden olduğunu ifade eden Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, “Kahramanmaraş İli Pazarcık İlçesinde 6 Şubat tarihinde meydana gelen deprem uluslararası ilgili kurumlar tarafından da 100 yılın en büyük deprem felaketi olarak tanımlanmıştır. Bu deprem 10 ilimizi etkilemiş ve bu etkiler tüm dünya tarafından şehir merkezilerinde takip edilmiştir. Özellikle depremin 10 ilin kırsalında da ağır hasarlara neden olduğu unutulmamalıdır. Nüfus yoğunluğunun şehir merkezlerinde olması nedeniyle toplumsal algı açısından arama kurtarma faaliyetleri ve yardımlar bu bölgelerde yoğunlaşmıştır. Sınırlı olsa da medyaya yansıdığı kadarıyla kırsal alanlarda yıkımların olduğu görülmektedir. Kırsal bölgelerde tarımsal yapılar ve konutların yıkıldığı, can kayıplarının, hayvan zayiatlarının ve yolların tahrip olduğu bilinmektedir. Kırsal alandaki yapılar çok katlı olmaması nedeniyle deprem sonrası güvenli bölge olarak algılanmış ve şehir nüfusunun sığınağı olarak kullanılmıştır. Kırsal alanda kısa süreli de olsa barınma ve beslenme konusunda ihtiyatların olması deprem sonrası yardım faaliyetlerine katkı sağlamıştır. Ancak yine de depremin kırsalda da fiziki ve psikolojik yıkıma neden olduğu gözlemlenmektedir” diye aktardı.
“ÜRETİM SÜRECİ OLUMSUZ ETKİLENEBİLİR”
Deprem bölgelerinde üretim sürecinin olumsuz etkilenebileceğine dikkat çeken Zeki Bayramoğlu, “Deprem bölgesinde var olan 10 ilin tamamında yıkım aynı düzeyde değildir. Kırsal alanda da depremden etkilenen köyler fay hattına yakın olanlardır. Deprem bölgesi olan coğrafya Türkiye bitkisel üretim potansiyelinin yaklaşık yüzde 20’sini, büyükbaş hayvan potansiyelinin yüzde 12’sini, küçükbaş hayvan potansiyelinin yüzde 16’sını barındırmaktadır. Bölgede yoğun bitkisel üretim potansiyeli olmakla birlikte deprem oluş ve devam eden üretim takviminde yoğunluk bulunmamaktadır. Buğday ve arpa ekilişleri ile kışlık soğan, patates ekilişleri başta Hatay ili olmak üzere bazı bölgelerde yapılmıştır. Mısır, fıstık ve pamuk gibi önemli yazlık ekiliş ürünleri henüz yapılmamış olup nisan ayına kadar süre bulunmaktadır. Bu nedenle bitkisel üretim faaliyetinde depremin yıkıcı etkilerinin yok denecek düzeyde olduğu söylenebilir. Ancak tarımsal yapıların, mekanizasyonun, sulama sistemlerinin vs. üretim destek sistemlerinin zarar görmesinden dolayı üretim süreci olumsuz etkilenebilir. Bununla birlikte hayvan varlıklarında önemli zayiat olduğu bilinmektedir. Kırsal alanda afet müdahalesi genel afet müdahale planı içerisinde yer almaktadır” diye konuştu.
"TARIMIN SÜRDÜREBİLİRLİĞİ ÖNEM ARZ EDİYOR"
Bayramoğlu, sadece kırsal alan için değil bölgenin tamamında deprem yaralarının sarılmasında tarım sektörünün organizasyonunun iyi yapılmasının büyük önem arz ettiğini söyledi. Kırsal alanda depremin etkisinin daha az olacağı inancının sosyal ve psikolojik olarak rahatlatıcı olduğunu ifade eden Bayramoğlu, deprem bölgelerinde kırsalla ilişkili çok fazla insanın olmasının ekonomik olarak da ayağa kırsal alanlardan kalkılabilmesi açısından önemli bir avantaj olduğunu aktardı. Bayramoğlu, "Tarıma geri dönüş için ciddi tarımsal destek politikalarının geliştirilmesi gerekiyor. Depremin neden olduğu psikolojik yıkımın etkileri fiziki yıkımın etkilerinden fazla ve uzun süreli olabilir. Özellikle kırsal alandaki depremzedelerin psikolojisinin güçlendirilmesi yeniden tarımsal üretime motive edilmesi gıda arz güvenliği ve tarımın sürdürülebilirliği açısından oldukça önem arz ediyor. Bu amaca yönelik olarak kırsal alanda uzmanlar tarafından psikolojik destek ve deprem sonrası kırsal yaşama rehabilitasyon çalışması yapılmalıdır" ifadelerine yer verdi.
“ACİL TARIM DESTEK PAKETİ AÇIKLANMALI”
“İnsanları üretim bölgelerinde tutabilmek için acil bir şekilde tarım destek paketinin açıklanması gerekmektedir” diyen Ziraat Yüksek Mühendisi Celil Çalış, “Deprem bölgesinde 300 bin civarında çiftçi ailesi var. 3.8 milyon hektar alan arazi varlığı var. Deprem bölgesi yaklaşık 500 milyar TL tarımsal hasılayı barındıran üretimin lokomotifi bölgemizdir. Deprem konutlarının yapılmasıyla birlikte çok acil konteyner kentlerin oluşturulması, geçici sınır yerlerinin oluşturulması, insanlarımızın o bölgede tutulması üretim kadar, depremin yaralarının sarılması kadar önemli bir konudur. Bu insanların gittikleri yerde kalma tehlikesi var. Deprem bölgesinde üretimin sürdürülebilirliğinin sağlaması için o bölgedeki insanların üretime devam etmesi lazım. Devletimizin sosyolog ve psikologları ekranda tutarak insanlarımızın moral ve motivasyonlarını sağlamaları lazım. Tekrar önümüze bakacak şekilde hayata yön vermemiz gerekiyor. Şu anda deprem bölgelerinde tarımdan kaçış başladı. Özellikle Çukurova’nın mısır ekimi önümüzdeki ay yapılacak. Ekim hazırlıkları olan ürünleri var. Naranciye şu anda ağaçlardan toplanıyor. Pamuk ekiminin gelecek ay yapılması gerekiyor. Bunun için gerekiyorsa Tarım Bakanımızın, ilgili birimlerimizin bu ekimlerin gerçekleşmesi için insanlara motive etmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.