Konya’daki sosyal göstergeler FBI verilerinde yurt dışındaki risk faktörleriyle dikkat çekici biçimde kesişiyor. TÜİK’in 2024 verilerine göre Konya’da işsizlik oranı yüzde 8,5, boşanma oranı yüzde 2,05 ile ülke ortalamasının üzerinde. Aile içi şiddet vakaları yılda bini geçerken, Selçuk Üniversitesi Hastanesi’ne yapılan psikiyatri başvuruları 25 binin üzerinde.
Sosyologlar, bu tabloyu bireysel suç eğilimi değil, sosyal stres haritası olarak yorumluyor. Ekonomik baskı, kentleşme ve yalnızlaşma, potansiyel suç davranışlarını tetikleyen yapısal etkenler arasında gösteriliyor. FBI’ın 2018 tarihli davranış bilimi raporunda da benzer bir vurgu var: “Şiddet, çoğu zaman duygusal yoksunlukla beslenen bir sosyal sonuçtur”
FBI’IN VERİLERİ KONYA’DAKİ KATİLLERİ YANSITIYOR
FBI’ın kategorize alanında, bireyi şiddet eğilimine yaklaştıran beş ana etken saptanıyor ve bu etkiler Konya’da da görülüyor:
- Çocukluk travması ve ihmal,
- Antisosyal davranışların erken başlaması,
- Ekonomik stres ve yoksulluk,
- Psikolojik dengesizlik ve empati yoksunluğu,
- Toplumsal izolasyon ve yalnızlık.
Konya dahilinde ekonomik baskı ve sosyal izolasyon, bu faktörlerden en görünür olanları. Kenti çevreleyen hızlı büyüme, özellikle üniversite bölgeleri ve yeni yerleşim alanlarında aile bağlarını zayıflatıyor, bireysel yalnızlığı artırıyor. Kentleşmenin ortaya çıkardığı anonimlik, toplumsal kontrolü zayıflatırken aile içi şiddet ve öfke patlaması vakalarında da artış gözleniyor.
Konya İç Anadolu’da Kadın Cinayetlerinde Ön Sırada
TÜİK verileri, Konya’da 2024 yılı içinde en az 10 kadının erkek şiddeti sonucu hayatını kaybettiğini ortaya koyuyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun verileri de bu sayıyı doğruluyor. Platforma göre Konya, son iki yılda İç Anadolu’da kadın cinayetlerinin en fazla görüldüğü iller arasında.

Konya’daki Uzmandan Suçlu Profili Tarifi
Şiddetin bireysel değil sistematik bir üretim süreci olduğunu belirten Avukat Ömer Faruk Bayram, “Sistem katilleri oluşturur; yani toplum, bireysel katilleri kendi yaratır. Bu, ekonomik, psikolojik ve sosyolojik bazı sebeplerden kaynaklanabilir. Adam öldürmenin maharetmiş gibi topluma sunulması dizilerde, filmlerde övülmesi veya tetikçiliğin ekonomik destek haline getirilmesi gibi. Eğer adaletsizlik baş gösterirse, her mağdur kendi adaletini sağlamaya kalkar. Böylece mağdur hem fail hem mağdur haline gelir. Bunun örneklerini geçmişte de yaşadık.’’ diye konuştu.
Avukat Ömer Faruk Bayram’a göre, adalet sistemine olan güvenin zedelenmesi, bireyin hukuki yollar yerine kendi adaletini tesis etmeye yönelmesine neden oluyor. Bu da, toplumsal öfkenin bireysel şiddet eylemine dönüşmesi riskini artırıyor. ‘’Katil potansiyeli’’ kavramını anlamanın yolu bireyi suçlamaktan değil, sistemi çözümlemekten geçiyor. Konya’da sosyal hizmetlerin kapasitesi artırıldıkça, bu tür eğilimlerin erken fark edilmesi de kolaylaşıyor. FBI’ın verileri bir kez daha gösteriyor ki, kimse doğuştan “katil adayı” değil. Ancak sosyal, ekonomik ve psikolojik koşullar bir araya geldiğinde şiddet, her toplumda yeniden üretiliyor. Konya, bireysel suçtan çok, toplumsal kırılganlığın bir aynası konumunda. Bu kırılganlık; yalnızlık, ekonomik stres ve bastırılmış öfke gibi dinamiklerle besleniyor. Erken farkındalık ve güçlü sosyal politikalar, suçu doğmadan önlemenin en etkili yolu olarak görülüyor.