Konya
Açık
31°
Aksaray
Açık
32°
Karaman
Açık
31°
Anadolu'da Bugün Konya Haberleri Her gün yanından geçiyoruz ama görmüyoruz! İşte Konya’nın ilk belediye başkanı

Her gün yanından geçiyoruz ama görmüyoruz! İşte Konya’nın ilk belediye başkanı

Konya'nın ünlü halk şairi Âşık Şem’î, 1830-1839 yıllarında ilk İhtisap Ağası olarak görev yapmış, sanatındaki ustalığıyla padişahın takdirini kazanmıştır. Şiirleri, Anadolu’nun kültüründe iz bırakmış, Mevlânâ Müzesi çevresinde defnedilmiştir.

Her gün yanından geçiyoruz ama görmüyoruz! İşte Konya’nın ilk belediye başkanı
MUHABİR: Evren Atcı
Okunma Süresi: 3 dk

Konya’nın yetiştirdiği önemli halk şairlerinden Âşık Şem’î, yalnızca şiirleriyle değil, şehrin yönetim ve çarşı düzenindeki görevleriyle de tarihî kayıtlarda yer alıyor. Kaynaklarda, 1830-1839 yılları arasında Konya’da İhtisap Ağası olarak görev yaptığı belirtilen Âşık Şem’î, Konya’daki belediyecilik anlayışının ilk dönemlerinde görev alan önemli isimlerden biri olarak biliniyor. Mevlânâ Müzesi çevresinde bulunan kabriyle de Konya’nın tarihî şahsiyetleri arasında yer alan Âşık Şem’î, hem sanat hayatı hem de şehir hizmetlerindeki görevleriyle tarihe adını yazdırdı.

İLK İHTİSAP AĞASI OLARAK GÖREV YAPTI

Osmanlı döneminde şehirlerin düzeni, çarşı ve pazar denetimi ile çeşitli belediye hizmetleri ihtisap teşkilatı aracılığıyla yürütülüyordu. 1826 yılında İhtisab Nezareti’nin kurulmasının ardından bu görevler şehirlerde İhtisap Ağalarına verildi.

Kaynaklarda, Konyalı Âşık Şem’î’nin 1830-1839 yılları arasında Konya’nın ilk İhtisap Ağası olarak görev yaptığı ifade ediliyor. Dönemin anlatımlarında Şem’î’nin, İstanbul ziyareti sırasında padişahın takdirini kazanmasının ardından Konya’da çarşı ve ihtisap işleriyle ilgili önemli bir göreve getirildiği rivayet ediliyor. Ancak Konya’da modern anlamdaki belediye teşkilatının 1868 yılında kurulmuş olması nedeniyle, Âşık Şem’î’nin “ilk belediye başkanı” olarak değil, Konya’nın belediyecilik ve şehir yönetimi tarihinin erken dönemlerinde önemli görev üstlenen isimlerden biri olarak değerlendirilmesi daha uygun görülüyor.

ŞİİRDE VE SÖZDE USTA BİR İSİM

1783 yılında Konya’da dünyaya geldiği belirtilen Âşık Şem’î, gençlik yıllarında bir helvacının yanında çalıştı. Ahilik geleneği içerisinde yetiştiği anlatılan Şem’î, aynı dönemde şiire ve âşıklık geleneğine ilgi duymaya başladı. Söz söyleme ve şiir alanındaki yeteneğiyle kısa sürede dikkat çeken Âşık Şem’î, Konyalı âşıkların en tanınmış isimlerinden biri hâline geldi. Yaşadığı dönemde Anadolu’da ve İstanbul’daki âşık meclislerinde tanındığı, şiirlerinin ise vefatından sonra da ününü sürdürdüğü ifade ediliyor.

İSTANBUL’DA KİMLİĞİNİ GİZLEDİ

Âşık Şem’î hakkında anlatılan en dikkat çekici rivayetlerden biri de İstanbul seyahatlerinden birinde yaşandığı belirtilen olayla ilgili.

Rivayete göre Şem’î, üzerinde Anadolu’ya özgü bir gezgin kıyafetiyle Kapalıçarşı çevresindeki bir âşık kahvesine gitti. Kendini tanıtmadan meclisteki âşıkları dinleyen Şem’î, bir süre sonra kendi mahlasıyla yazılmış bir şiirin okunduğunu duydu. Saz çalmak için izin isteyen Şem’î’nin, başlangıçta diğer âşıklar tarafından tanınmadığı ve hafife alındığı, ancak saz ve sözdeki ustalığını göstermesinin ardından büyük takdir topladığı anlatılıyor.

KONYA’DAN SARAY’A UZANAN ŞÖHRET

Şem’î’nin sanatındaki ustalığının zamanla saraya kadar ulaştığı, padişah huzurunda düzenlenen bir mecliste de hünerlerini sergilediği rivayet ediliyor. Padişahın kendisine İstanbul’da kalmasını teklif ettiği, ancak Şem’î’nin teşekkür ederek memleketi Konya’ya dönmeyi tercih ettiği aktarılıyor. Bazı anlatımlarda, Konya’ya dönüşünde kendisine “çarşı ağalığı” görevinin verildiği belirtiliyor. Bu görev kapsamında çarşı esnafının düzeni ve şehir hayatına ilişkin çeşitli sorumluluklar üstlendiği ifade ediliyor.

DEFNEDİLECEĞİ YERİ ÖNCEDEN BELİRTMİŞ

Hayatının son döneminde vefatının yaklaştığını hissettiği ve defnedileceği yeri önceden belirlediği anlatılan Âşık Şem’î, “kalıbı dinlendireceğim” sözüyle de hafızalarda yer aldı. Kendi gibi sesi ve gönül güzelliğiyle tanınan eski Kapı Camii müezzini Zekâi Efendi tarafından yaptırıldığı ifade edilen kabri, Mevlânâ Türbesi çevresinde bulunuyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız