Konya İHH Kadın Kolları ve gönüllüleri bu Ramazan’da da paylaşım ruhunu yaşatarak depremzedelere yardım ediyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Konya İHH Kadın Kolları Başkanı Erengül Karabağ, depremzedeler için kadınların yoğun bir çaba sarf ettiğini söyledi
Konya İHH Kadın Kolları ve gönüllüleri bu Ramazan’da da paylaşım ruhunu yaşatarak depremzedelere yardım ediyor. Ramazan ayında birliğin, beraberliğin ve paylaşmanın önemine dikkat çeken Başkan Erengül Karabağ, “Desteklerinizle depremden etkilenen ve ihtiyaç sahibi ailelere kumanya götürüyoruz. Bir Kumanya Paketi Bedeli 550 TL. Gönüllülerimizden desteklerini bekliyoruz. Dedemli Köyleri’ne yerleşen depremzedeler için yardımlarımızı sürdüreceğiz. Onlara maddi manevi anlamda destek sağlayacağız. Psiko-sosyal destek anlamında da depremzedelerin yanında olmayı düşünüyoruz. Sosyal etkinlikler de düzenleyerek bağımızı devam ettireceğiz. Ramazan ayında yardımlaşmanın, dayanışmanın önemi çok büyük. Bize destek olan tüm gönüllülerimize teşekkür ediyoruz” dedi.
“HAYIR SOFRALARI KURUYORUZ”
Gelirini depremzedelere aktarmak için hayır sofraları kurduklarının bilgisini veren Karabağ, “Bölgede yapılması gereken işler noktasında vakıf personeliyle direkt deprem bölgesine gidildi. İnsani yardım noktasında enkaz kaldırma çalışmalarına katıldılar. Kadın Kolları olarak bulunduğumuz yerde kendi ilimizde bölgeye destek vermek amacıyla üç gün gönüllülerimizle birlikte kumanya paketlemesi yaptık. Sokakta olan insanlar içinde gıda malzemelerinin olduğu 40 bin kadar kumanya paketlemesi yaptık. 400-500’e yakın gönüllüyle bu paketlemeleri yaptık. Şehrimizdeki gönüllülerimizle birlikte dua ve hatim programı yaptık. Depremzedeler için kadınlar hem maddi hem manevi destek verdi”
“DEPREMZEDELER İÇİN HİJYEN PAKETLERİ OLUŞTURDUK”
Dedemli Köyü’nün evlerine yerleşen depremzedeler için paylaşma ruhunu yaşattıklarını belirten Karabağ, şöyle konuştu: “Gönüllülerimizle birlikte depremzedeleri ziyaret ediyoruz. 4’er kişiden oluşan bir grup oluşturduk. Her bir grupla birlikte birer psikolog geldi. Gitmeden bir gün önce gönüllerimize orayı ziyaret edeceğimizi, ikramlıklar götüreceğimizi söyledik. Bu noktada kumanyalar ve çocuk paketi oluşturduk. Yani çocuklara çikolata, şekerleme tarzı şeylerden oluşan her eve bir kumanya bıraktık. Depremzedelerimize ‘biz buradayız’ mesajını verdik. Taleplerini dinledik. O talepleri de değerlendirmek üzere tekrar dönüş yapmayı düşünüyoruz. Hijyen paketlerimizin içinde el sabunu, el havlusu, banyo sabunu, banyo lifi, şampuan, banyo havlusu, kova, maşrapa, tuvalet kağıdı, tırnak makası, ayna, cımbız, hijyenik ped, diş macunu, çamaşır deterjanı, bulaşık deterjanı, bulaşık süngeri gibi ürünler var. Hijyen malzemelerini de üç gün boyunca atölyelerimizde diktiğimiz çantalarımızın içerisine koyduk.”
“HERKES CİDDİ BİR HASSASİYET GÖSTERDİ”
Karabağ, depremin ilk gününden beri herkesin çok ciddi bir hassasiyet gösterdiğinin altını çizdi. Karabağ sözlerine şöyle devam etti: “Ciddi anlamda vakıfa bir gönüllü talebi oldu. Hanımlar özellikle ‘orada kardeşlerimiz bu acıyı yaşarken ben eve sığamıyorum’ şeklinde bizleri gelerek depremzedeler için bir şey yapmak istediklerini ifade ettiler. Yönlendirmemiz gereken yerlere yönlendirmeye çalıştık. Kadınların anne olmaları, kadın olmaları nedeniyle merhamet yönleri daha fazla. O duyguyla ciddi anlamda destek olduk. Biz bunları tek başımıza yapmıyoruz tamamen gönüllü destekleriyle yapıyoruz. Bu süreçte atölyelerimiz de devam etti. Atölyelerimizde yapılan mantıların geliri depremzedelere aktarıldı. İçli köfte, çiğköfte gibi yemekler yapıyoruz. Dedemli’ye gittiğimizde ikramlıklar istedik üzerimize yağdırdılar. Bazı ürünleri oranın marketine koyduk. Bu noktada hanımlarda ciddi bir hassasiyet var. Ne zaman bir talebimiz olsa bunu fazlasıyla karşılıyorlar. Bu anlamda hepsine teşekkür ediyoruz.”
“GÖÇ BAŞLI BAŞINA BİR TRAVMADIR”
Depremzedelerin yoğun bir travma döneminin içinde olduklarını belirten Karabağ, “Dedemli Köyü Derneği Başkanı var. Dedemli’yle dernek başkanı ilgileniyor. Ciddi anlamda ihtiyaçlar karşılanıyor ama bu bir uzun süreç. 6-10 ay kadar konaklama devam edecek. Oraya taşınmayan, hiç kullanılmamış kendisi kerpiçte oturan köylüler depremzedelere evlerini vermişler. Onlar gelmeden önce evler döşenmiş, sobaları kurulmuş. Bir aile gece gelmiş ve şunu söylemişti: ‘Biz geldiğimizde sobalar yakılmış, yemekler hazırlanmış ve bizi o şekilde karşıladılar.’ Biz oradaki aileleri bu noktada daha tevekkülü gördük. Olaylara yaklaşımları isyan boyutunda değil ancak travma dönemindeler. Sonraki aşamada bize çok ciddi sorumluluklar düşüyor. Göç başlı başına bir travmadır. İnsanlar doğdukları, büyüdükleri, alıştıkları yerden çıkıp gelmişler. Her şeylerini geride bırakıp geldikleri için ciddi anlamda yeni bir hayat, yeni bir oluşum yeni bir şeyin içerisindeler. Bundan sonraki sürecin iyi yönetilmesi gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.
HABER: SÜMEYRA KENESARI