Konya
Açık
31°
Aksaray
Açık
32°
Karaman
Açık
31°
Anadolu'da Bugün Konya Haberleri Konya Ticaret Odası açıkladı! Türkiye’nin 1 milyon işçiye ihtiyacı var

Konya Ticaret Odası açıkladı! Türkiye’nin 1 milyon işçiye ihtiyacı var

Konya Ticaret Odası Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), Türkiye’nin işgücü piyasasına yönelik dikkat çeken bir rapor yayımladı. “Bir Milyon Soydaş Göçmen İşgücünün Türkiye’ye Sosyo-Ekonomik Etkileri” başlıklı raporda, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yaklaşık 1 milyon kişilik ilave işgücüne ihtiyaç duyacağı belirtildi.

Konya Ticaret Odası açıkladı! Türkiye’nin 1 milyon işçiye ihtiyacı var
KAYNAK: Konya Ticaret Odası
Okunma Süresi: 4 dk

Konya Ticaret Odası Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), Türkiye’nin işgücü piyasasındaki yapısal dinamikleri ve demografik dönüşüm sürecini ele alan “Bir Milyon Soydaş Göçmen İşgücünün Türkiye’ye Sosyo-Ekonomik Etkileri” başlıklı raporunu kamuoyuyla paylaştı.

Raporda, küresel ölçekte derinleşen nitelikli işgücü rekabeti karşısında Türkiye’nin kültürel ve dilsel bağlara sahip Türk soylu göçmen potansiyelini nasıl değerlendirebileceğine ilişkin politika önerileri sunuldu.

TÜRKİYE’NİN 1 MİLYON KİŞİLİK İŞGÜCÜ İHTİYACI

Raporda, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde yaklaşık 1 milyon kişilik ilave işgücü ihtiyacıyla karşı karşıya kalabileceği vurgulandı. Özellikle Suriye’den geri dönüşlerin oluşturabileceği işgücü açığının, Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere Türk soylu topluluklardan sağlanacak kontrollü göç politikalarıyla dengelenebileceği ifade edildi.

Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, rapora ilişkin değerlendirmesinde göç konusunun artık yalnızca sosyal bir mesele olmadığını, ekonomik güvenlik ve sürdürülebilir kalkınma açısından da stratejik bir alan hâline geldiğini belirtti.

“DAHA PLANLI VE STRATEJİK GÖÇ YÖNETİMİNE YÖNELMELİYİZ”

Küresel işgücü rekabetinin yeni bir döneme girdiğini belirten Öztürk, gelişmiş ülkelerin yaşlanan nüfus ve düşen doğurganlık oranları nedeniyle ciddi işgücü açıklarıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Öztürk, “OECD verilerine göre İtalya 2028’e kadar 500 bin, Almanya ise 2035’e kadar 7 milyon vasıflı işçiye ihtiyaç duyarken; Türkiye de benzer demografik risklerle karşı karşıyadır. Sanayi, tarım, hizmet ve teknoloji sektörlerinde artan işgücü ihtiyacı, bizi daha planlı, şeffaf ve stratejik bir göç yönetimine yöneltmek zorundadır.” dedi.

Bu sürecin kısa vadeli çözümlerle yönetilemeyeceğini vurgulayan Öztürk, göç ve işgücü politikalarının uzun vadeli kalkınma vizyonunun ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini ifade etti.

TÜRK CUMHURİYETLERİNDEN İŞGÜCÜ ÖNERİSİ

Raporda öne çıkan başlıklardan birinin Türk Cumhuriyetlerinden gelen işgücü potansiyeli olduğunu belirten Öztürk, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan gibi ülkelerden gelen işgücünün Türkiye açısından stratejik bir fırsat sunduğunu söyledi.

Öztürk, “Dil birliği, kültürel yakınlık ve tarihsel bağlar, entegrasyon sürecini hızlandıran en önemli unsurlardır. Bu durum hem toplumsal kabulü artırmakta hem de kayıtlı istihdamın önünü açmaktadır. Türk soylu göçmenlere yönelik toplumsal tepkinin düşük olması ve uyum sürecinin daha sağlıklı ilerlemesi, Türkiye açısından önemli bir avantajdır.” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRK SOYLU KART MODELİ OLUŞTURULMALI”

KOSAM raporunun yalnızca bir durum tespiti olmadığını, aynı zamanda uygulanabilir bir yol haritası sunduğunu ifade eden Öztürk, Türk soylu göçmenlere yönelik çeşitli politika önerilerinde bulundu.

Öztürk, Avrupa’daki Mavi Kart uygulamasına benzer şekilde “Türk Soylu Kart Modeli” oluşturulmasını, ikamet ve çalışma izinlerinin bu sistem üzerinden düzenlenmesini önerdi.

Başvurularda eğitim, mesleki yeterlilik ve dil seviyesi gibi kriterlere dayalı nitelik odaklı bir değerlendirme mekanizması kurulması gerektiğini belirten Öztürk, işverenler ile göçmen işgücünü güvenli bir zeminde buluşturacak dijital bir eşleştirme platformunun hayata geçirilmesini de önerdi.

Ayrıca İŞKUR ve ilgili kurumların iş birliğiyle ihtiyaç temelli mesleki eğitim programları geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Öztürk, Türkiye’de belirli bir süre çalışarak üretime katkı sunan ve toplumsal uyum sağlayan Türk soylu bireylere vatandaşlık imkânı tanınmasının da uzun vadeli nüfus ve işgücü dinamizmi açısından önemli bir adım olacağını söyledi.

“BEŞERÎ SERMAYEMİZİ STRATEJİK GÖÇ YÖNETİMİYLE DESTEKLEMELİYİZ”

Türkiye’nin ekonomik gücüne de dikkat çeken Öztürk, “Ülkemiz 1,60 trilyon doları aşan GSYH büyüklüğüyle Türk dünyasının en büyük ekonomisi konumundadır. Bu gücü sürdürülebilir kılmak için beşerî sermayemizi stratejik ve rasyonel bir göç yönetimiyle desteklemek zorundayız.” ifadelerini kullandı.

Öztürk, bir milyon soydaş göçmen işgücünün planlı, kademeli ve nitelik temelli biçimde Türkiye ekonomisine kazandırılmasının sanayinin rekabet gücünü artıracağını, üretim kapasitesini yükselteceğini ve Türkiye’yi küresel ölçekte nitelikli insan kaynağı için cazibe merkezi hâline getireceğini belirtti.

Raporun tamamına KOSAM’ın internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız