Konya Türkiye’de un üretiminin yüzde 17’lik kısmını karşılıyor. 50 un fabrikasıyla Konya’nın yıllık 3,5 milyon ton civarında üretim kapasitesi olduğunu söyleyen Orta Anadolu Un Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Emre Tekbaş, kapasite kullanım oranının yüzde 70’leri aştığını belirtti
Konya un sektörünün parlayan yıldızı olmasıyla dikkat çekiyor. Konya’nın Türkiye’de buğday üretiminin yüzde 10’unu karşıladığını ifade eden Orta Anadolu Un Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Emre Tekbaş, “Konya’da un sanayisi gelişmiş ve yaygınlaşmıştır. Konya 50 un fabrikasıyla Konya gıda imalatı sanayisinin yüzde 12’sini oluştururken gıda imalat sanayisindeki istihdamın yüzde 17’sini oluşturmaktadır. Un imalatçılarının Konya’nın toplam imalat sanayideki payı ise yüzde 2,4, istihdamdaki payı ise yüzde 4’dür. Ülkemizde yıllık 12 milyon ton civarında un tüketilmektedir. Konya yaklaşık 300 milyon dolarlık hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı ile toplam ihracatının yüzde 10’nunu karşılamaktadır. Buna paralel olarak Konya’dan dünyanın birçok ülkesine de önemli miktarda değirmen makineleri ihracatı yapılmaktadır” ifadelerini kullandı.
“BUĞDAYDA REKOLTE ARTIŞI UNA YANSIYACAK”
Bu yıl yağışların çok olmasıyla birlikte buğdayda verimin arttığına dikkat çeken Emre Tekbaş, “Ekim alanlarındaki artış, yağış miktar ve dağılımları ile verim üzerine etken lokal faktörler birlikte değerlendirildiğinde Türkiye buğday rekoltesinin uzun yıllar ortalamasına göre; yüzde 3,75 artarak 20,750 milyon ton, arpa üretiminin yüzde 7,5 artışla 8,6 milyon ton olacağı tahmin edilmektedir. Aynı şekilde Konya Ovası’nda da olumlu bir beklenti hakim olup, kar yağışını az almış olmasına rağmen ilkbahar yağışlarının dengeli ve yoğun alınmasıyla birlikte rekoltenin artacağı 2 milyon tonun üzerinde buğday, 1 milyon tonun üzerinde arpa hasat edileceğini tahmin ediyoruz. Buğdayın anavatanı olan bu topraklarda, rekoltenin çok olması hammaddesi buğday olan un fabrikalarına da olumlu yansıyacaktır. Böylece hammaddeye ulaşım kolaylaşacak, çiftçimiz de ürünü yerinde değerlendirecektir” şeklinde konuştu.
“TÜRKİYE UN İHRACATINDA 1 NUMARA”
Türkiye’nin un ihracatında dünyada bir numaraya yerleştiğini ifade eden Tekbaş, şöyle konuştu: “Aynı şekilde Türkiye dünyanın ikinci büyük makarna ihracatçısıdır. Ayrıca bulgur, kuskus, irmik ve bisküvi ihracatçısıdır. Bu alanlarda ciddi rakipleri var; dolayısıyla sanayicinin yüksek fiyatlardan alacağı makarnalık ve ekmeklik buğdayda dünya ile rekabet etmesi imkansız olduğu için bu ihracat pazarını kaybedecektir. TMO çiftçiyi düşünerek dünya fiyatlarının yaklaşık 100 dolar üzerinde alım fiyatı açıklamış ama sanayiciyi de düşünüp dengeli bir politika izlemiştir. Hammaddesi buğday olan un, makarna, irmik gibi gıda ürünlerinin tüketiciye uygun şekilde arzı önemlidir. Çiftçi kazanmalı ki üretim sürdürülsün. Gıda fiyatları çok artmamalı ki tüketici korunsun. Bu açıdan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı’ya ve TMO Genel Müdürümüz Ahmet Güldal’a teşekkür ederiz.”
“TMO İLE EKMEK FİYATLARI KONTROL ALTINA ALINIYOR”
Tekbaş, Türk un sanayisinin, kapasitesi ve tecrübesiyle hem yurt içi talebi karşıladığını hem de 1,5 milyar dolara yaklaşan ihracat geliriyle Türk ekonomisine önemli katkılar sağladığını belirtti. Un arzında hiçbir zaman sıkıntı yaşanmadığını dile getiren Tekbaş, şöyle devam etti: “Bunun en güzel örneğini koronavirüs pandemisi döneminde piyasada hiç un sıkıntısı yaşanmamasıyla göstermiştir. Stoklarını güçlendiren TMO, hem üreticiyi, hem sanayiciyi hem de nihai tüketiciyi korumak adına yerinde kararlar alarak, piyasaları başarılı bir şekilde regüle etmiş, süreci güzel yönetmiş ve dalgalanmaların önünde geçmiştir. Ayrıca un regülasyonu kapsamında ekmek fiyatlarının kontrol altına alınması için un sektörüne de uygun fiyatla hammadde temini açısından olumlu katkıları olmuştur.”
“TAHIL KORİDORUNUN UZATILMASI İHRACATA YANSIDI”
Tahıl Koridoru Anlaşması’nın uzatılmasının önemli katkılar sunduğuna vurgu yapan Tekbaş, “Tahıl Tahıl Koridoru Anlaşması geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın etkili ve başarılı diplomatik girişimleri sonucunda 2 ay daha uzatıldı. Bugüne kadar Ukrayna limanlarından yaklaşık 30 milyon ton tarım ve gıda ürününün çıkışı gerçekleşmiştir. Bu ürünlerin 3 milyon tonunun rotası Türkiye olmuş, Türkiye daha uygun fiyatla tahıl ürünlerine erişilebilmiş, tahıla dayalı mamul madde ihracatında yakaladığı rekor düzeyi koruma ve artırma imkanına kavuşmuştur. Global ölçekte yaşanan gıda krizi, gıda güvenliği, yüksek enflasyon, yüksek enerji fiyatları ve enerji güvenliği çözümü Tahıl Koridoru Anlaşması’nın süresiz olarak Rusya tahıl ürünleri, gübre ve gübre hammaddelerini kapsayacak şekilde uzatılmasından ve Türkiye üzerinden enerji koridorunun tesisinden geçmektedir” dedi.
“BUĞDAY EKİMİ TEŞVİK EDİLMELİDİR”
Stratejik ürün olan buğday üretiminin artırılması ve sürdürülebilirliğin sağlanması gerektiğini kaydeden Tekbaş, “Bunun için de 7 milyon hektar düzeyine gerilemiş olan buğday ekim alanlarının tedrici artışla 8 milyon hektar düzeyine çıkarılması elzemdir. Son zamanlarda gerek müdahil alım fiyatının gerekse üretim desteklerinin artmasıyla birlikte buğday ekimine yönelen çiftçimizin aynı şekilde desteklenmesi hayati önemini koruyacaktır. Bunun yanında kurak iklime sahip Konya’mızda her ne kadar modern bir tarım yapılsa da eksik olan suyun bir an evvel ovaya getirilmesi bölgenin olduğu kadar Türkiye’nin de yararına olacak büyük bir hizmet olacaktır. Yeni hasat sezonu tüm paydaşlarımıza ve ülkemize hayırlı olsun, bereketli olsun inşallah” diyerek sözlerini tamamladı.