Konya sokaklarında yaptığımız ankette vatandaşlarımızdan gelen dilekler, hem derin bir özlem hem de evrensel bir merhamet duygusunu yansıtıyor. Emekli bir kadın, yurtdışında yaşadığı deneyimleri paylaşarak ülkesinin sıcaklığını ve insanlık değerlerini özlediğini ifade ediyor. Bir başka vatandaş ise geçmişe dönerek, daha huzurlu ve birlik beraberlik içinde geçen günleri arzuluyor. Genç bir vatandaşın ise dünyadaki mazlumlara duyduğu empati, geleceğe dair umut ışığı yakıyor. Vatandaşlarımızın dilekleri, aslında hepimizin içindeki ortak değerleri ve kaygıları gözler önüne seriyor.
BURADAKİ SIKINTININ DAHA KÖTÜSÜNÜ YURTDIŞINDAKİLER YAŞIYOR
Emekli bir kadın, bir dilek hakkım olsa yurtdışına hiç çıkmamış olmayı dilerdim şeklinde cevapladı: “Ülkemden hiç çıkmamayı dilerdim. Yıllarım yurtdışında geçti, hiç de mutlu olmadım. Millet maddi açıdan sıkıntılı olduğunu söylüyor. Ama kimse şöyle düşünmesin; ‘Yurtdışındakiler harika yaşıyor.’ Buradaki sıkıntının daha beterini yurtdışındakiler yaşıyor. Burada birinin düştüğünü görsek koşup yardım ederiz. Bu bizim Türk kültürümüzde vardır. Ama Avrupa’da böyle bir şey yok. Yurtdışına hiç çıkmamış olmayı tercih ederdim. Boşuna dememişler ‘Gez dünyayı, gör Konya’yı’ diye”
20 YIL GERİYE DÖNMEK İSTERDİM, ŞU AN KOMŞULUK ÖLDÜ
Bir vatandaş 20 yıl geriye dönmek istediğini böyle anlattı: “20 yıl geriye dönmek, ekonominin güzel olması, savaşların olmaması ve çocukların ölmemesini isterdim. 20 yıl önce insanlar birbirine karşı daha saygılıydı, bayramlaşmayı biliyorlardı, komşular birbirini tanıyordu. Bayramlaşma olayı da bitti, herkes tatile kaçıyor”
Genç bir vatandaş ise kadın ve çocuklara yardım etmek istediğini söyledi: “Dünyada şu an Müslümanlar başta olmak üzere çocuklar ve kadınlar çok eziyet çekiyor. Dini inanca bakmaksızın bu insanların acı çekmesini ve zulmün durmasını isterdim. Yani insanlara yardım etmek isterdim”